Eyvah Çocuğum Büyüyor!

Yazar Berna ErmişPsikiyatrist • 21 Kasım 2018 • Yorumlar:

Kendinizi bir arkadaşınızla dertleşirken buldunuz. Sohbetin bu konuya uğramadan geçmesi imkansız gibi. Çocuğunuz artık ergenlik çağında ve ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Eskiden sizin sözünüzden çıkmaz, her şeyi paylaşır, gözünüzün içine bakarken artık daha çok arkadaşlarını dinlemeye başladığını fark ediyorsunuz. Bu “ikinci sıraya atılmışlık” durumu sizi rahatsız ediyor. Nasıl denge kuracağınızı bulmaya çalışıyorsunuz. Gece dışarı çıkmaya, eve geç gelmeye başladı. Aranızdaki tartışmaların bir yere vardığı yok. Her seferinde biraz daha öfkeli oluyorsunuz. Onunla arkadaş da olmaya çalıştınız ama…

Olmadı çünkü çocuğunuzun arkadaşı değil, ebeveynisiniz. Bir yandan ‘büyüdün artık’diyorsunuz, bir yandan da arkadaş seçimlerine karışmak istiyorsunuz. Kısacası hem ebeveynlerin, hem de ergenlerin kafalarının karışık olabileceği bir dönemdir ergenlik çağı. Çocuğunuz artık sizin çocuğunuz olmaktan çok, birey olma yolunda ilerliyor. Biyolojik açıdan bir dizi hormonal ve fiziksel değişimin olduğu ergenlik döneminde çocukluktan çıkarak kendine özgü yaşam felsefesini ve yaklaşımları oluşturmaya başladığı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu süre içinde aile desteği alabilen genç birey kendisini değerli ve yeterli hissetmekte, sosyal yaşamda karşılaştığı güçlüklerle daha kolay başa çıkabilmektedir. Anne baba onun kimlik kazanma sürecini ne kadar çabuk kabullenirse bu dönem tüm aile için o kadar kolay ve keyifli geçecektir.Çocuğunuz bireyselliğini ortaya koyarken sadece aileden değil, çevresel faktörlerden de etkilenir.

Arkadaş ve okul çevresi, yaşadığı çevre bu faktörlerden birkaçıdır. Çevreden ve ailesinden kendisine ne kattığı, çocukluktan itibaren ona nelerin öğretildiği ile ilişiklidir. Bu dönemde kendisine neyin uyduğunu anlamak için pek çok şeyi denemek isteyebilir. Bu durum da sizi tedirgin edebilir. Duyguların hızlı değişim gösterdiğini fark edersiniz. Ağlarken birden gülmeye başlayabilir. Bir şeyi çok beğenirken bir anda beğenmekten vazgeçebilir. Bu değişim sürecine ne kadar adapte olursa ergenliğini de o kadar iyi hatırlayacaktır. Bedenle ilgili kaygılar ön plana çıkabilir. Sürekli bir değişim sürecinin içindeyken ayna karşısında uzun dakikalar geçirebilir, sivilceleri ile ilgili olumsuz fikirleri olabilir. Henüz ne uzun ne kısa, ne zayıf ne de kilolu iken kafa karışıklıkları yaşayabilir.

Ergenlik dönemi ilerledikçe arkadaşlarının fikirleri ve onlar tarafından kabul edilip edilmeyeceği önemli hale gelir. Onlar tarafından istenme, bir gruba ait olma, kendini nasıl ifade edeceği gündemdedir. Hal böyleyken anne babaların neye karışıp neye karışmayacaklarını iyi seçmeleri gerekir. Ergenlik dönemindeki bir çocuk karnının acıkıp acıkmadığına ya da banyo yapıp yapmayacağına kendisi karar verebilir. Dolayısıyla böyle konulara karışmak sizi her şeye söylenen ve yorum yapan anne-baba haline getirecektir. Bir süre sonra çocuğunuz sizin ne söylediğinizi dinlememeye, sizden birtakım konular hakkında fikir almamaya başlar. Hatta yalan söyleyebilir. Nasılsa her şeye söylendiğinizi düşünür. Bu konuda dikkatli olmak ve sınırların çizileceği alanların iyi seçilmesi gerekir.

Sınır ve kural koymak aile içi çatışmayı önlemek açısından gereklidir. Sınırlar konusunda anne babanın hemfikir olması da çok önemlidir. Çocuklukta da ergenlikte de herkesin sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar yerine getirilmezse çocuğun yerine yapmamak ve yaptırımlar uygulamak onun sağlıklı bireyselleşmesinde önemli rol oynar. Tehlikeli davranışlardan uzak durmasını sağlamak ancak sorumluluk almasını da ihmal etmemek gerekir. Her ne kadar sizden uzaklaştığını düşünseniz de çocuğunuzun size, yani bir aileye, sevginize ihtiyacı olduğunu unutmayın ve onu kucaklayın. Anlamaya ve kendinizi anlatmaya çalışın. İletişimde netlik, açık ve tutarlı mesajları ifade etmektedir.

Sağlıklı ailelerdeki iletişimin doğrudan, açık, dürüst ve kendine özgü şekilde olduğu görülmektedir. Kendine güvenen, bağımsız davranabilen, kaygı yaratıcı durumlarla baş edebilen çocukların yetişmesinde öncelikle ebeveyn ile iletişim süreci etkili olmaktadır. İletişime özen göstererek sorunların kısa zamanda çözüldüğünü görünce şaşıracaksınız.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)