Neden Sürekli Aç Hissediyorum?

Yazar Sema YıldızDiyetisyen • 24 Mart 2021 • Yorumlar:

Vücudumuz enerji için yiyeceğe ihtiyaç duyar. Otururken bile enerji harcadığımızı düşünürsek gerçekten de yiyecekler bizim yakıtımızdır. Burada doğru ve kaliteli yakıtı almak vücut işleyişi açısından önem taşır. Unutmamak gerekir ki ne yersek o’yuzdur. Bu nedenle uzun süreli aç kaldığımızda veya gün boyunca yeterli enerjiyi alamadığımızda gün sonunda enerji ihtiyacını kapatmak için açlık hissetmemiz normaldir. Öğün planlamasının ve içeriğinin ihtiyaçlarınıza göre doğru şekilde yapılması gerekir. Ancak duygusal durumumuza göre yeme şeklimizi yönetiyorsak veya yemekten sonra bile yemek yeme isteği varsa farklı durumları değerlendirmek gerekir.
Burada açlığın kaynağını sorgulayıp psikolojik ve fizyolojik açlığın ayrımını yaparak nedenlerine göre planlama yapılması gerekir.

Bazı sağlık sorunları açlık hissine neden olabilir.

 

DİYABET

Vücudunuz gıdalardaki şekeri glikoz adı verilen yakıta çevirir. Ancak şeker hastalığınız olduğunda, glikoz hücrelerinize ulaşamaz. Hücreleriniz glikoza ulaşamadığı için size daha fazla yemenizi söylerek glikoz ihtiyacını karşılamaya çalışır.

Özellikle tip 1 diyabeti olan kişiler çok miktarda yemek yiyebilir ve yine de kilo verebilirler.

İştahınızdaki artışa ek olarak, diyabet semptomları şunları içerebilir:

Aşırı susuzluk

Daha sık idrara çıkma ihtiyacı

Kilo kaybı açıklayamazsın

 Bulanık görüş

İyileşmesi uzun süren kesikler ve morluklar

Elinizde veya ayaklarınızda karıncalanma veya ağrı

 Yorgunluk


 

HİPOGLİSEMİ

  Hipoglisemi, vücudunuzdaki glikoz çok düşük seviyelere düştüğünde sahip olduğunuz şeydir. Bu, diyabetli kişiler için ortak bir endişedir, ancak diğer sağlık sorunları da buna neden olabilir. Hepatit, böbrek bozuklukları, pankreasınızdaki nöroendokrin tümörler  ve adrenal veya hipofiz bezlerinizle ilgili sorunları işaret edebilir.

Ağır vakalarda, hipoglisemili kişiler sersemlemiş görünebilir. Sözlerini karıştırabilir ve yürümekte güçlük çekebilirler. Diğer semptomlardan bazıları şunlardır;

Kaygı

Kalbin atıyormuş gibi hissetmek

Soluk ten

Titreme

Terlemek

Ağız çevresinde karıncalanma

 

UYKUSUZLUK

Sirkadiyen ritim dediğimiz biyolojik saatimiz gece ve gündüz döngüsüne göre düzenlenmiştir. Vücudumuzun hormon salınımları bu döngüye bağlı olarak gerçekleşir. Yetersiz uyku durumunda biyolojik ritmimiz bozulmuş olur. Yeterince dinlenmemek, vücudunuzdaki açlığı kontrol eden hormonları olumsuz etkileyebilir. Uykusuzluk çeken insanlar daha iştahlı olabilirler ve tok hissetmekte zorlanırlar.Yapılan çalışmalarda vardıyalı çalışanların kilo problemine daha yaktın olduğu gösterilmiştir. Ayrıca yorgun olduğunuzda yine hormon dengesizliğinden dolayı sizi yüksek yağlı, yüksek kalorili yiyecekleri arzulamanız daha olasıdır.

 

STRESS

Endişeli veya gergin olduğunuzda, vücudunuz kortizol adı verilen bir hormon salgılar. Bu, açlık hissini arttırır. Stres altındaki birçok insan aynı zamanda kendisini  yatıştırmak için şeker, yağ veya her ikisi de yüksek yiyecekleri arzulamaktadır. 

Bizi etkileyen herhangi bir duygusal olayda farkında olmadan da olsa yiyeceklere sığınabilir.  Bunun bize kısa süreli bir rahatlama hissi vereceğinin farkında olarak buna neden olan sebep üzerinden çözümler bulmalı ve stres kontrolü sağlayabileceğimiz yöntemlerden faydalanmalıyız.

 

BESLENME DÜZENİ

Tüm yiyecekler sizi aynı şekilde doyurmaz. Uzun süre tok kalmanızı sağlayacak besinler; yağsız etler, balıklar veya süt ürünleri gibi protein bakımından zengin yiyecekler veya lif bakımından zengin sebze ve meyvelerdir. Bu besinleri öğünlere eklemek tokluk sürenizi arttıracak ve dengeli bir öğün yapmanızı sağlayacaktır.

Hamur işleri, beyaz ekmek, birçok paketlenmiş yemek ve hızlı yiyecekler bu besinlerden yoksundur ancak yağ ve sağlıksız karbonhidrat bakımından yüksektir. Bu ürünlerin tüketimi kan şekerinizde oluşturduğu dengesizlikten dolayı kısa süreli tokluk ve tatmin duygusu sağlasa da çok kısa bir zaman sonra tekrar aç hissetmenize neden olur. Bağımlılık yapıcı etkileriyle de sizi sürekli daha fazlasını tüketmeye iter.

Hızlı yemek yerine, yemeğinizi çiğnemek ve tadını çıkarmak ne yediğinizin farkında olmanızı sağlayarak beyninize doydum sinyallerini göndermenize yardımcı olacaktır. Böylece kendizi daha tok hissetmiş olacaksınızdır. 

 

HAMİLELİK

Gebelik döneminde özellikle ilk trimesterdan sonra iştahınızda bir artış fark edebilirsiniz. Bu, vücudunuzun bebeğin büyümesi için yeterli besin almasını sağlamanın bir yoludur. Artan enerji  ihtiyacı karşılanmalı ama aşırıya kaçılmamalıdır. Gereğinden fazla kilo artışının bebeği de olumsuz etkiyeceği unutulmamalıdır.

 

TİROİD PROBLEMLERİ

Tiroid, boynunuzda bulunan kelebek şeklinde bir bezdir. Vücudunuzdaki her organın çalışma hızını kontrol eden hormonlar üretir. Tiroid için orkestranın şefidir diyebiliriz. Tiroidin az veya çok çalışması sistemlerin işleyişinde sorunlara neden olabilir. 

Büyümüş bir tiroid bezinin yanı sıra, sorunun diğer belirtileri şunlardır:

Hızlı nabız

Sinirli hissetmek

Normalden daha fazla ter

Kas Güçsüzlüğü

İçtikten sonra bile susama

 

SUSUZLUK (DEHİDRASYON)
Aç mısın yoksa susadın mı? Bazen susuzluk sinyalleri açlıkla karışabilir. Aç hissedilen zamanlarda su tüketiminin sorgulanması oldukça önemlidir. Ayrıca su olmadan yağ yakamayacağımızı da unutmamak gerekir.

Diğer dehidratasyon belirtileri şunları içerir:

Baş dönmesi

Yorgun hissetmek

Daha az sıklıkta işemek veya koyu renkli işemek

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)