Oyun Terapisi

Yazar Kübra MetePsikolog • 30 Ekim 2019 • Yorumlar:

Oyun terapisi, çocukların yaşamlarını uyumlu ve mutlu geçirmelerini amaçlayan gelişimsel odaklı bir terapi şeklidir. Bu özel süreçte çocuğun oyunu ve oyuncağı kullanarak kendini ifade etmesine olanak sağlanır. Çocuk sanat, drama ve fantezi içeren oyunlarla kendini ifade etmeyi başarır. Koşulsuz kabulün ve ilginin olduğu bir ortam onun için en değerli adımdır. Yetişkinler gibi duygularını konuşabilme ve ifade etme becerileri gelişmemiş olduğundan oyun en uygun tedavi unsuru kabul edilir.

Düzenli bir şekilde gerçekleştirilen oyun seansları ile en öncelikli amaç; çocuğun terapiste ve oyun odasına güven duymasıdır. Bu güven sürecinin oluşması için görüşmelerin çok düzenli ve hatta aynı gün aynı saate denk gelecek şekilde düzenlenmesi esas alınır. Bir diğer güven unsuru oyun odasının her seferinde aynı düzende bulunmasıdır. Oyun terapisine dahil olan bir çocuğun bir şekilde dışarıdaki dünyaya karşı tedirginlikleri ve güvensizlikleri yoğun olabilir. Ancak oyun terapistinin her hafta aynı ortamda onu karşılıyor olması ve girdiği odadaki herşeyin her seferinde aynı bulunması içsel güven duygusunu oluşturan bir mekanizmaya hizmet eder. Dünyada bir yerlerde tutarlı ve güvenilir birileri var hissi oluşur.

Çocuğun içsel düzenini iyileştirmeye çalıştığımız bu süreçte, çocuk için tutarlı ve güvenli bir dünya oluşturmak için ebeveynlerin de sorumlulukları vardır. Kararlı bir şekilde başlayan ebeveyn desteğiyle görülen sonuçlar belirgin ölçüde fark eder. En öncelikli olarak ebeveynin buna inanması gerekir. Oyun terapisine gitsin ve çocuk hemen iyi olsun ya da davranışları bir an önce okula uyumlu hale gelsin diye gerçekçi olmayan beklentilere sahip olan ebeveynlerin çok hızlı başlayıp hızlı bir şekilde bitirme davranışına girdikleri görülmektedir. Ebeveynler çocukları oyun terapisine devam ederken bazı davranış şekillerini destekle birlikte yenilemeyi amaç edinmeleri gerekir. Her hafta çocuğun oyun odasında gösterdiği içsel çabayı ebeveyn de gösterirse işbirliği sağlanmış olur. İşbirliği olmadığında çocuk içsel olarak fayda görmeye devam eder ama bu faydanın süreklilik ve kalıcılık sağlaması için daha fazla zamana ihtiyaç duyulur.  

İşbirliği sağlamaya istekli olan ebeveynlerle oyun terapisine başlanırken sorumluluk ve tutarlılık konusunda çalışmalar yapılır. Ebeveynin çocuğuyla olan ilişkisinde eksik olan ya da problem yaşanan etkenlerde bir onarma çalışması başlanır. Çocuğunun gelişim düzeyi, mizacı, yaşadığı problem dikkate alınarak bir formülasyon hazırlanır ve oyun terapisi çocuğun merkezde olduğu bir tedavi süreci olduğundan çocuğun saati dediğimiz kavrama teslim olunur.        

 

Özellikle çocuk merkezli oyun terapisinde tüm odakta çocuğun kendisinin olduğu düşünüldüğünde tamamen çocuğun kendi sürecine odaklanılır. Oyun terapisinde çocuk neyi çözümlemek istediğine tamamen kendi içsel süreçleri ile karar verir. Hocamız Reyhana Seedat, çocuğa teslim olun ve sürecin onu nasıl iyileştirdiğini göreceksiniz der. Çünkü çocuk kendisine iyi gelecek olanı en iyi bilendir. 

 

Ailelerin en büyük soru işaretlerinden biri olan oyun terapisi işe yaracak mı sorusu düşünüldüğünde buna kesinlikle evet ya da hayır diye bir cevap vermek doğru olmayacaktır. İşe yaracak mı ifadesi biraz geniş bir ifade olduğundan bunu biraz açabiliriz. Oyun terapisi bir sihirli çubuk olmadığına göre yaşanılan problemin bir anda yok olmasına veya tamamen geçmesine  odaklanılmaz. Ebeveynlerin öncelikle bunu anlaması sağlanır. Çocuğun adım adım iç düzenine odaklanılır. Tutarlı ve sınırları olan bir dünyaya güven duygusu oluşturularak kendini bir birey gibi hissetmeye başlayan çocuk kendisine ve çevresindekilere saygı duymayı geliştirir. Bunun yanında çözümlemeye ihtiyaç duyduğu konuları da çalışmaya başlar. Ama sonuç olarak bunun nasıl olacağına ve ne kadar süreceğine kendisi karar verecektir. Bizler sadece bu yolda kendisine eşlik eden yol arkadaşları olabiliriz.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)