Özgüven Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Yazar Gökhan BingölPsikolog • 5 Ocak 2022 • Yorumlar:

Özgüven eksikliği yaşayan bireylerin olası yaklaşımları aşağıdaki gibi ifade edilebilir.

Ben bu işi başaramam. Herkes yapar ama ben yapamam. Bir tek ben yapamam.
Bu iş yerindeki herkes benden daha iyi. Başaramayacak tek kişi benim.
Yeni bir ortamda çalışamam. Onlara ayak uyduramam.

Öz güven ile ilgili problemler karşımıza her zaman eksiklik olarak çıkmamaktadır. Zaman zaman aşırı öz güven gibi bir sorunla da karşılaşılmaktadır. Bu kişilerin özellikleri ve kurduğu cümleler aşağıdaki gibi ifade edilebilir.

Kesinlikle başarılıyım. Ben en iyisiyim, onlar iyi değil.
En güzelini hep ben yaparım.
Başkalarıyla içten içe bir rekabet sürecine girerler.
Halk arasında özgüvenin tavan yapması olarak bilinen bu sorunu yaşayan kişilerdeki en büyük eksikliğin kendilerini geliştirmekten uzak durmaları olduğu gözlemlenmektedir. Kendine güvenme düzeyinin daha üstündeki gurur ve kibir özellikleri nedeniyle gelişim ve değişime açık olamamaktadırlar.

Bu Belirtiler Öz Güven Eksikliğinizin Olduğunu Gösterir

Depresyon, sosyal fobi gibi kaygı bozuklukları, madde bağımlılığı, yeme ve kişilik bozukluğu olan kişilerde öz güven eksikliği sık görülmektedir. Öz güven eksikliğinin belirtileri şunlardır;
• Hayır diyememek, ilişkilerinde sınır koyamamak, diğerleri tarafından kullanılmak.
• Eleştirilere karşı aşırı hassas olmak. Kendini beceriksiz ve yetersiz görmek.
• Sosyal ortamdan kaçınmak, başkalarının önünde sunum veya konuşma yapmaktan çekinmek.
• Kendini her seferinde başkaları ile kıyaslamak. İçe kapanmak ve asosyal olmak.
• Kendini değersiz, yetersiz ve başarısız olarak değerlendirmek.
• Hızlı bir şekilde umutsuzluğa kapılmak. Karamsar olmak.
• Diğer insanlar tarafından kolay bir şekilde reddedileceğine inanmak ve önemsenmediğini düşünmek.
• Karar almakta zorlanmak. Fikir belirtememek. Konuşma, sunum yapmaktan çekinmek.
• Düşük beklentilere sahip olmak. Olumsuz olaylardan çok kolay bir şekilde etkilenmek.
• Fiziksel görünüşünü beğenmemek, olumlu yanlarını ve başarılı yönlerini görmezden gelmek.
• Sevilmeme, suçluluk, pişmanlık ve utanç hislerini ciddi bir şekilde hissetmek, yaşamak.
• Fikrini, düşüncesini, hissiyatını söyleyememek, söylerse onaylanmayacağına veya küçük düşeceğine inanmak.
• Çok fazla bir şekilde başkalarına ihtiyaç duymak.
• Kendi adlarına risk alamamak. Düşük beklentilere sahip olmak.

Öz Güven Eksikliği Yaşayan Biri Nasıl Davranır?

-Herhangi bir karar almak ya da eylemde bulunmak için cesaret toplayamaz, başarısız olma korkusu her zaman baskın gelir.

-Diğer insanların fikirlerinden korkar, kendi fikirlerini belirtmekten ya da savunmaktan çekinir, itiraz görünce hemen geri çekilir.

-Eleştirilmekten ya da övülmekten korkar; iyi ya da kötü bir yorum karşısında aşırı ve nedensizce kaygı duyar.

-Başkalarını taklit eder; birilerine yaranmak üzere onun gibi davranır, kendi kişiliğini yansıtmaktan kaçınır.

