Venöz yetmezlik kirli kanı kalbe taşıyan toplardamarlarda oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık çoğunlukla bacak toplardamarlarında, nadiren de kollara ait toplardamarlarda görülür.
Toplardamarlar kirli kanı kalbe taşımaya çalışırken yer çekimi de kanı aşağıya çekmeye çalışır. Kanın aşağıya dönmesi ise toplardamarlarda bulunan tek yönlü kapakçıklar sayesinde engellenir.
Bu kapakçıkların açık kalmasının, kapakçık uçlarının ya da kanın kalbe gidişinin engellenmesi gibi durumlarda kirli kan bacak toplardamarlarından geriye dönmeye, bacaklarda birikmeye ve damar içi basıncı artırarak damarları genişletmeye başlar.
Ayrıca yüksek toplardamar basıncı damar dışına serum sızmasına (Ödem), akyuvar ve alyuvarların da damar dışına kaçmasına ve buna bağlı bazı doku reaksiyonları ile birlikte bir takım cilt değişikliklerine yol açar.
Bacaklarda cilt ve cilt altı dokularda patolojik değişikliklerin ve ortaya çıkan enflamatuvar reaksiyonların da bazı semptomlara neden olabileceği belirtilmektedir.
Önlem alınmadığı takdirde bu tablonun ve semptomların kendi kendine düzelme ihtimali yoktur. Aksine, bir kısır döngü olarak sürekli ilerleyecektir. Bu hastalık daima kronikleşmeye eğilimli olduğu için ‘Kronik venöz yetmezlik’ olarak adlandırılmaktadır.
Varis ise kronik venöz yetmezliğin bir sonucu olabildiği gibi venöz yetmezlik olmadan da genetik yatkınlık nedeni ile olmaması gereken damarsal yapıların (Telenjiektazi) oluşması ile de meydana gelebilir.
Kronik venöz yetmezlik ve varis çoğu kez birbirinin yerine kullanılan isimlendirmelerdir. Biz de makalenin bundan sonraki kısımlarında tek bir terim olarak venöz yetmezlik terimini kullanacağız. Tüm insanların yüzde 15 ile yüzde 50’sini etkileyen yaygın bir toplardamar patolojisi olup genetik eğilimle beraber hareketsiz meslek, obezite veya yaşam tarzı ile de yakın ilişkidedir. Günün ilerleyen saatlerinde oluşan ödem ya da basit kılcal damarlardan cilt altında kıvrım kıvrım seyreden kalın damar görünümüne ve hatta bacak iç yüzeyinde kahverengi renk değişiminden ülserleşmiş kronik yaralara değin geniş bir yelpazede gözlenebilir.
Semptomlar ise bacaklarda şişlik, ağrı, huzursuzluk, ağırlık hissi, kızarıklık, kaşıntı, ayak tabanında yanma, ciltte kuruluk ve gece krampları olarak sıralanabilir. Bunlardan biri ya da birden fazlası gözlenebilir. Huzursuz bacak sendromu nedenlerinden birisinin venöz yetmezlik olabileceği de her zaman akılda tutulmalıdır.
Aşağıdaki venöz yetmezlik evreleri, varislerle ilişkisi ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gerekenleri net ve sistematik biçimde özetlemektedir.
Bu evreler:
Evre 0:
Evre 1:
Evre 2:
Evre 3:
Evre 4:
Evre 5:
Evre 6:
Yapılması önerilenler:
Kaçınılması gerekenler:
İlaç tedavisi gereklidir. Ödemle birlikte venöz yetmezlik semptomlarının tedavisinde ikinci ve daha ileri evrelerin tamamında ilaç tedavisine yer verilmesi önerilir.
Üçüncü evreden itibaren kullanabilecek durumda olan hastaların tamamında kompresyon çorabı önerilir. Aslında varis çorabını venöz yetmezlik olmaksızın uzun seyahatler ve uzun süreli sabit kalınan tüm koşullarda önermekteyiz.
