İlişki Biçimlerimizde Bağlanma Stillerimiz ve Şemalarımızın Tutumu

Yazar Metehan AykutPsikolog • 24 Ekim 2022 • Yorumlar:

“Derinlerimizdeki Bağ”

İlişki biçimlerimizde Bağlanma Stillerimiz ve Şemalarımızın tutumu

Merhaba sevgili okur, sizlerle yepyeni bir oluşumun ilk sayısında eşlik ediyor olmaktan mutluluk duyuyor ve misafirperverliklerinden ötürü değerli Beykent Psikoloji Kulübü Ailesine teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

İnsan hayat boyu öğrenen, öğrendikçe gelişen ve yeni kazanımlar elde eden bir varlık. Bizlerin gelişimi üzerinde etkisi arka plana atılamayacak kadar kıymetli olan bir konuyu yani bağlanma stillerine ve şemalarımızın ilişkilerimiz üzerine etkisine biraz göz atalım. Stilleri insanlık tarihince bireylerde erken çocukluk dönemlerinden itibaren başlayan bir süreç olarak görmekteyiz. Gündelik hayatımız boyunca pek çok farklı deneyim ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Sosyal yaşantılarımızda yer yer başarısız bazen ise başarılı ilişkiler kurbiliyoruz. Fakat arzu ettiğimizin dışında gelişen tutumlar ile karşılaşmak zorunda kalabiliyoruz. Bildiğimizi üzere her birey kendine has biriciktir, sosyal yaşantımız içerisinde bazen bizleri geçmiş yaşam öykülerimizden süre gelen stillerimiz bu yolculukta eşlik eder durumdadır. Bu yazıda bahsedeceğim Bağlanma stilleri ve Şemalara biraz yakından bakalım.

Kişi kendisine bakım vermekle yükümlü bireyle ve arasında kurulan ilişkiyle bağlantılı olmak üzere bağlanma stillerini geliştirildiği vurgulanmaktadır (Bowlby, 2012). Bağlanma kelimesinin özüne bakacak olursak, bağlanma (attachment) birden fazla kişi arasında gelişen ve kurulan belirli duygusal bağ olarak nitelendirilmektedir (Santrock, 2019).

Bireyler yaşadıkları sosyal çevre içerisinde aile başta olmak üzere arkadaş ve örgütsel bazda bağlanmalar sergileyebilmektedir. Kişilerin yaşamsal öykü geçmişlerinden etkilenip farklı şemalar geliştirebilmektedir. Kısaca şemalardan bahsetmek gerekirse insanların doğdukları andan itibaren sahip oldukları öğrenilmemiş bilgi alanına aldığı tecrübe kaynakları, örüntülerine Şema adını verebiliriz. Bir kitabın boş sayfalarına odaklanırsak, bireyin zamanla o boş sayfaları doldurması olarak görebiliriz. Çocukluktan başlayarak değiştirilmesi güç duygusal veya bilişsel kalıplardır (Young, 2017).

Gelelim ilişkilerimize ve bizlerin bu yolculukta sergilediğimiz tutumlara… Yaşantımız boyunca erken çocukluk dönemleri itibariyle farklı biçimlerde bağlanmalar ve ilişkisel aktarımlar kurmaktayız. İnşa ettiğimiz tüm bu ilişkiler bizlerin birer kazanımı olarak görülebilir, yeri geldiğinde başarılı yeri geldiğince başarısız sonuçlar alabilmekteyiz. Her

birimizin başından geçen başarısızlıkla veya düşünülenin aksine yön alan duygusal ilişkilere göz atalım. Yaşamımız boyunca ayrılıklar, travmalar veya duygusal çöküntüler yaşayabilmekteyiz. Kendi tecrübelerimize dayanarak belirli tutumları sergileyebiliyoruz. Kuramsal açıdan bağlanma stillerinden söz etmek istiyorum, Ainsworth 1960’lı yılların ilk dönemlerinde ortaya sunduğu bağlanma davranışlarındaki farklılıkları ortaya çıkarmaya çalışmıştır. Çalışmalar sonucunda üç ayrı gruba ayırmıştır (Ainsworth & Blehar, 1978).

1- Güvenli 2- Kaygılı/Kararsız ve 3- Kaçıngan bağlanma. Kişiler “Güvenli Bağlanma” stilinde kolay ilişki kurabilen, iletişime açık, duygularını paylaşıma odaklı, özgüven sahibi, keyif almaya çalışan ve kolay güven ortamı yaratabilen mizaca sahiptirler. “Kaygılı Bağlanma” stilinde kişiler yeni ilişkiler kurabilmek konusunda tereddütler çekip, isteksiz davranışlara yönelimlilerdir. İlişkileri içerisinde karşı taraftan aldıkları mesafeli dönütlere genellikle ayrılıkla cevap vermektedirler. “Kaçınmacı Bağlanma” yakın ve yeni ilişkilerden uzak duran, yalnız vakit geçirme, duygu aktarımlarından kaçınan ve partnerlerine zorlu süreçlerde destek vermek konusunda girişkenlik göstermeyen modellerdir.

