Yapılması gereken bir işi başka aktivitelerle ertelediğimizde, sıklıkla kendimizi tembellikle suçlarız. Oysa psikolojik araştırmalar, erteleme davranışının zaman yönetimi sorunundan çok, bir duygu yönetimi sorunu olduğunu gösteriyor. Ertelediğimiz aslında işin kendisi değildir; o işi yaparken hissedeceğimiz başarısızlık korkusu, yetersizlik hissi, sıkılma, belirsizlik ya da değerlendirilme kaygısıdır. Beyin, bu olumsuz duygulardan kaçınmak için bizi anlık bir rahatlama veren başka aktivitelere yönlendirir; sosyal medyada gezinmek, ev temizliği yapmak veya başka bir işle ilgilenmek bu yüzden ertelediğimiz işten çok daha cazip gelir. Erteleme, zihnin sunduğu sahte bir sığınaktır.
Mükemmeliyetçilik, erteleme davranışını besleyen en güçlü etmenlerden biridir. “En iyisini yapamayacaksam başlamayayım” düşüncesi kişiyi hareketsiz bırakır; çünkü başlamadığı sürece başarısızlık riskiyle de yüzleşmez. Buna ek olarak, öz değerini yaptığı işin sonucuna bağlayan kişiler için bir göreve başlamak, kim olduklarına dair derin bir sınav anlamına gelebilir. Bu yüzden iş ertelendikçe baskı artar, baskı arttıkça iş daha da büyük gözükür ve kısır bir döngü oluşur. Kısa vadeli rahatlama, uzun vadede öz saygıyı sessizce yıpratır; biriken görevler suçluluk, kaygı ve uyku problemleriyle iç içe geçebilir.
Erteleme döngüsünü kırmanın yolu, mükemmel başlamayı değil, sadece başlamayı hedeflemekten geçer. “Sadece beş dakika çalışacağım” gibi küçük bir taahhüt, beynin algıladığı baskıyı azaltır ve harekete geçmeyi kolaylaştırır; beş dakika sonra durma hakkı vardır ama çoğu zaman ivme kazandıktan sonra devam etmek kolaylaşır. Görevi parçalara ayırmak, çalışma ortamını dikkat dağıtıcılardan arındırmak, küçük başarılar için kendini ödüllendirmek pratik adımlardır. Zor olan işin kendisi değil; ilk adımı atarken aşmamız gereken zihinsel bariyerdir. Kronikleşmiş ve hayat kalitesini düşüren erteleme örüntüleri için bilişsel davranışçı yaklaşımlar oldukça etkili olabilir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.