Makaleler 27/02/2026

ERTELEDİKÇE BÜYÜYEN YÜK - Uzm. Kl. Psk. Berivan Edemen

Berivan Edemen Psikoloji
Berivan Edemen
Psikoloji

Erteleme Davranışı: Tanımı, Nedenleri ve Baş Etme Yolları

Erteleme, bir kararı veya sorumluluğu bilinçli olarak geciktirme eğilimi olarak tanımlanabilir. Geciktirme durumunun yaratacağı olumsuz durumlar, kişi tarafından bilinse de çoğunlukla tekrar eder. Erteleme problemi zaman yönetimindeki aksaklık gibi görünse de asıl nedeni özdenetim, mükemmeliyetçilik ve duygusal düzenleme sorunlarıdır. Kişi, yapmak istemediği stres yaratan işleri sık sık arka plana atar ve böylece erteleme davranışı alışkanlığa dönüşür.

Erteleme sorunu, çoğu insanda yaygın görülen bir problemdir. Yetişkin nüfusun yaklaşık olarak %25’i işlerini erteler. Üniversite öğrencilerinde bu oran çok daha yüksektir. Öğrencilerin yaklaşık olarak %80-95’i erteleme davranışı göstermektedir. Araştırma sonuçlarına göre, erteleme sorunu pek çok kişiyi yakından ilgilendiren bir problemdir.

Tembellik ile erteleme davranışı çoğu zaman birbirleriyle karıştırılsa da aynı değildir. Tembellik, hayatta amacı olmayan, herhangi bir hedef için harekete geçmek istemeyen kişilerin yaşadığı durumdur. Bu kişiler hayatlarında herhangi bir şey yapmadıkları için kendilerini kötü hissetmezler. Onlar için konfor alanı önemlidir. Bu yüzden kendilerini bir işi yapmaya zorlamazlar. Herhangi bir işi yapmak için motivasyon aramazlar.

Erteleme sorunu yaşayan kişilerde ise tembelliğin aksine, hedefi ve amaçları olan insanların yaşadığı bir durum olarak görülmektedir. Kişi hedef ve amaçlarına ulaşmak için harekete geçmek ister. Bunun için de kendisini motive etmeye çalışır. Fakat yapmak istediklerini sıklıkla sonraya erteler ve ertelediği için huzursuz olur. Erteleyen kişi, mükemmeliyetçi olduğu için, hata yapmamaya, yetersiz hissetmemeye dikkat ettiği ya da yapacağı işte çok fazla sorumluluk alması gerektiğini hissettiği için işleri sonraya bırakır. Buradaki erteleme aslında bir kaçıştır. Altında korku, kaygı ve değersizlik duyguları yatar. Erteleyen insan “yapmak istiyorum ama yapamıyorum” der. Tembellikte ise bu tarz endişeler yoktur. “Yapmak istemiyorum ve yapmıyorum” vardır.

Ertelenen Her İşin Kişiye Yük Olarak Geri Dönmesi
“Sonra yaparım” denilen her iş, kişiye içsel ve dışsal anlamda yük olarak geri döner. Erteleme davranışı alışkanlığa dönüştüğünde, ufak işlerin bile birikmesiyle bir yığına dönüştüğünü görmek çok zaman almaz. Kişi o an rahatladığını ve biraz daha zaman kazandığını düşünse de zihninde görünmez bir yükle savaşmak durumunda kalır. Zamanında yapılması gereken işlerin ertelenmesi, kişinin zihnini sıklıkla meşgul eder. Yapılmayan her iş, her karar, her yüzleşme kişinin ruhunda taşımak zorunda olduğu bir yüktür. Kişi arka planda sürekli çalışan bir hatırlatıcıyla yaşamak durumunda kalır. Zihni meşgul olan kişinin birikmiş işleri yoluna koyması da süreç içinde zorlaşır.

En Büyük Yorgunluk Ertelenenlerden Gelir
Hedeflerin ya da yapılması gerekenlerin geciktirilmesi sadece işlerin yükünü artırmaz. Kişinin ruhunda hissettiği yükleri de artırır. İşler ertelendikçe kişi daha fazla strese girer. Biriken işlerin son noktada tamamlanmaya çalışılması çoğu zaman bedeni de yorar. Örneğin, 1 ay boyunca sınavına çalışmayan bir öğrencinin son gece sabahlaması kişiyi ciddi anlamda yorar. Son gece sabahlayarak ders çalışmak zorunda kalan öğrenci kaygı ve stresle de mücadele etmek zorundadır. Bir süre sonra suçluluk duygusu da kişinin hissettiği duygulara eşlik eder. Kendini “disiplinsiz, başarısız ya da yetersiz” olarak tanımlayabilir. Çünkü kaygı arttıkça kişinin son anda yapmak zorunda kaldığı işe başlaması da zorlaşır. Bu durum kişinin kısır döngüsü haline gelir. Bu durum kişinin kendisine olan güvenini ve hayatının kontrolünü sağlayamadığı hissini yaşamasına neden olur. Yaşanan tüm bu süreç, yorgunluğun en büyük sebeplerinden biri haline gelir.

