Makaleler 20/05/2026

Erteleme Davranışı - Kl. Psk. Haluk Ergeni

Haluk Ergeni Psikoloji
Haluk Ergeni
Psikoloji

Erteleme Davranışı ve Disiplinin Önemi

Erteleme davranışı, günümüz ergenlik dönemi gençlerinin en yaygın problemlerinden biridir. Özellikle dijital çağın hızla değişen yapısı içerisinde birçok genç; hedeflerini, sorumluluklarını ve yapması gereken görevleri bilmesine rağmen harekete geçmekte zorlanmaktadır. Yapılması gereken işler sürekli ertelenir, başlangıç tarihleri ileriye atılır ve genç birey zamanla kendi potansiyelinden uzaklaşmaya başlar. Dışarıdan bakıldığında bu durum çoğu zaman tembellik gibi görünse de aslında erteleme davranışı çok daha derin psikolojik süreçlerle bağlantılıdır. Çünkü ergenlik dönemindeki gençler çoğu zaman istemedikleri için değil, zihinsel olarak zorlandıkları için erteleme davranışı gösterirler.

Ergenlik döneminde yaşanan duygusal değişimler, kimlik arayışı ve gelecek kaygısı gençlerin zihinsel yükünü artırabilir. Bu nedenle erteleme davranışı genellikle genç bireyin iç dünyasında yaşadığı baskılarla ilişkilidir. Başarısız olma korkusu, mükemmel yapma isteği, hata yapmaktan çekinme, yetersizlik hissi veya yoğun kaygı gibi duygular gençlerin harekete geçmesini zorlaştırır. Beyin, zorlayıcı veya stres oluşturan görevleri tehdit gibi algıladığında kaçınma davranışı geliştirmeye başlar. Bu noktada genç birey; “Biraz sonra yaparım”, “Şu an modum uygun değil” veya “Yarın daha verimli olurum” gibi düşüncelerle ertelemeyi kendince mantıklı hale getirir. Kısa vadede bu kaçış rahatlama hissi verse de uzun vadede stres, suçluluk ve özgüven kaybı oluşturur.

Erteleme davranışı tekrar ettikçe genç birey kendine olan güvenini kaybetmeye başlar. Çünkü tamamlanmayan her görev zihinsel bir yük oluşturur. Beyin sürekli yarım kalan işleri düşünmeye devam eder. Bu durum gençlerin enerjisini düşürür, motivasyonunu azaltır ve zihinsel yorgunluğu artırır. Bir süre sonra ergenlik dönemindeki genç yalnızca görevlerini değil, kendi potansiyelini de ertelemeye başlar. Hayaller, hedefler ve gelecek planları sürekli ileri bir tarihe bırakılır. Zamanla genç birey kendi hayatının kontrolünü kaybetmiş gibi hissedebilir.

Birçok genç disiplinli olabilmek için motivasyona ihtiyaç duyduğunu düşünür. Oysa motivasyon oldukça değişkendir. Ergenlik dönemindeki bireyler her gün aynı enerjiye, aynı isteğe veya aynı ruh hâline sahip olmayabilirler. Sadece motivasyona bağlı hareket etmek genç bireyi istikrarsız hâle getirebilir. Disiplin ise motivasyondan bağımsız şekilde aksiyon alabilme becerisidir. Yani genç bireyin canı istemese bile yapması gereken şeyi yapabilmesidir. Gerçek gelişim tam olarak burada başlar. Çünkü başarılı gençlerin farkı sürekli motive olmaları değil, duygularından bağımsız şekilde harekete geçebilmeleridir.

Disiplin doğuştan gelen bir özellik değildir. Sonradan öğrenilen ve zamanla geliştirilen bir beceridir. Ergenlik dönemindeki gençlerin beyni, tekrar eden davranışlara zamanla alışır. Bu nedenle küçük ama sürdürülebilir adımlar, disiplin oluşturmanın temelidir. Birçok genç hayatını değiştirmek için büyük kararlar alır; yoğun programlar yapar, mükemmel rutinler oluşturmaya çalışır ve kısa sürede tamamen farklı biri olmak ister. Ancak beynin ani değişimlere uyum sağlaması zordur. Büyük hedefler genç birey üzerinde zihinsel baskı oluşturabilir ve kişi kısa sürede vazgeçebilir. Bu nedenle disiplin gelişimi küçük adımlarla başlamalıdır.

