Sınırlar, çoğu zaman yanlış anlaşıldığı gibi uzaklaştıran ya da ilişkiyi zayıflatan yapılar değildir. Aksine, sağlıklı sınırlar yakınlığın ön koşuludur. Sınırların olmadığı bir ilişkide ya iç içe geçme ya da kopukluk ortaya çıkar; her iki uçta da gerçek bağlanma mümkün olmaz. Sağlıklı bir sınır, “sana yakınım ama kendimi kaybetmiyorum” mesajını taşır. Bu nedenle sınır koymak bir reddediş değil, ilişkiye verilen değerin bir ifadesidir.
Sorunlu sınırlar genellikle iki biçimde karşımıza çıkar. İlkinde sınırlar fazla geçirgendir: kişi karşısındakinin duygularını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini kendi iç dünyasından ayırt edemez. “Hayır” demek suçluluk yaratabilir, birey ilişkide kalabilmek için kendinden taviz vermeye başlayabilir. Bu durum zamanla bireysel sorunlara ve ilişkide problemlere yol açabilir. İkinci durumda ise sınırlar aşırı katıdır: birey aşırı mesafe koyar, duygusal temas sınırlıdır ve ihtiyaçlar paylaşılmaz. Bu yapı da zamanla ilişkide yalnızlık hissini artırabilir.
Sağlıklı sınır, bu iki uç arasında esnek ama net bir çizgidir. Esnektir; çünkü ilişki bağlamına göre, zamana ve koşullara göre ayarlanabilir. Nettir; çünkü birey neye evet, neye hayır dediğini bilir ve karşısındakı de bunun zamanla öğrenir. Burada önemli olan sınırların nasıl ifade edildiğidir. Sınır koymak savunmacı, suçlayıcı ya da geri çekilen bir dille değil; ben dili, duygusal farkındalık ve sorumlulukla yapılır.
“Sınır ihlali” olarak adlandırdığımız durumlar çoğu zaman kötü niyetten değil, örtük beklentilerden ve açıkça konuşulmayan ihtiyaçlardan kaynaklanır. Bu nedenle sınırlar, iletişimden bağımsız düşünülmez. Kişi kendi sınırını fark etmeden onu ifade edemez; ifade etmeden de karşısındakinden saygı bekleyemez. Karşındakinin sınırını anlayabilmesi için ise yine sağlıklı iletişim gereklidir.
Son olarak, sınır koymak öğrenilen bir beceridir. Çocukluk deneyimleri, bağlanma örüntüleri ve geçmiş ilişkiler sınır algısını şekillendirir. Ancak yetişkinlikte sınırlar yeniden inşa edilebilir. Bir sonraki yazımda, kök aile ile çekirdek aile arasına sağlıklı sınırlar koymanın önemine odaklanarak sınır kavramını daha somut ve anlaşılır hale getirmeyi amaçlıyorum.
Elif Manuoğlu
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.