Sosyal kaygı (Sosyal Anksiyete Bozukluğu), bireyin başkaları tarafından yargılanma, rezil olma veya dışlanma korkusuyla karakterize edilen karmaşık bir durumdur.
Mükemmel Görünme İhtiyacı ve Utanç:
Bazı bireyler, dışarıya kusursuz, hatasız mükemmel bir imaj sunmak ister. En küçük bir hata yapmaları, bu kişilerde çok büyük bir kırılmaya ve bütünüyle kendilerini kusurlu biri olarak deneyimlemelerine sebep olur.
Bu sebeple bu kişilerin sosyal kaygısı, kırılmayı ve utanmayı önleyici bir işleve sahiptir. Kişinin sosyal ortama girmesi, hatalı ve kusurlu taraflarının görülme riskini taşır.
Sosyal kaygı yoluyla kişi sosyal ortamlara girmeyerek veya bu ortamlarda pasif kalarak hata yapma, kusurlu hissetme, kırılma ve utanma duygularından kendini korur.
Yani daha ağır duygulardan kaçınmak için daha az acı verici bir hasta kimliğine sığınır (sosyal kaygı).
Eleştirel ve Katı İç Ses:
Çocukluk döneminde bakım veren figürlerinin (anne-baba) aşırı eleştirel, reddedici veya müdahaleci olması, çocuğun dünyayı “tehlikeli” ve insanları “yargılayıcı” olarak kodlamasına ve özgüven gelişiminin engellenmesine neden olur. Bakım veren figürlerinin bu yargılayıcı, katı, kontrolcü, cezalandırıcı ve reddedici sesi, çocuğun iç sesi haline gelir ve yetişkinliğe taşınır. Kişi artık çevresindeki insanları bu katı iç sesi bir yansıması olarak görür. Hata yaparsa toplumun onu tıpkı kendi iç sesi gibi acımasızca eleştireceğine inanır. Aynı zamanda kontrolcü ebeveyn, çocuğun sosyal beceriler geliştirmesini ve özgüven kazanmasını da engelleyerek, dünyayı bir tehdit merkezi gibi algılamasına yol açabilir.
Yargılayıcı Benliğin Dışsallaştırılması:
Birey, kendi içindeki saldırgan veya yargılayıcı dürtü ve isteklerini dış dünyaya yansıtır. Çünkü kişinin kendi yargılayıcı tarafını kabul etmesi zordur. Bu sebeple “Ben insanları yargılıyorum” düşüncesi bilinçdışına itilir ve yerine “İnsanlar beni yargılıyor” korkusu gelir. Yani kişi kendi eleştirel tarafını diğer insanlara yansıtarak, onlar tarafından eleştirilmekten korkar.
Rekabet, Cezalandırılma ve Sosyal Kaygı:
Kişi, rekabette diğerleri tarafından cezalandırılmak veya zarar görmekten korktuğu için sosyal kaygı yoluyla görünür olmayı engelliyor ve bu yolla sosyal ortamdaki herhangi bir rekabeti önlemeye çalışıyor olabilir. Grupta parlamak, dikkat çekmek, onaylanmak yerine geri planda durarak diğerlerine alan tanır ve rekabetin getireceği cezalandırma korkusundan kaçınmış olur.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.