Venöz yetmezlikli olgularda ‘reflü’ adını verdiğimiz geriye kaçak durumunun ilerlemiş olduğu ve damar çapının genişlediği olgularda hem reflüyü sona erdirmek hem damar yapısını düzeltmek hem de semptomların kalıcı tedavisini sağlamak için ısrarlı bir şekilde önermekteyiz. Venöz yetmezlikte lazer ve radyofrekans (RF) tedavileri tıbbi açıdan karşılaştırmalı ve net biçimde şu şekilde ele alınır:
1. Temel ilke (Her iki yöntem için ortak)
En sık tedavi edilen damarlar:
2. Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA)
Nasıl uygulanır?
3. Radyofrekans Ablasyon (RFA)
Nasıl uygulanır?
Kimler için uygundur?
Uygunluk şu kriterlerle belirlenir:
Uygun olmayan durumlar:
Tıbben her iki yöntem de etkilidir. Seçim; damar çapı, anatomisi, hekimin deneyimi ve hastanın beklentileri göz önüne alınarak yapılır. Pratikte, daha az ağrı isteyen hastalarda RF, çok geniş çaplı damarlarda lazer sıklıkla tercih edilir.
Yapıştırıcı nedir ve siz yapıyor musunuz?
Damar içine enjekte edilerek uygulanır. Damar iç yüzeyini birbirine yapıştıran ve bu şekilde venöz reflüyü ortadan kaldıran bir tedavi. Ancak biz kliniğimizde uygulamıyoruz.
Cerrahi tedavi dönemi kapandı mı?
Cerrahi tedavi yöntemi kapanmadı ancak cerrahi tedaviye gereksinim azaldı. Kısıtlı sayıdaki olgulara cerrahi tedavi uygulamaktayız. Fakat bu durum cerrahi tedavinin değerini azaltmamıştır. Endovenöz tedavi koşullarının mümkün olmadığı durumlar var ise bu kez de cerrahi tedaviyi ısrarla öneriyoruz.
Egzersiz ve diyet öneriyor musunuz?
Bu süreçte egzersiz ve diyet önerilmektedir. Kilo kontrolü ile beraber diyet kurallarını hastalarımıza adım adım açıklıyor, beslenme ve diyet yapmamın venöz yetmezlikte önemini ısrarla vurguluyoruz. Ayrıca her türden egzersiz ve sportif faaliyeti ısrarla destekliyor ve tavsiye ediyoruz.
Evre 1, kılcal damarların oluştuğu ve özellikle de kadınların kozmetik açıdan çok rahatsız olduğu bir evredir. Bu evreden bahseder misiniz?
Evre 1’in ciltte yüzeyel olarak kılcal damarların bulunduğu ve hastaların kozmetik yönden rahatsız oldukları evredir.
Bu damarlara şekline bizler telenjiektazi, spider varis ya da retiküler varis terimlerini kullanıyoruz. Bu olgularda görünümle ilgili rahatsızlık dışında diğer belirtiler görülmeyebilir. Bu nedenle tedavide daha çok kozmetik yönden müdahalelerimiz söz konusu olup bu olgularda da hastalığın tekrarlama olasılığı nedeni ile beslenme ve egzersiz kontrolü öneriyoruz.
Bu damarların yok edilmesi için genel algoritma ise çapı 1 mm’den geniş damarlara skleroterapi veya köpük tedavisi, çapı 1 mm ve/veya daha düşük damarlara yüzeyel lazer ya da yüzeyel radyofrekans tedavisi uyguluyoruz. Bu tedaviler seanslar halinde bölge bölge uygulanan tedavi türüdür. Genelde bir bölgeye bir veya iki seans uygulama yeterli başarıyı sağlamaktadır.
Tedavinin yan etki oranı düşüktür. Geçici renk değişimi olabilmekte ve belirli bir sürede kendiliğinden düzelmektedir. Köpük tedavisinde bazen alerjik reaksiyonlar ve ciltte uygulama bölgesinde alerjik yaralar oluşabilmektedir. Bu durumda uygulama ajanını değiştirmek veya başka bir tedavi protokolüne geçmek gerekebilir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.