Bir anda kalbinizin hızla çarpmaya başladığını, nefes alamıyormuş gibi hissettiğinizi, başınızın döndüğünü ve “Galiba ölüyorum.” diye düşündüğünüzü hayal edin. Bu durum, birkaç dakika içinde ortaya çıkabilir ve yaşarken gerçekten çok korkutucudur. İşte buna panik atak denir.
Panik atak yaşayan birçok kişi, ilk atağında acil servise gider. Kalp krizi geçirdiğini, felç olacağını ya da bayılacağını düşünür. Yapılan tetkikler normal çıktığında ise kafası daha da karışabilir. Çünkü yaşadığı şey gerçektir; sadece nedeni düşündüğü gibi fiziksel bir hastalık değildir.
Panik atak, yoğun korku ve kaygının aniden ortaya çıkmasıyla birlikte yaşanan fiziksel ve duygusal belirtiler bütünüdür. Genellikle birkaç dakika içinde en yoğun seviyesine ulaşır ve sonrasında yavaş yavaş azalır.
Bu sırada kişi;
• Kalp çarpıntısı yaşayabilir.
• Nefes almakta zorlanıyormuş gibi hissedebilir.
• Göğsünde sıkışma olabilir.
• Terleme ve titreme görülebilir.
• Baş dönmesi yaşayabilir.
• "Kontrolümü kaybediyorum.", "Deliriyorum." ya da "Öleceğim." gibi düşünceler aklına gelebilir.
Bu belirtiler oldukça gerçek hissettirir. Ancak panik atak, her ne kadar çok rahatsız edici olsa da tek başına yaşamı tehdit eden bir durum değildir.
Aslında bedenimiz bizi tehlikelere karşı korumak için tasarlanmıştır. Gerçek bir tehlike olduğunda kalbimiz daha hızlı atar, nefes alışverişimiz hızlanır ve kaslarımız harekete hazırlanır. Buna “savaş ya da kaç” tepkisi denir.
Panik atakta ise beden bu alarmı ortada gerçek bir tehlike yokken verir. Yani alarm sistemi yanlış zamanda devreye girer.
Bu durum; yoğun stres, uzun süredir biriken kaygılar, yaşam değişiklikleri, travmatik yaşantılar veya bazen belirgin bir neden olmadan da ortaya çıkabilir.
Birçok kişi şu düşünceleri yaşadığını söyler:
• "Kalbim duracak."
• "Nefes alamıyorum."
• "Bayılacağım."
• "Kontrolümü kaybedeceğim."
• "Kimse bana yardım edemeyecek."
Oysa panik atakta yaşanan belirtiler ne kadar yoğun olursa olsun, çoğu zaman düşündüğümüz felaket senaryoları gerçekleşmez. Fakat kişi bunu yaşadıkça yeniden atak geçirmekten korkmaya başlayabilir.
Bir süre sonra asıl sorun panik ataktan çok, “Ya tekrar olursa?” düşüncesi haline gelir.
Evet.
Panik atak, psikolojik destekle önemli ölçüde kontrol altına alınabilen bir durumdur. Özellikle bilişsel davranışçı terapi gibi bilimsel olarak etkili olduğu gösterilen terapi yaklaşımlarıyla kişi hem panik atağın nasıl çalıştığını öğrenir hem de belirtilerle baş etmeyi geliştirir.
Bazı durumlarda bir psikiyatrist tarafından ilaç tedavisi de önerilebilir. Terapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi birlikte planlandığında birçok kişi günlük yaşamına rahatlıkla devam edebilmektedir.
Öncelikle kendinize şunu hatırlatın:
“Bu his çok yoğun ama geçici. Daha önce de yaşadım ve geçti.”
Ardından nefesinizi kontrol etmeye çalışın. Nefesi zorla derinleştirmek yerine yavaşlatmaya odaklanın. Bulunduğunuz ortamda gördüğünüz nesnelere dikkat etmek, ayaklarınızı yere bastığınızı hissetmek ve bulunduğunuz ana odaklanmak da kaygının azalmasına yardımcı olabilir.
Panik atak yaşayan birçok kişi kendini yalnız hisseder ve “Bunu sadece ben yaşıyorum.” diye düşünür. Oysa panik atak toplumda oldukça sık görülen bir durumdur ve yardım alınabildiğinde büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Eğer siz de panik atak belirtileri yaşıyor, bu nedenle sosyal hayatınızdan uzaklaşıyor ya da sürekli yeni bir atak gelecek diye endişe ediyorsanız, bir ruh sağlığı uzmanından destek almak yaşam kalitenizi artırabilir. Unutmayın; panik atak sizi tanımlamaz. Doğru bilgi, uygun destek ve sabırla bu döngüyü kırmak mümkündür.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.