Örneğin saatlerce ders çalışmayı hedeflemek yerine yalnızca on dakika başlamak bile oldukça önemlidir. Çünkü beynin en büyük direnci çoğu zaman başlamaktır. Genç birey başladığında zihinsel direnç azalmaya başlar. Aksiyon almak motivasyon üretir. Yani birçok gencin düşündüğünün aksine motivasyon, hareketten önce değil, hareketten sonra oluşur. Genç birey çalıştıkça enerjisi artar, ürettikçe özgüveni yükselir ve tamamladıkça kendine olan inancı güçlenir.

Günümüzde ergenlik dönemindeki gençlerde erteleme davranışını artıran en büyük etkenlerden biri de dijital dikkat dağınıklığıdır. Sürekli telefon kontrol etmek, kısa videolar izlemek ve sosyal medyada uzun süre vakit geçirmek gençlerin odak süresini ciddi şekilde düşürmektedir. İnsan zihni hızlı dopamin veren içeriklere alıştığında uzun süre emek gerektiren işlere karşı sabırsız hâle gelir. Bu durum gençlerin ders çalışmasını, kitap okumasını, üretmesini veya uzun süre odaklanmasını zorlaştırır. Beyin sürekli kısa süreli haz aramaya başlar. Bu nedenle disiplin geliştirmek isteyen genç bireylerin dikkat yönetimini öğrenmesi gerekir. Bildirimleri azaltmak, çalışma alanını sadeleştirmek ve tek işe odaklanmak zihinsel performansı ciddi ölçüde artırabilir.

Erteleme davranışını sürdüren en önemli faktörlerden biri de genç bireyin kendisiyle kurduğu olumsuz ilişkidir. Birçok genç ertelediğinde kendini suçlar, aşağılar ve yetersiz hisseder. Ancak yoğun öz eleştiri, davranışı düzeltmek yerine daha fazla kaçış oluşturur. Çünkü genç birey kendini baskı altında hissettikçe zihinsel olarak daha fazla yorulur. Bu nedenle disiplin oluştururken gençlerin kendilerine karşı sert değil, sistemli olmaları gerekir. Amaç kusursuz olmak değil, sürdürülebilir şekilde ilerleyebilmektir.

Disiplinin kalıcı hâle gelmesi için kimlik dönüşümü de oldukça önemlidir. Ergenlik dönemi, bireyin kimlik gelişiminin en yoğun yaşandığı dönemlerden biridir. Bu süreçte gençler genellikle davranışlarını değiştirmeye çalışır ancak düşünce kimliklerini değiştirmezler. “Ben zaten erteleyen biriyim” veya “Ben düzenli biri değilim” gibi düşünceler genç bireyin bilinçaltında güçlü bir kimlik oluşturur. İnsan zihni kendini nasıl tanımlıyorsa zamanla o davranışı tekrar etmeye başlar. Bu nedenle genç birey önce kendi zihinsel tanımını değiştirmelidir. “Ben aksiyon alan biriyim” veya “Ben başladığım işi sürdürebilirim” gibi yeni düşünce kalıpları zamanla davranışları da dönüştürmeye başlar.

Disiplin aslında özgürlüğün temelidir. Çoğu genç disiplinin baskı olduğunu düşünür. Oysa gerçek disiplin genç bireyi özgürleştirir. Çünkü disiplin sayesinde gençler hedeflerine yaklaşır, kendilerine olan güvenlerini yeniden kazanır ve hayatlarının kontrolünü ellerine almaya başlarlar. Sürekli erteleyen bir genç zihinsel olarak baskı hissederken, aksiyon alan genç birey kendini daha güçlü ve huzurlu hisseder. Çünkü tamamlanan her görev beynin ödül sistemini olumlu şekilde çalıştırır.

Erteleme davranışını kırmak bir gecede gerçekleşmez. Özellikle ergenlik döneminde alışkanlık değiştirmek zaman, farkındalık ve tekrar gerektirir. Ancak insan zihni değişebilir. Beyin yeni alışkanlıklar oluşturabilir ve genç birey zamanla daha disiplinli hâle gelebilir. Önemli olan mükemmel olmak değil, vazgeçmeden devam etmektir. Küçük adımlar zamanla büyük dönüşümler oluşturur.

Hayatı değiştiren şey büyük motivasyon patlamaları değil, her gün atılan küçük ama kararlı adımlardır. Çünkü gerçek değişim, bir gün her şeyin mükemmel olmasını beklemekle değil; bugün küçük de olsa harekete geçmekle başlar.

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.