Modern dünyada kadın olmak, bitmek bilmeyen rollerin, toplumsal beklentilerin ve kusursuzluk illüzyonunun ortasında dengede kalmaya çalışmak demektir. Çoğu zaman özsaygıyı, sadece dışarıdan gelen başarılarla veya fiziksel görünümle ölçmeye meyilliyiz. Oysa psikoloji perspektifinden özsaygı, aynadaki yansımanıza verdiğiniz bir not değil, ruhunuzun en derinindeki “temel kabul” halidir.
Özsaygı, sadece bireysel bir duygu değil; ikili ilişkilerimizin işletim sistemidir. Bir kadının kendine duyduğu güven, partneriyle kurduğu bağın niteliğini doğrudan belirler. Özgüven eksikliği yaşayan bireyler, ilişkilerde genellikle “onay arayıcı” veya “fazla uyumlu” bir rol üstlenebilirler. Bu durum, zamanla kişinin kendi ihtiyaçlarını unutmasına ve ilişkide duygusal bir tükenmişlik yaşamasına neden olur.
Gerçek özgüven, çatışmadan kaçmak değil, çatışma anında kendi değerinden ödün vermeden “hayır” diyebilme becerisidir. İlişkilerde sağlıklı sınırlar çizmek, bencillik değil; ilişkinin her iki taraf için de besleyici kalmasını sağlayan bir saygı göstergesidir. Kendinize güvendiğinizde, partnerinizin sizi tanımlamasına ihtiyaç duymaz, kendi tanımınızı ilişkinin içine bir güç olarak katarsınız.
Brené Brown’ın vurguladığı gibi, özsaygı kusursuz olmakta değil, kusurlarımızla barışabilme cesaretinde saklıdır. Kendimize en acımasız eleştirileri genellikle biz yöneltiriz. Klinik çalışmalarda sıkça gördüğümüz “içsel eleştirmen”, gelişimi desteklemek yerine bizi felç eder. Burada devreye giren Öz-Şefkatli Farkındalık, kendimize bir “başarı projesi” gibi değil, sevilen bir dost gibi bakmamızı sağlar.
Kendi değerini bir başkasının takdirine veya hayatındaki kişinin varlığına endekslemek, temeli pamuk ipliğine bağlı bir bina inşa etmektir. Oysa özsaygı, hayatın fırtınalı dönemlerinde bile sığınılabilecek en güvenli limandır.
Özgüven, bir varış noktası değil, her gün yeniden inşa edilen bir kas gibidir. Bu kası güçlendiren şey ise “mükemmel” olmak değil, hata yaptığımızda bile ayağa kalkıp kendimize olan nezaketimizi korumaktır. Eğer kendinizi sık sık “yetersizlik” döngüsünde veya ilişkilerinizde sınır çizemediğiniz bir çıkmazda buluyorsanız, bu bir karakter kusuru değil; üzerinde çalışılması gereken bir şema örüntüsüdür. Profesyonel bir rehberlik, bu düğümleri çözmek ve içsel ışığınızı yeniden fark etmek için en güvenli yoldur.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.