MEDİKAL OZON TEDAVİSİ NEDİR?

Ozon doğada bulunan üç oksijen atomundan oluşan,renksiz,keskin kokulu,kararsız bir moleküldür. Yani bir gazdır.

Eski yunanlılar Tanrının nefesi anlamına gelen "0zein" adını kullanmışlardır.

Faydalı etkileri eski tarihlerden beri bilinmektedir. Tedavide kullandığımız ozon gazına "MEDİKAL OZON" adı verilir. % 5 oksijen ve % 5 ozon gazı ihtiva eder.

Doğada gaz halinde bulunan önemli bir oksidandır.

Çok güçlü bir dezenfektandır.

Antimikrobiyaldır.
Ozon gazı kullanılarak yapılan tedavilere OZON TERAPİ adı verilmektedir.

OZONUN ETKİLERİ
Canlı varlıklar yaşamak için enerjiye ve oksijene ihtiyaç duyarlar. Bu enerjiyi de aldıkları gıdalardan temin ederler. Oksijen ise soluduğumuz havada bol miktarda bulunmaktadır. Yeterli gıda ve oksijeni alamayan canlılar varlıklarını sürdüremez ve ölürler.

Normal yaşantımız devam ederken aldığımız gıdalardan enerji elde edilmesi esnasında dokularda bazı kimyasal olaylar oluşmaktadır. Bu kimyasal reaksiyonların sonucunda da atık maddeler meydana gelmektedir. Vücutta oluşan bu atık ve zehirli maddelere SERBEST RADİKALLER adı verilmektedir. Benzetme yapacak olursak demirin üzerindeki pas yani oksitlenme nasıl demiri zamanla çürütüyorsa, vücudumuzda oluşan bu zehirli yani başka bir deyimle OKSİDAN MADDELER’de insan vücudunun yaşlanmasına, hastalanmasına ve nihayetinde ölümüne sebep olurlar.

İnsan vücudu da bu sırada boş durmaz. Bu atık maddeler vücut tarafından atılmaya çalışılır. Bu işle görevli sisteme de ANTİOKSİDAN SİSTEM adı verilir. Yani; normal şartlar altında, ne kadar oksidan madde oluşuyorsa vücut o kadarını temizleme gücüne sahiptir. Ancak bu sistem her zaman böyle güzel çalışmaz. İki olay atık maddelerin vücudumuzda birikmesine neden olur.

Serbest radikaller anlattığım gibi vücut içinde meydana gelebildiği gibi, dışarıdan da alınabilmektedirler. Vücudumuzun temizleme kapasitesinden fazla miktarda oksidan madde alınması,
Vücudun yaşlanması ve yaşlanma sonucunda vücudumuzun atık maddeleri yok etme gücünün yani ANTİOKSİDAN KAPASİTESİNİN düşmesi
İşte bu iki nedenden dolayı vücutta zehirli maddeler (serbest radikaller) birikmeye başlar. Sonuç yaşlanma ve hastalıklardır.

OZON ANTİOKSİDAN SİSTEM ÜZERİNE ETKİ YAPARAK ANTİOKSİDAN SİSTEMİN GÜÇLENMESİNE NEDEN OLUR. Önemli etkilerinden birisi budur.

Bunun yanı sıra;