Erteleme Davranışı ve Beyin
Limbik sistem beyin arka bölümünde yer alır. “Şimdi iyi hisset” şeklinde çalışan kısımdır. Beynin limbik sistemi aktifleştiğinde kişi, yemek yemeyi, dinlenmeyi, uyumayı, sosyal medyada zaman geçirmeyi ister. Limbik sistem kişiyi zorlamaz, sadece keyif aldığı alanlara yönlendirir. Beynin bu bölümü, sadece anda rahat olmaya odaklanır. Erteleme davranışı gösteren kişilerin limbik sistemi, işleri zamanında yapan kişilere oranla daha fazla çalıştığı gözlemlenmiştir. Limbik sistem ne kadar aktifse, kişi o denli haz ve konfor arar. Bu durumda erteleme davranışı kendini gösterir. Tembel olan insanda ise limbik sistem kişiyi neredeyse tamamen ele geçirmiştir.

Singulat korteks beyinin ön bölgesinde bulunur. Singulat korteksin aktif çalışması kişinin iradeli olmasını ve yaptığı işe sebat etmesini sağlar. Singulat korteks bölgesi aktif olan kişi, yaptığı işlerde azim gösterir, zorluklara dayanır ve sorumluluklarını ertelemeden hayata geçirir. Kişi yaptığı işe odaklanır, hedeflerine vazgeçmeden ulaşmaya çalışır ve karşısına çıkan zorluklara rağmen pes etmeden devam eder. Özellikle yapılan beyin görüntüleme çalışmalarında sporcu ve sanatçı kişilerin singulat korteksinin daha aktif olduğu gözlemlenmiştir.

Limbik sistem “rahatı seç” ve “sonra yaparsın” derken Singulat korteks “amacını hatırla ve harekete geç” der. Haz isteyen beyin ile hedef isteyen beyin arasında bu şekilde mücadele verilir. Singulat korteksi geliştirebilmenin tek yolu disiplinli ve iradeli bir şekilde harekete geçmektir. Kişi yapması gereken işleri erteledikçe singulat korteks zayıflar, limbik sistem güçlenir. Bu yüzden erteleme davranışı, sonraki erteleme davranışlarını doğurur. Beynin temel kuralı: kullan ya da kaybettir. Kişinin alışkanlıkları, beyin bölgesinde nereyi aktifleştirirse, o bölge güçlenir. Kişi ancak harekete geçme eylemlerini artırarak singulat korteks bölgesini güçlendirebilir.

Erteleme Davranışını Yenmenin En İyi Yolları
Niyet etmek, kişiyi harekete geçiren en temel girişimlerden biridir. Kişi bir amaç uğruna niyet ettiğinde beynin irade kısmı olan singulat korteks bölgesi aktifleşir. Niyet, gayreti doğurur. Niyet etmeyen tefessüf eder.
Yer ve zaman belirleme kişiyi harekete geçiren önemli çalışmalardan biridir. Kişi yapılması gerekenlere “burada, şu gün ve şu saatte yapacağım” dediğinde, yeri ve zamanı netleştirmiş olur. Beyin aldığı komutla çalışır.
Motivasyon kişiyi harekete geçirir. Kişi, yapması gereken işleri, neden yaptığını bildiğinde ve buna ikna olduğunda motive olur. Motivasyon, en çok “neden” sorusunun cevabıdır.
İlgi, kişiyi harekete geçirir. Kişinin yapması gereken işlere karşı herhangi bir ilgisi yoksa, erteleme davranışı görülebilir. Harekete geçmek için ilgi alanları tespit edilmeli ya da yaratılmalıdır.
Disiplin, kişinin iradesini ve harekete geçmesini sağlayan en temel becerilerden biridir. Kişi disiplinli olduğu sürece, motive olmadığında dahi yapması gereken işleri ertelemeden yapabilir. Disiplin becerilerini geliştirmek erteleme davranışlarını engeller.
Arzu, kişiyi en çok harekete geçiren duygulardan biridir. Yapılması gereken işler kişinin kendi arzu ettiklerinden mi yoksa öteki kişilerin beklentilerinden mi geliyor? Beklentileri karşılamak, işleri erteleme ihtimalini yüksektir. Arzu edilen görevleri zamanında yerine getirmek daha kolaydır.
Mükemmeliyetçiliği yenmek, erteleme davranışının en güçlü panzehiridir. Kişi hata yapmaktan endişe ettiği ve yetersiz olmaktan sıkıntı duyduğu durumları yenemediği sürece, erteleme davranışı kişinin hayatında tekrar eder. Mükemmeliyet her zaman iyinin düşmanıdır.
Zihinsel yorgunluk, erteleme davranışını doğuran en büyük nedenlerden biridir. Zihinsel yorgunluk arttıkça erteleme davranışı artar. Erteleme davranışı arttıkça zihinsel yorgunluk artar. Zihni dinlendirmek ve canlandırmak, erteleme davranışının önlenmesi için önemlidir.
İşleri küçük parçalara ayırmak kişiyi daha kolay harekete geçirir. Yapılması gerekenler koca bir yığına dönüştüğünde, erteleme davranışı görülebilir. İşleri küçük parçalara ayırmak ise işlerin daha kolay görünmesini sağlar. Küçük işler her zaman büyük işleri tamamlar. En büyük yanılgı, bunun tam tersi olduğunu düşünmektir.

Uzm. Kl. Psk. Berivan Edemen

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.