Safra kesesi, karaciğerin altında yer alan, karaciğerden üretilen safranın bir kısmını toplayıp depolayan bir organdır. Özellikle yağlı yiyeceklerden sonra safra kesesi, içindeki safrayı sindirim için oniki parmak bağırsağına salgılar. ABD’de erkeklerin %6’sında ve kadınların %9’unda safra taşı vardır. Türkiye’de ise safra kesesi taşı görülme sıklığı ortalama %7’dir. Belirti vermeyen safra taşı olan hastalarda sorun gelişme olasılığı her bireyde yılda %2’dir. Normalde safra kesesi taşları, belirti vermediği sürece tedaviye ihtiyaç duymaz. Bununla birlikte, belirti vermeyen safra kesesi taşları eninde sonunda sorun çıkarmaktadır. Safra kesesi taşları; safra kesesi iltihabı (kolesistit), safra yolu iltihabı (kolanjit), safra yollarının tıkanması (koledokolitiazis), safra taşı pankreatiti ve nadiren safra kesesi kanseri gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
Safra taşı oluşumunda üç ana yol vardır:
1- Kolesterol aşırı doygunluğu: Karaciğer, safranın çözebileceğinden daha fazla kolesterol üretiyorsa, oluşan bu fazla kolesterol kristallerinin safra kesesi içinde çökmesine neden olur; önce çamur, sonra safra taşı oluşur.
2- Bilirubin fazlası: Kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasından oluşan sarı bir pigment olan bilirubin, karaciğer hücreleri tarafından safraya salgılanır. Orak hücreli anemi gibi bazı kan hastalıkları, karaciğerin çok fazla bilirubin üretmesine neden olur ve safra taşı oluşumuna yol açabilir.
3- Safra kesesinin hareketsizliği veya düzensiz kasılması: Safra kesesi tam boşalmazsa safra yoğunlaşabilir ve safra taşları oluşabilir.
Oluşum sebeplerine bağlı olarak safra taşları farklı bileşimlere sahiptir. En yaygın üç tür ise kolesterol safra taşları, siyah pigment safra taşları ve kahverengi pigment safra taşlarıdır. Safra taşlarının %90’ı kolesterol safra taşıdır. Her taşın kendine özgü bir dizi risk faktörü vardır. Kolesterol safra taşı oluşumuna ilişkin bazı risk faktörleri şişmanlık, yaş, kadın cinsiyeti, hamilelik geçirme, genetik yatkınlık, hızlı kilo kaybı ve bazı ilaçlardır.
Safra taşlarının yaklaşık %2’si siyah ve kahverengi pigment taşlarıdır. Bunlar yüksek hemoglobin döngüsüne sahip bireylerde bulunabilir. Pigment çoğunlukla bilirubinden oluşur. Siroz, bağırsak tıkanması hastalıkları, orak hücreli anemi ve kistik fibrozlu hastalar siyah pigment taşları geliştirme açısından risk altındadır. Crohn hastalığı gibi kronik bağırsak iltihabı olan hastalar, bağırsak tıkanıklığı yapan hastalıklar veya bağırsakta bir kısmın çıkarıldığı hastalar safra tuzlarını yeniden ememezler ve bu da safra taşı oluşma riskini artırır.
Safra taşları yaygın olmasına rağmen, insanların %80’inde belirti vermez. Bazen tipik olarak bulantı, kusma ile ilişkili aralıklı ve sağ üst karın ağrısı atakları, terleme, bulantı ve kusma eşlik edebilir. Belirtilerin başladığı kişilerde, ciddi sorunlar ortaya çıkabilir; safra kesesi iltihabı, safra yollarının tıkanması, safra taşı pankreatiti ve safra kesesi kanseri görülebilir. Genellikle belirti göstermeyen safra taşlarının yaklaşık %20’sinde sorunlar ortaya çıkabilir. Bu taşlar, nadiren de olsa safra kesesi ve safra kanalı kanseri gibi ciddi durumları tetikleyebilir. Safra taşı hastalığı olan hastalar çoğunlukla normal fizik muayene bulguları ve normal laboratuvar test sonuçları ile başvururlar. Safra kesesi ve yollarına özel bir ağrı türü olan biliyer kolik, genellikle yağlı yemek sonrası safra kesesinin kasılması, safra kesesindeki taşı sistik kanalı tıkaması, safra kesesi duvar gerginliğinin ve basıncının artmasıyla oluşur. Safra kesesi gevşedikçe, taşlar safra kesesine geri düşer ve ağrı 30-90 dakika içinde azalır. Yağlı yemekler, safra kesesi kasılmasının yaygın bir tetikleyicisidir. Ağrı genellikle yağlı bir yemekten sonraki bir saat içinde başlar. Ağrı yoğundur ve 1-5 saat kadar sürebilir. Ağrı yemeklerin hemen arkasından olmayabilir ve hastaların önemli bir kısmında gece oluşur.
Safra taşlarını değerlendirmek için yapılan ilk testler kan ve idrar analizini içerir. Ultrasonda safra kesesi içinde beyaz lekelenme görünümüyle birlikte safra kesesinde çamur da görülebilir. Safra kesesi ön duvarının kalınlaşması (3 mm’den fazla), safra kesesi çevresinde sıvı varlığı veya işlem sırasında ağrı olması akut safra kesesi iltihabını (akut kolesistit) düşündürür. Akut kolesistitte ultrason dışında pankreas iltihabını veya komplikasyonlarını (psödokistler, nekroz alanları) tespit etmek için karın tomografisi faydalıdır. Safra yolu taşı varlığını anlamak için de MR kolanjiyografi yapılabilir. MR kolanjiyografi ise girişimsel değildir ve kontrast boya gerektirmez. Endoskopik veya MR kolanjiyopankreatografi (ERCP/MRCP) gibi testler, sarılık ve ortak safra kanalı tıkanıklığı veya iltihabı şüphesi olan hastaların incelenmesinde yararlı olabilir. ERCP, patoloji bulunduğu durumda müdahaleye (örneğin stentleme, taş çıkarma, biyopsi) olanak sağlar.
Belirti veren safra taşlarında, tekrarlayan atak olasılığını azaltmak için ilk olarak yağsız diyet tavsiyesi edilmelidir. Günümüzde laparoskopik kolesistektomi standart tedavi olup kapalı olarak safra kesesi taşlarıyla birlikte vücuttan çıkarılır. Akut kolesistit, safra yolunda taş veya safra taşı pankreatiti olan hastaların hastaneye yatışını, genel cerrahi takibini ve damardan antibiyotik tedavisi almasını gereklidir. Safra kesesi taşlarında ilaç tedavisi için hastada 1 cm’den küçük, kolesterol içeriği yüksek taşlar bulunmalıdır. İlaç tedavisi hastaların yalnızca %50’sinde işe yarar ve ilacın taşı eritmesi 9-12 ay sürebilir. İlaç bırakıldığında yeniden taş oluşma olasılığı yüksektir. Safra kesesi taşı hastalığının cerrahi tedavisi için bizlere gelebilirsiniz.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.