 

Kişiliklerimize yön veren ve totalizer yapıyı kuran bir diğer yaklaşımda, şemalarımız için bahsetmek gerekirse bağlanma stillerine benzer fakat ayrı bir biçimde ele alabiliriz. Bilişsel Davranışçı Terapiler ekolünün içerisinde yer alan ve ilk kez Jeffrey Young tarafından ortaya konan Şema Terapi ekolünün bizlere sunduğu 5 ayrı alanda toplam 18 şema tipini ele almıştır. Kısaca aktarmak gerekirse;

 

  1. Kopukluk ve reddedilmişlik alanı: 1- Terk edilme 2-Kuşkuculuk / Kötüye Kullanılma 3- Duygusal Yoksunluk 4- Kusurluluk / Utanç 5- Sosyal İzolasyon / Yabancılaşma

  2. Zedelenmiş Özerklik ve Performans alanı: 6- Bağımlılık / Yetersizlik 7- Dayanıksızlık 8- Yapışıklık / gelişmemiş benlik 9- Başarısızlık

  3. Zedelenmiş Sınırlar alanı: 10- Haklılık / görkemlilik 11-Yetersiz öz denetim

  4. Başkalarına yönelimlilik alanı: 12- Boyun Eğicilik / geri çekilme 13-Kendini feda etme 14- Onay arama

  5. Aşırı tetikte olma ve baskılama ketleme alanı: 15- Karamsarlık Şeması 16- Duyguları bastırma / aşırı sorumluluk 17- Yüksek / acımasız standartlar ve aşırı eleştirellik 18- Cezalandırıcılık / acımasızlık şemaları olarak bahsedebiliriz. Bu şemalara ayrıca bakabilirsiniz (Rafaeli, Berstein, & Young , 2012).

Görüldüğü üzere insanın doğasında şema ve bağlanma stillerinin doğrudan etkisinin olduğunu açıkça görmekteyiz. Şimdiye biraz olsun bunları inceleyebildik. Peki Bağlanma ve Şemaları bir ele alırsak nasıl bir sonuca varabiliriz, isterseniz birazda bu ikiliye tek bir yönden açıklık getirelim. Bowlby’e göre erken dönem çocukluk zamanından itibaren “içsel çalışan modeller veya kendilik ve diğer insanlarla ilişkiler ile ilgili şemalarla içselleştiğini göstermiştir. Bağlanma stillerinin içerisinde bulunan düzensiz-düzenli bağlanma tutumları incelenebilir. Young ise Erken dönemde ki duygusal ihtiyaçların tam olarak karşılanmamasından ötürü kaçıngan veya kaygılı bağlanma biçimlerinin görüldüğünü öne sürer (Soygüt & Çakır , 2009). Kişiler şemalar ve bağlanma stillerine göre bazı tutumları sergileyebilir ve birkaç örnekle sizlere bunları sunmak istiyorum. Ebeveyni tarafından reddedici ve soğuk tutumlar sergilemiş bireylerde güvende olma / aidiyet gibi şemaları seçebilir. Şema tiplerine göre Terkedilmiş / güvensizlik tipini sergileyen bireyler genellikle toplum tarafından güvenli bulunan kabul görülmüş kişileri çekici bulabilmektedirler. Fakat bu kişiler kendilerinin daima aldatılacağı düşünür. Yetkeci / büyüklük şemasına sahip kişiler kendileri dışında diğer insanların ihtiyaçlarını ele almaz, kendi iyilik halleri için öncelik gösterir. Temel olarak her iki stilinde direkt olarak bizler üzerinde ki etkisine göz ardı edemeyiz.


 

Ve kıymetli okur şimdiye kadar bahsettiğimiz ilişki biçimlerimizi nasıl yönetebileceğimize dair birkaç paylaşımda bulunmaya; Young’e göre üç biçimde şemalar ile mücadele yöntemi mevcuttur. Şema Teslimi yapan kişiler korku ve tabularının daha çok artacağını düşündüğü mücadele yönlerini ele alır. Bir nevi korkuları ile yüzleşmek gibi söz edilebilir. İkinci olarak Şema Kaçınmasına yönelmek isteyen kişiler korkularından uzaklaştıran tutumlar sergilemektedir. Üçüncü son olarak Şema Aşırı tipi kullananlar ise olumsuz şema tipine sahip kişinin düşündüğü tutumun tersini yapmasıdır. Bowlby’nin öncülüğünde başlattığı bağlanma stilleri zaman içerisinde değiştirilebilir hatta yaşam içerisinde aktif olarak fayda sağlanabilir seviyelere ulaşabilir. Peki stilimizi geliştirebilmenin yöntemleri neler? Kaygılı ve Kaçıngan bağlanan bireylerde genel olarak gözlemlenen öz-şefkat yönünü geliştirmek gerekir. Bunun için bireylerin negatif iç seslerine odaklanmak, diğerlerine ve kendine duyduğun saygıyı yönlendirebilmek, yeni bağlar için riskler almak ve güvenli alan (safe zone)’nunuzu genişletin (Carter, J D & ark, 2013).

Peki ya sizin içinizde hangi tip canlanıverdi? Geçmiş tecrübelerimize odaklanabilirsek eğer dönem dönem birden fazla şemayı veya stile ev sahipliği yapmış olabiliyoruz. Bazen bu süreçler içerisinde beklemediğimiz veya isteğimiz dışında tutumlar sergileyebilmekteyiz. Önemli olan bu tutumları sosyal yaşamımıza doğru bir biçimde entegre edebilmekte saklı.

Örnek birer model olabilmek adına yeni alanları, yetenekleri ve dış kanalları göz ardı etmeyelim isterim. Sahip olduğumuz bu yönlerimizi birlikte geliştirip daha konforlu hale getirelim. Uzun lafın kısası, bireyler istedikleri ve tedavi sürecinde yeni challange’lar almaya hazır hissettiği taktirde doğru sonuca ulaşabileceklerdir. Unutmayalım ki tüm çözüm yöntemleri kendi içerimizde saklı, istenildiği taktirde en güzel yolu seçeceğinizden şüphemiz yok. Karar ve tutarlılık çatısı altında yeni zorluklar almaya ve daha da gelişmekten çekinmeyin.

Görüşmek üzere, sağlıkla kalın…


 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)

Yazar

Metehan Aykut

Psikoloji Uzm. Kl. Psk.

Randevu al