Gerçek bir tehlike anında hayatta kalmamızı sağlayan savaş ya da kaç mekanizması, ortada somut bir tehlike yokken beynin hatalı alarm vermesiyle devreye girer ve panik atak ortaya çıkar.
Panik atak, sadece biyolojik bir alarm sisteminin devreye girmesi değil, benliğin psikolojik olarak kendini koruma mekanizması yetersiz kaldığında veya çöktüğünde yüzeye çıkan yoğun bir anksiyete patlamasıdır.
Kişi, çocukluk döneminde hem cins ebeveyniyle rekabet eder. Fakat bu rekabetle birlikte, hem cins ebeveyni tarafından cezalandırılma korkusu ve onu alt etmenin suçluluk duygusunu yaşar. Bu dönemi başarıyla atlatamayan çocuk, yetişkinlikte katı ahlak mekanizması geliştirir. Yetişkinliğinde ise rekabet gerektiren durumlarda veya rekabetin başarıyla sonuçlandığı durumlarda ya da karşı cins ile yakınlık gerektiren durumlarda katı ahlak mekanizması devreye girerek kişide kaygı, korku, suçluluk hisleri ortaya çıkarır ve kişi bu durumlarda panik atak geçirebilir.
Obsesif Kompulsif yapıda görülen panik atak ise genellikle “kontrolün kaybedileceği” korkusuyla tetiklenir. Kişi, zihnini veya bedenini bazı olumsuz duygulara, yasaklı arzulara karşı koruyamayacağını ve kontrol edemeyeceğini hissettiği an panik patlaması yaşar.
Narsisistik yapılarda panik atak ise bir “özsaygı ve varoluş” krizidir. Dışarıdan mükemmel görünen maskenin çatlaması, derinlerdeki değersizlik ve boşluk duygularını sızdırır ve panik atağa sebep olabilir. Kişi, başarısızlık, değersizleştirilme, yetersiz görülme gibi narsisistik kırılma yaşayacağını düşündüğü ve narsistik büyüklenmeciliği tehdit altına girdiği durumlarda panik atak geçirebilir.
Borderline yapılarda görülen panik ataklar ise genellikle nesne ilişkileri ve “yakınlık-uzaklık” dengesizlikleriyle doğrudan bağlantılıdır. Bu kişilerde panik atak, nesneyle çok yakınlaşıldığında öteki tarafından boğulma ve kendiliğini kaybetme korkusuyla tetiklenirken, nesneden uzaklaşıldığında ise tamamen yalnız kalma korkusuyla tetiklenebilir.
Panik atak semptomları genellikle aniden başlar, 10-15 dakika içinde zirve noktasına ulaşır ve ardından yavaş yavaş azalarak kendiliğinden geçer. Atak sonrasında kişi “yeni bir atak geleceği” korkusuyla tetikte hisseder.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.
17/08/2026
14/08/2026
14/08/2026