Psikolojik Danışma ve Psikoterapi, Farklar Koşullar ve Kurallar

Yazar Yaşar ErtürkPsikolog • 15 Mart 2019 • Yorumlar:

PSİKOLOJİK DANIŞMA

Bireylere; problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kendisini ve çevresini daha iyi tanıması, kapasitesini kendisine en uygun düzeyde geliştirmesi, çevresine sağlıklı bir şekilde uyum sağlaması için uzman kişilerce verilen psikolojik yardımlardır.

Psikolojik danışma 1-5 seans süren, kişiye problemi ve çözüm yolları üzerine genel bir bakış açısı sağlayan bir süreçtir.

PSİKOTERAPİ

Psikolojik ve duygusal hastalıkların ilaç veya diğer herhangi bir tıbbi araç olmaksızın konuşma ile psikoterapi yöntemlerine bağlı olarak çözümlenmesidir. Bu noktada psikoterapinin ilaç tedavisinin yanında da kullanılabileceğini belirtmek gerekir.

Öncelikle, psikolojik danışma hizmetini veren kişiye “psikolojik danışman” denir. Bu kişilerden yardım alan kişilere ise “danışan” denir. Danışanların bu hizmet için başvurma gerekçelerine baktığımız zaman: uyum problemleri(yeni bir çevreye, ortama, yaşam dönemine vs.), mesleki, eğitim ve kişisel problemler, kendini tanıma, kendini geliştirme, karar verme becerilerini arttırma, ileri seviyede olmayan psikolojik problemler.Psikolojik danışmanın ilk amacı bireyi tanıma ve kendine tanıtma, en temel amacı ise yaşadığı problemi anlamadır. Genel olarak uygulandığı yerler her düzeydeki okullar, sosyal kuruluşlar, kısmen hastanelerdir.

Psikoterapi hizmetini veren kişiye ise “psikoterapist” denir. Bu hizmeti klinik psikologlar ve psikoterapi eğitimi almış psikiyatristler verebilir. Bu hizmet ileri düzeyde psikolojik problemler yaşandığı ve bu problemlerin kişinin hayatını etkilediği durumlarda kullanılır. Bu problemler hastanın uzun sürelere varacak şekilde bu hizmeti almasını gerektirebilir.Psikoterapinin genel amacına baktığımız zaman bunun açık bir şekilde tedavi ve iyileşme olduğunu görebiliriz.

Psikolojik danışmada bireylerin daha çok pozitif yönlerinden hareketle çalışılır, pozitif yönlere vurgu yapılır. Psikoterapide ise var olan rahatsızlık iyileştirilmeye çalışılır, olumsuz olan durumun seviyesinin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasına odaklanılmıştır.

Danışmanlık dendiğinde kısa süreli, hatta tek seanslık ve çok nadiren beş seansı geçmeyecek şekilde profesyonel bir yardım akla gelirken, psikoterapide bu süreç daha uzundur,.Danışmanlık genelde problem merkezlidir ama psikoterapi, kişiyi merkezine alır. Psikoterapide ve danışmanlıkta yaşanan süreç benzerdir ama zaman konusunda aralarında farklılık vardır. Esasen danışmanlıkta yapılan şey, insan davranışının belli bir alanında, uzman olmuş bir kişi tarafından bilgi ve tavsiye verilmesidir ama psikoterapi, kişilerin neyi-neden düşündüklerini, hissettiklerini yada bu yönde davranışlar sergilediklerini bulmasına yardımcı olan bir süreçtir

Örnek vermek gerekirse: Derslerini çalışmayan bir çocuğa sahip anne bu problemin çözülmesi için psikoloğa başvurur. Eğer psikolog ‘’ danışmanlık’’ yapacaksa anne ve çocuğu dinler, onlara soru sorar ve en sonunda bilgi,tavsiye verir. İki taraftan kaynaklanan problemler üzerinden bir anlaşma sağlanır, eğer anne-çocuk bu anlaşmaya sadık kalırsa problem zamanla ortadan kalkar. Bu da danışmanlığın başarılı olduğunu gösterir.

Ancak anne ve çocuk danışmanlığa rağmen hala problemlerin devam ettiğini bildiriyorsa burada taraflardan biri veya her ikisi anlaşmayı yerine getirmiyor demektir. Bu noktada neden bu problemin devam ettiğini anlamak için psikoterapi önerilir. Eğer problemi devam ettirdiği düşünülen kişi bunu kabullenirse uzman psikoterapist rolüne bürünür. Artık bilgi ve tavsiye veren birisi değil; kişinin kendisini anlamasını sağlayan ve kişinin probleminin kaynağını görmesini sağlayan bir uzman olarak varolur. Burada eğitimini aldığı terapi yönteminin tekniklerini uygular. Süresi problemin çözümüne gore değişiklik gösterir, ancak kısa bir süreç değildir.

Her ikisinde ortak olan nokta şudur: Seanslar psikolog ve danışanın birlikte belirlediği gün ve saatte gerçekleşir. Bu gün ve saatin süreç boyunca ( önemli bir durum olmadıkça) aynı kalması, düzenli devam edilmesi, eğer danışan çocuksanvelisinin de mutlaka bu süreçte bulunması gerekmektedir. Zaman ve devamlılık konusunda yaşanan aksaklıklar süreci de etkileyecektir. En önemli noktalardan biri de şudur: Psikoloğa gelecek olan kişinin ( çocuk-yetişkin farketmez) kendi isteğiyle gelmesi gerekmektedir. Psikologla görüşmeye zorlanan herhangi bir kişi danışmanlık ve psikoterapi sürecine alınamaz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)