İçeriğe geç
Blog

Çene Kemiği Yetersizse İmplant Yapılabilir mi? Kısa ve Açılı İmplantlar, Sinüs Lifting ve Alternatif Tedaviler - Uzm. Dt. Tansu Erakman

Tansu Erakman

Diş Hekimi, Ağız Diş Ve Çene Cerrahisi
Randevu al

İmplant tedavisi planlarken muayene ve radyolojik inceleme sonrasında çene kemiklerinin yetersiz olduğu ortaya çıkabilir. Bu durum çoğu zaman implant tedavisinin mümkün olmadığı şeklinde yorumlanır. Oysa çene kemiğinde hacim kaybı olması, her zaman implant yapılamayacağı anlamına gelmez.

Günümüzde kısa ve açılı implantlar, kemik artırma işlemleri ve sinüs tabanı yükseltme gibi farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Önemli olan yalnızca implant yerleştirecek yeterli kemiğin bulunması değil, implantın üzerine yapılacak protezin de doğru planlanmasıdır.

Çene kemiği neden erir?

Dişler çekildikten sonra çene kemiği zaman içerisinde hacim kaybetmeye başlar. Özellikle uzun süre dişsiz kalan bölgelerde kemik yüksekliği ve genişliği azalabilir.

İleri periodontal hastalıklar, enfeksiyonlar, travmalar ve bazı anatomik özellikler de kemik kaybına neden olabilir.

Üst çenenin arka bölgesinde ise farklı bir anatomik durum söz konusudur. Bu bölgede bulunan maksiller sinüs boşluğunun genişlemesi ve diş çekimi sonrasında oluşan kemik kaybı, implant yerleştirilebilecek dikey kemik yüksekliğini azaltır.

Kemik yetersizliğinde ilk seçenek mutlaka sinüs lifting midir?

Hayır. Üst çenede kemik yüksekliği yetersiz olan her hastaya sinüs lifting yapılması gerekmez.

Klinik yaklaşımda öncelikle mevcut kemiğin uygun şekilde kullanılıp kullanılamayacağı değerlendirilir.

Anatomik ve protetik koşullar uygunsa ilk olarak kısa veya açılı implant seçenekleri değerlendirilir. Bu yöntemlerle öngörülebilir bir tedavi planı oluşturulamıyorsa sinüs tabanı yükseltme işlemi gündeme gelir.

Buradaki temel amaç yalnızca daha az cerrahi işlem yapmak değildir. Kişinin anatomik koşullarına uygun, uzun dönem fonksiyonel ve sürdürülebilir bir tedavi planı oluşturmaktır.

Kısa implantlar sinüs lifting yerine kullanılabilir mi?

Kısa implantlar, geleneksel uzunluktaki implantlara göre daha az dikey kemik yüksekliği gerektiren implantlardır.

Özellikle üst çenenin arka bölgesinde yeterli kemik genişliği ve uygun kemik yüksekliği bulunan hastalarda sinüs lifting işlemine alternatif olabilirler.

Bilimsel araştırmalar, seçilmiş hastalarda kısa implantların sinüs tabanı yükseltme işlemiyle birlikte yerleştirilen daha uzun implantlarla karşılaştırılabilir klinik sonuçlar sağlayabildiğini göstermektedir.

Ancak kısa implantlar her vakada uygun değildir. Kemik kalitesi, implantın çapı, elde edilebilecek primer stabilite, karşıt dişlerin durumu, çiğneme kuvvetleri ve yapılacak protezin tasarımı birlikte değerlendirilmelidir.

Ayrıca implantların uzun dönem başarısında düzenli bakım ve takip de önemli rol oynar.

Açılı implantlarla kemik grefti veya sinüs lifting önlenebilir mi?

Bazı hastalarda implantın belirli bir açıyla yerleştirilmesi, mevcut kemik hacminden daha etkili yararlanılmasını sağlar.

Özellikle anatomik yapıların implant yerleşimini sınırlandırdığı durumlarda, uygun açılanmayla yeterli kemik desteği elde edilebilen bölgeler değerlendirilir.

Bununla birlikte açılı implant kullanımı, yalnızca cerrahi açıdan mümkün olup olmadığına göre planlanmaz. İmplantın üzerine yapılacak dişlerin tasarımı, bağlantı elemanları, çiğneme kuvvetlerinin dağılımı ve temizlenebilirliği de değerlendirilir.

Özellikle birkaç dişin eksik olduğu hastalarla tam dişsizlik bulunan hastaların implant planlaması aynı değildir.

Bu nedenle açılı implantlar, her hastada kemik artırma veya sinüs lifting işleminin yerine geçebilecek evrensel bir çözüm olarak görülmemelidir.

Sinüs lifting hangi durumlarda gereklidir?

