Boşanma sürecinde bireyler aşağıda verilen altı aşamadan geçerler. Bu aşamalar duygusal boşanmayla başlamış olsa da birlikte sıralı olarak yaşanmaz. Bireyler bu aşamalardan bazılarını birbirine paralel olarak yönetmek durumunda kalır.
İlk aşama evliliğe yapılan duygusal yatırımın azalması ile başlar. Burada çoğu zaman taraflardan biri öncülük yapar. Sebepler arasında duygusal ihtiyaçların karşılanmaması, finansal sorunlar, çalışma şartlarıyla ilgili sorunlar, çocuk yetiştirme konusundaki farklılıklar, madde kullanımı ve fiziksel şiddet yer alabilir. Bu sorunları yaşayan ve duygusal tatminsizlik hisseden taraf eşine karşı öfke beslemeye başlayabilir ya da kendi içinde depresif bir döneme girebilir. Bazen bu tatminsizlik uzun sürer; bazı durumlarda ise hızlı bir biçimde yükselir. Bazı ilişkilerde şiddetli tartışmalar oluşurken bazı evliliklerde ise duygusal yatırım azaldığını ve çiftin birbirinden uzaklaştığını görüyoruz. Çiftin birbirinden uzaklaştığı durumlarda problemleri çözmek için harcanan çaba ve çatışmalar azalır; bunun yerine enerji çıkış stratejilerine yoğunlaşır.
Bu süreç taraflardan birinin yasal başvurusu ile başlar. Boşanma şartları, ekonomik konular ve varsa çocukların velayeti ile ilgili yasal düzenlemeler gerçekleştirilir. Tarafların karşılıklı olarak anlaştığı durumlarda bu süreç kolayca çözümlenebilir; çatışmalı boşanmalarda ise süreç uzayabilir ve karmaşık hale gelebilir. Çatışmalı boşanmalarda sürecin uzaması ve karmaşıklaşması duygusal ve finansal yükleri beraberinde getirir.
Boşanma sürecinin sonunda tek bir ekonomik birlik olan aile iki ayrı ekonomik birim haline gelecektir. Tek ev ve tek bütçe, iki ayrı ev ve iki ayrı bütçe haline gelir. Varlıkların paylaşılması, ev eşyalarının ve kişisel eşyaların paylaşılması, nafaka ve boşanma sonrası finansal düzen gibi detayların konuşulması ve düzenlenmesi gerekir.
Bu süreç çocukların velayeti ve tarafların çocuklarla geçirecekleri zaman ile ilgili düzenlemeleri içerir. Boşanma süreci, çocukların ekonomik ve ruhsal ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağını planlamayı gerektirir. Karı-koca rollerimizi bıraksak da anne-baba rollerimiz devam edecek. Çocuklar için, boşanma sonrasında duygusal ihtiyaçlarının karşılanması ve geniş ailenin dâhil olduğu duygusal bağların devam etmesi önemlidir. Ayrılan çiftin ilişkisinin yardımlaşmacı ve destekleyici olması çocuklar için pek çok riski ortadan kaldırıyor. Bu noktada çocukların ve yeni bir hayat kuran yetişkinlerin ihtiyaçlarının gözetilmesi önemlidir.
Çocukların, normal gelişimlerini sürdürebilmesi için ebeveynlere ihtiyaçları var. Onlar için nelerin değiştiği, gelecekte neler olacağı, bundan sonra nasıl yaşayacakları ile ilgili net bir açıklamaya ve güvende hissetmeye ihtiyaçları vardır. Öte yandan, kendilerine yeni bir hayat kuran yetişkinlerin de ihtiyaçları var. Bu süreçte çocukların ve yetişkinlerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için karı-koca ve anne-baba rollerini ayırmak ve işbirliği yaparak kuralları belirlemek önemlidir. Problem çözme becerisi bu süreçte önemli bir rol oynar.
Boşanma, bireylerin sosyal ilişkilerini ve sosyal statülerini de etkiler. Çiftin sosyal çevresi de bu süreçten etkilenir. Çevredeki insanlar destek vermek ve taraf tutmak arasında kalabilir ya da geri çekilebilir. Boşanma sonrası çiftin sosyal ilişkileri değişir; bazı yeni ilişkiler gelişir, bazı tanıdık sosyal ilişkilerden uzaklaşmak durumunda kalırlar. Bu süreçte geniş ailelerin de boşanması ülkemizde ayrıca önemlidir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.