Her gün haberlerde bir yanda şiddet olaylarını, diğer yanda ise hiç tanımadığı biri için canını tehlikeye atan kahramanları görüyoruz. Peki, insanı bu iki zıt uca iten nedir? Psikoloji bilimi, saldırganlık ve yardım etme (prososyal) davranışlarımızı nasıl açıklıyor? Gelin, “Bobo Doll” deneyinden Kitty Genovese cinayetine uzanan bir yolculuğa çıkalım.
Saldırganlık sadece fiziksel kavga değildir; psikolojik baskı, dedikodu veya ekonomik zarar verme de bu kapsama girer. Psikologlar bunu ikiye ayırır:
• Dürtüsel Saldırganlık: Saf öfkeyle, o anki patlamayla yapılır.
• Araçsal Saldırganlık: Bir amaca (para, güç, statü) ulaşmak için “araç” olarak kullanılır.
Saldırganlığı Nasıl Öğreniyoruz?
Albert Bandura’nın ünlü Bobo Doll Deneyi, saldırganlığın sadece içgüdüsel olmadığını, izleyerek ve taklit ederek öğrenildiğini kanıtladı. Bir yetişkinin oyuncak bir bebeği yumrukladığını gören çocuklar, benzer bir durumda o bebeğe çok daha şiddetli saldırdılar. Bu da bize medyanın ve modellerin (ebeveynler, liderler) üzerimizdeki etkisini bir kez daha hatırlatıyor.
Psikoloji tarihinin en trajik olaylarından biri 1964’te New York’ta yaşandı. Kitty Genovese, evinin önünde yarım saat boyunca saldırıya uğradı. 38 kişi çığlıkları duydu ama kimse harekete geçmedi.
Bu olay, “Seyirci Etkisi” (Bystander Effect) kavramını doğurdu. Neden mi kimse yardım etmedi?
1. Sorumluluğun Dağılması: “Başkası nasılsa yardım eder” düşüncesi.
2. Sosyal Hata Korkusu: “Yanlış anladıysam rezil olurum” endişesi.
3. Çoğulcu Cehalet: Etraftakilerin tepkisizliğini görüp olayı “acil değil” diye etiketlemek.
Yardım etme davranışımızın (prososyal davranış) altında yatan bazı temel güdüler var:
• Evrimsel Bakış: Genlerimizi korumak için akrabalarımıza yardım ederiz (akraba seçilimi).
• Karşılıklılık Normu: “Bugün sana, yarın bana.”
• Sosyal Sorumluluk: Toplumun zayıf olanı koruma beklentisi.
• Empati: Başkasının acısını hissettiğimizde oluşan nahoş duyguyu dindirme isteği.
Birine yardım edip etmeyeceğimize karar verirken beynimiz hızlıca bir maliyet-fayda hesabı yapar:
• Yardım etmenin bedeli: Zaman kaybı, yorulmak, tehlike.
• Yardım etmemenin bedeli: Suçluluk hissi, ayıplanma.
Eğer yardım etmemenin maliyeti (vicdan azabı) çok yüksekse, “dolaylı” da olsa müdahale etme olasılığımız artar.
Bireysel Farklılıklar: Kim Daha Çok Yardım Eder?
• Mutluluk Etkisi: Morali bozuk olanlar kendi dertleriyle meşgulken, mutlu insanlar daha çok yardım etme eğilimindedir.
• Yeterlilik: Eğer ilk yardım biliyorsanız, bir kazada sorumluluk alma ihtimaliniz bilmeyen birine göre çok daha yüksektir.
• Çevre: Küçük yerleşim yerlerinde büyüyenlerde yardım etme oranı büyük şehirlere göre daha yüksektir.
Son Söz
Saldırganlık da yardımseverlik de öğrenilen ve çevreden etkilenen davranışlar. Belki de Kitty Genovese olayından çıkaracağımız en büyük ders şudur: “Herkesin baktığı yerde, sorumluluk sadece sende.”
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.