Vücutta salgılanan enzimler ve hormonları düzenler. Antioksidan görev yapan enzimlerin miktarını artırır.
Ozon; kanda bulunan eritrositlerin oksijen taşıma kapasitelerini artırır. Ayrıca eritrositlerin elastikiyetini de artırır. Bunun sonucunda eritrositlerin dokulara girişi daha kolaylaşır. Mikrodolaşım denilen ve dokuların beslenmesinde önemli rol oynayan damarlarda dolaşan kanın miktarı artar.
İmmün sistem yani vücudumuzun bağışıklık sistemi üzerine etkilidir. Ozon ile bazı hastalıklarda (Allerji gibi) bağışıklık sistemini baskılamak veya vücut direncimizi artırmak için immün sistemi güçlendirmek mümkündür.
Ozon hücrelerde enerji yapımını artırır. Buna DOPİNG etkisi adını veriyoruz. Böylece insanlar kendilerini daha iyi ve enerjik hissederler. Bu durum insan hayatına çok olumlu etkiler yapar.
Ozon kan yapımını artırır.
Ozon kan incelticidir. Kanın pıhtılaşmasını azaltır. Damarlarda tıkaç oluşmasını engeller.
Ozon kanda NO (Nitrik asit) salgılanmasını sağlar. Nitrik asit hücre yapısını düzenler, hücreleri gençleştirir. Özellikle damarların yapısını düzeltirler.
Ozon kan şekerini düzenler. Şekerin hücre içerisine geçişini sağladığından kan şeker düzeyi azalır.HbA1C denilen ve şeker hastalarının takibinde kullanılan hemoglobin sevilerinde azalma meydana getirir.
Ozonun ayrıca solunum sistemi, Mide barsak sistemi, böbreklerde, kadın hastalıklarında, göz hastalıklarında ve cilt hastalıkları üzerinde de olumlu etkileri vardır.

MEDİKAL OZONUN ETKİ MEKANİZMASI
Ozonun oldukça geniş bir hastalık grubunda kullanılması,başarılı sonuçlar alınması genellikle iyi klinik deneyimlerle sonuçlanması hekimleri ve bilim çevrelerini bu molekülün etki mekanizması üzerine daha çok düşünmeye sevk etmiştir.

Etki mekanizması konusunda çalışmaların bir kısmı sonuçlanmış olmakla birlikte bir kısmıda halen açıklama beklemektedir.

  • Yüksek derecede oksidan olan ozon aynı zamanda nasıl antioksidan olabiliyor?
  • Bu mümkün müdür?
  • Mümkünse hangi mekanizmalar üzerinde antioksidan olabiliyor ?
  • Cevaplamamız gereken temel soru budur.

Bu konu üzerine en çok emek harcayan ve dökümantasyona gidenler Rus hekimleri ve bilim adamlarıdır. Ancak medikal ozonun batı standartlarında kullanımı ve ortak bir dil oluşturulması konusundaki çalışmaların onuru Siena Üniversitesinden fizyolog Prof.Dr. Vello Bocci'ye ve Alman biolog Renete Viebahn'a aittir. Dr.V.Bocci özellikle majör ozon uygulaması sonucu sitokinler üzerinde çalışmış ve sonuçlarını yayınlamıştır.

MEDİKAL OZONUN TIBBİ SÜLÜKLE BİRLİKTE KULLANIMI
Medikal ozon sülük tedavisi ile birlikte uygulanması halinde sülüğün şifa etkisini arttırır.

Normalde 12 seans olan bir kür Tıbbi Sülük Tedavisini 10 seansa indirir. Yapılacak olan kür sayısını

da azaltır. Sülük ve ozon tedavisi adete ikiz kardeş gibidirler. Bu nedenlerden dolayı, aksine bir

durum olmadığı müddetçe ozon ve sülük tedavisi birlikte uygulanmalıdır.

Sülük ve ozonun birlikte başarı ile kullanıldığı hastalıklardan bazıları;

  1. Parkinson hastalığı
  2. Alzheimer hastalığı
  3. Multıple Skleroz (MS) hastalığı
  4. Fibromyalji (Yumuşak doku romatizması)
  5. Migren
  6. İnme (Felç) hastalığı
  7. İlerlemiş Bel Fıtığının 100 günlük tedavisinde
  8. Behçet hastalığı
  9. Görme kayıpları, Gece körlüğü
  10. İşitme kayıpları
  11. Vertigo (Baş dönmesi)
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yazar

Serhat Duruhan Beyin Ve Sinir Cerrahisi Op. Dr.

Randevu al Profili görüntüleyin

Yorumlar: (0)