-Başkalarının daha iyi, daha başarılı olduğunu düşünür.

-Toplum içine girme korkusu yaşar. Sosyal ortamlardan kaçınır, özellikle topluluk içinde öne çıkmayı (konuşmayı vs.) gerektiren durumlardan kaçar.

-Herhangi bir işe başlarken başkalarının onayını almak ister. Başkalarının fikirlerine danışıp onayını almadan harekete geçemez, kendi kendine karar veremez.

-İnsanların söylediklerini ve düşündüklerini kendine göre yargılamaz. Kendi yargılarını kıstas alıp başkalarının gözündeki değerini ona göre ölçer.

-Göz temasından olabildiğince kaçınır. İnsanlarla konuşurken gözlerini sık sık kaçırır.

Öz Güven Eksikliği Olan Kişilerin Özellikleri Nelerdir?

-Eleştirilmeye tahammül edememe,
-Aşırı eleştirel yaklaşım,
-Kendinden ve çevresindekilerden hoşnutsuzluk,
-Yerli yersiz suçlama eğilimi,
-Başkalarına zarar verme ve işkence yapma isteği,
-Rekabetten hoşlanmama,
-Yalnız kalma ve çekingen olma eğilimidir.

Öz Güven Eksikliği Olan Bir Birey Toplum İçinde Nasıl Davranır?
Öz güven eksikliği olan bir kişi topluluk içine girdiğinde kolay bir şekilde düşüncesini, fikrini belirtmez. Örneğin; grup olarak yemek yenilecek ise ne yiyeceği sorulduğunda öz güven eksikliği olan bir kişiden fark etmez cevabını alma ihtimaliniz çok yüksektir. Bir yere geziye gidiyorsunuz diyelim ve gruptakilerin fikirlerine başvuru yapıyorsunuz ve öz güven eksikliği olan bir kişiden çok yüksek bir olasılıkla "ben uyarım, benim için fark etmez." cevabını alırısınız. Sinemaya giderken dahi fikrini belirtmekten çekinir. Alt düşüncede diğer kişiler beni reddeder ve dışlarlar gibi bazı kodlar yatmaktadır. Yine farklı bir örnek verirsek; bir grup içinde bir tartışma söz konusu olduğunda öz güven eksikliği olan bir birey tartışılan o konuyla ilgili kendi duygu ve düşüncelerini belirtmekten kaçınır ve sessiz bir şekilde oturmayı tercih eder. Öz güven eksikliği olan bir kişi üç-beş kişinin önünde bir enstrüman çalamaz, çalmakta çok ciddi zorluk çeker. Buna benzer örnekler çoğaltılabilir.

Öz Güven Eksikliği Olan Bir Öğrencinin Okul Hayatı Nasıl Olur?
Öz güven eksikliği olan bir öğrenci sorunun cevabını bilse dahi parmağını kaldırıp cevap vermekten çekinir. Diğer öğrenciler ile iletişimi kopuktur. Sessiz bir şekilde sırasına gelir oturur ve evine aynı şekilde gider. İletişim içinde olduğu bir iki arkadaşı ya vardır ya da yoktur. Öğretmenler kendisini içe kapanık, çok sessiz, efendi bir öğrenci olarak tanımlayabilirler. Öz güven eksikliği olan bir öğrenci performans gerektiren beden eğitimi gibi derslerde midem ağrıyor gibi herhangi bir bahaneyle sürekli bu derslere girmekten geri durur. Çünkü rezil olacağı düşüncesi vardır.

