Çiftlerin yaşadığı tartışmaların büyük çoğunluğu, görünürdeki konunun çok ötesinde bir mesele etrafında döner. Bulaşıklar, geç kalmak ya da hafta sonu planları gibi görünürdeki bahanelerin arkasında çoğu zaman “beni görmüyorsun”, “bana değer vermiyorsun”, “yalnız bırakılıyorum” gibi daha derin ihtiyaçlar yatar. Aynı konunun defalarca tartışılması, çiftin aslında yüzeydeki sorunu değil, altta yatan duygusal ihtiyacı çözemediğini gösterir. Ne yazık ki bu sırada eşler dinlemekten çok cevap vermek için sıra bekler hâle gelir; dinleme amacı anlamak değil, haklı olduğunu kanıtlamak için zayıf bir noktayı yakalamak olur.
İletişimi kilitleyen şey çoğu zaman söylenen değil, söyleme biçimidir. “Sen her zaman böylesin”, “Sen hiç anlamıyorsun” gibi başlangıçlar, karşı tarafta hemen bir savunma duvarı örer. Bu duvar örüldüğü an iletişim biter, çatışma başlar. Üstüne ses tonu yükselir, kısa sürede konunun ne olduğu unutulur ve geriye sadece kazanma ihtiyacı kalır. Bir ilişkide taraflardan biri kazanıyorsa, ilişki kaybediyor demektir; çünkü haklı çıkan kişinin tatmini, anlaşılmamış hisseden eşin yarasını kapatmaz. Yaşanan her tartışma, sonraki tartışmalara biriken bir tortu bırakır.
Bu döngüyü kırmanın etkili bir yolu, “sen” dilinden “ben” diline geçmektir. “Bunu yaptığında kendimi değersiz hissediyorum” gibi bir cümle, bir saldırı değil bir paylaşımdır ve karşı tarafta savunma değil, merak uyandırır. “Ne demek istiyorsun?”, “Ben şunu anladım, doğru mu?” gibi sorular, varsayım yerine merak getirir; tartışmayı çözüme yaklaştırır. Bunun yanında tartışma sırasında çok yüklenildiği fark edilirse kısa bir mola istemek, hem tonu düşürmek hem de düşünceleri toparlamak için işe yarar. Çift dinamiklerine takıldığını hisseden çiftler için çift terapisi; iletişim örüntülerini görmek, çocukluktan getirilen kalıpları fark etmek ve daha sağlıklı bir paylaşım dili geliştirmek için güvenli bir alan sunar.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.