Sinüs lifting, üst çenenin arka bölgesinde implant yerleştirmek için yeterli dikey kemik hacminin bulunmadığı durumlarda uygulanan cerrahi bir yöntemdir.

İşlem sırasında maksiller sinüs tabanını örten membran dikkatli şekilde yükseltilir. Anatomik koşullara ve uygulanan tekniğe göre kemik grefti kullanılır.

Sinüs tabanı yükseltme işlemi farklı yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Kullanılacak teknik; mevcut kemik yüksekliği, sinüs anatomisi ve planlanan implantın özelliklerine göre belirlenir.

Kısa veya açılı implantlarla uygun bir tedavi planı oluşturulamayan hastalarda sinüs lifting önemli bir seçenektir.

Kemik greftiyle implant aynı seansta yapılabilir mi?

Çoğu vakada implant yerleştirilmesi ve kemik artırma işlemi aynı seansta gerçekleştirilebilir. Ancak implantın mevcut kemik içerisinde yeterli başlangıç stabilitesine ulaşması gerekir. Ayrıca kemik defektinin özellikleri ve uygulanacak cerrahi yöntemin de eş zamanlı tedaviye uygun olması önemlidir.

İleri kemik kayıplarında ise aşamalı tedavi tercih edilebilir. Önce kemik artırma işlemi yapılır, uygun iyileşme sağlandıktan sonra implant yerleştirilir.

Bu nedenle her hasta için aynı tedavi süresinin geçerli olduğunu söylemek doğru değildir.

İmplant planlamasında üç boyutlu tomografi neden önemlidir?

Kemik yetersizliğinde implant tedavisi planlanırken yalnızca kemiğin yüksekliği değil, genişliği ve komşu anatomik yapılarla ilişkisi de değerlendirilir. Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT), bu yapıların üç boyutlu incelenmesine yardımcı olur.

Özellikle üst çenenin arka bölgesinde mevcut kemik hacminin, maksiller sinüs anatomisinin ve planlanan implant konumunun değerlendirilmesinde önemli bilgiler sağlar.

Üç boyutlu görüntüleme gereksinimi hastanın klinik durumuna göre belirlenmeli ve radyasyon maruziyeti açısından uygun görüntüleme protokolü seçilmelidir.

İmplant cerrahisi ile protez planlaması neden birlikte düşünülmelidir?

İmplant tedavisinde özellikle önemli konulardan biri, cerrahi ve protetik planlamanın birbirinden ayrı değerlendirilmemesidir. İmplantın kemiğe başarılı şekilde yerleştirilmiş olması, üzerine mutlaka ideal bir protez diş yapılabileceği anlamına gelmez.

İmplantın konumu ve açısı; dişlerin estetiğini, çiğneme fonksiyonunu, temizlenebilirliğini ve uzun dönem bakımını doğrudan etkiler.

Bu nedenle tedavi planlamasında önce eksik dişlerin nasıl restore edileceği belirlenmeli, ardından uygun implant konumları değerlendirilmelidir.

Ağız, diş ve çene cerrahisi ile protetik diş tedavisi disiplinlerinin birlikte ele alınması, özellikle ileri kemik kaybı bulunan ve anatomik açıdan zorlayıcı vakalarda önem taşır.

Kemik yetersizliği varsa implant dışında seçenekler var mıdır?

Evet. İmplant tedavisi her hasta için tek seçenek değildir.

Mevcut dişlerin durumu, çene kemiklerinin özellikleri, hastanın genel sağlık durumu ve beklentilerine göre sabit köprü protezleri veya hareketli protezler de değerlendirilebilir.

Tedavinin amacı yalnızca eksik dişlerin tamamlanması değil; ağız sağlığının korunması, fonksiyonun sağlanması ve hastanın uzun dönem bakımını sürdürebileceği bir rehabilitasyon oluşturulmasıdır.

Sonuç

Çene kemiğinin yetersiz olması, implant tedavisinin kesin olarak yapılamayacağı anlamına gelmez.

Uygun vakalarda kısa veya açılı implantlar kullanılarak mevcut kemikten yararlanmak mümkün olabilir. Bu seçeneklerin yeterli olmadığı durumlarda sinüs lifting ve farklı kemik artırma yöntemleri değerlendirilebilir.

Ancak hangi yöntemin uygulanacağına yalnızca kemik miktarına göre karar verilmemelidir.

Başarılı bir implant tedavisinin temelinde, cerrahi planlama ile protetik gereksinimlerin birlikte değerlendirilmesi bulunur.

Her hastanın anatomik özellikleri ve tedavi ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle kesin tedavi planı, klinik ve radyolojik değerlendirme sonrasında oluşturulmalıdır.

⸻

Uzm. Dr. Tansu Erakman

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi

Protetik Diş Tedavisi

Ankara / Çankaya

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.