Öz Güven Eksikliği Olan Bir Bireyin İkili İlişkileri Nasıldır?
Öz güven eksikliği olan bir kişi ikili ilişkilerinde ciddi zorluklar çekebilir. İletişimde göz teması çok önemlidir. Karşıyı ciddiye aldığınızı, önemsediğinizi gösterir. Öz güven eksikliği olan kişiler göz teması kurmazlar, kurmakta çok ciddi zorluk çekerler. Öz güven eksikliği olan kişinin göz teması kuramaması, muhattabı olan diğer insanlar tarafından "ciddiye alınmıyorum" düşüncesine neden olabilir. Çekingen kişiliğinden ötürü diğer insanlar onla iletişim kurmakta zorluk çekerler. Sessiz ve kaygılı duruşu karşısındaki bireyleri kaygılandırabilir, dolayısıyla insanların antipatisini kazanır. Bu durum öz güven eksikliği olan bireyin asosyalleşmesine sebep olur. Bu durum da bireyin git gide karamsar bir kişiliğe büründürür. Nihayetinde depresyonun ayak sesleri duyulur. Böyle bir durumda birey depresyona rahat bir şekilde girer.

Öz Güveni, Cesaret İle Aynı Şekilde Değerlendirmek Mümkün mü? Ayrıldığı Yönler Neler?

Bu iki kavram birbirine çok yakın gibi görünse de aslında farklı. Öz güven, insanın kendine yönelik iyi duygular geliştirmesi sonucu, benliğinden memnun olması ve bunun sonucu olarak kendisi ve çevresiyle barışık olması iken cesaret, başına gelecek herhangi bir şeyden çekinmemektir. Öz güven geçmişten gelen bir altyapı gerektirirken, cesaret buna ihtiyaç duymuyor. Herkes cesur olabilse de öz güvenli olmayabiliyor. Cesaret, başkalarının veya bir üst değerin dayatmasıyla olsa da öz güven, kişinin bizzat kendine dayatmasıyla ortaya çıkıyor. İkisinin de fazlası zarar verebiliyor.

Kişinin Düşük Olan Öz Güvenini Arttırmaya Çalışmak Yerine Öyleymiş Gibi Davranması Doğru Mu? Olmayan Bir Şeyi Varmış Gibi Göstermek İnsan Psikolojisini Nasıl Etkiliyor?

Öz güven eksikliği yaşayan insanların öz güvenliymiş gibi davranması kendilerini daha çok yormasına ve yıpratmasına neden oluyor. Örneğin; öz güveni düşük bir insan toplumda rezil olmamak için konuşmamayı tercih ediyor ve muhtemelen sohbete katılan insanları öz güvenli olarak tanımlıyor. Öz güvenli görünmek için sohbete katılması gerektiğini düşünebiliyor. Söyleyeceği cümle için uzun zaman düşünmesi gerekebiliyor. Sohbete katılma isteği ve rezil olma korkusu birleştiğinde ise kızarma, el ve seste titreme gibi fiziksel belirtiler ortaya çıkabiliyor. Hatta belki söylediği bir cümle için bile doğru yerde, doğru şeyi konuşup konuşmadığı hakkında uzun süre düşünebiliyor. Yaşanan bu süreç kişi açısından hem fiziksel hem de ruhsal olarak yorucu oluyor.

Bir sorunu çözmek için öncelikle sorunun varlığını kabul etmek gerekiyor. Öz güvenliymiş gibi görünmek yerine düşük olduğunu fark edip, çözüm için ne yapabilirim diye düşünmek yaşanacak ruhsal yıpranmaları engellemeye yardımcı oluyor. Çünkü olmayan bir şeyi varmış gibi göstermenin bir girdabın içinde sürüklenmekten farkı yok. Bu durum, ruhsal durumu olumsuz etkileyerek yaşanan öz güven problemlerini daha da arttırıyor.

Öz Güven Eksikliği Problemi Kalıcı Mıdır?
Öz güven eksikliği kesinlikle kalıcı bir problem değildir. Öz güven eksikliği sorunu kaderiniz değildir. Öz güven eksikliği çözümü olan bir problemdir. Mutlaka bir psikologdan destek almakta fayda vardır. Bu alanla ilgilenen psikologdan destek alarak öz güven eksikliği probleminizden kurtulabilirsiniz.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)