Kalbiniz hızlanıyor, nefesiniz daralıyor, zihniniz sizi terk edecekmiş gibi… Sanki ölüm çok yakında ve siz o anı durduramıyorsunuz. Buna “panik atak” diyoruz. Ama aslında bu, zihninizin başa çıkmaya çalıştığı bir dalga gibi. Ve belki de asıl mesele, bu dalgadan kaçmak değil, ona nasıl yaklaşacağımızla ilgili.
ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) panik atak için bize şöyle der:
“Kontrol, sizi hayatta ilerletmez; yön verirseniz yürüyebilirsiniz.”
Panik anında zihniniz “savaş ya da kaç” devresine girer. Kalp atışınız hızlanır, kaslarınız gerilir, nefesiniz değişir. Bu biyolojik yanıtla savaşmak, bedeni daha çok alarma geçirir.
Terapide gördüğümüz en temel gerçek şu: Panik ataktan kurtulmak değil, onunla yaşamayı öğrenmek iyileştirir.
ACT terapisinde sıkça kullandığımız bir panik atak metaforu vardır:
Panik atağınız, sizi korkutan bir yolcudur. Ama otobüsün direksiyonu sizdedir. Gideceğiniz yön hâlâ size aittir.
Korkularınız otobüse binmiş olabilir, hatta bağırıyor da olabilir. Ama siz hâlâ direksiyondasınız. Yönünüzü, değerlerinize göre seçtiğinizde; örneğin özgürlük, sakinlik, anlam, temas, o korkuların sesine rağmen ilerleyebilirsiniz.
İstanbul Büyükçekmece’deki Psikenue Psikoloji Kliniği’nden bir not. Terapi, panik atağı susturmaz. Ama sizi, ondan korkmamaya davet eder. Psikenue’deki terapötik yaklaşımımız, kişinin yaşadığı semptomla savaşmak yerine, onunla daha güvenli ve değer odaklı bir ilişki kurmasını hedefler.
Zihin panikler, ama siz yürümeye devam edebilirsiniz.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.