Vajinismus

Yazar Cemal AkdemirPsikiyatrist • 26 Haziran 2018 • Yorumlar:

Türkiye’de kadınların cinsel tedavi için en fazla yardım arayışına girdikleri cinsel sorundur. Ülkemizde batı ülkelerine göre daha çok görülmektedir. Cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasında çok sayıda psikososyal ve kültürel etken birlikte rol almaktadır. Bunlar doğuştan gelen özellikler olabildiği gibi, kişinin yetişme süreci , ailenin eğitimi, tutumu, yaşanılan psikolojik travmalar gibi sonradan edinilen özellikler de olabilir.

Vajininmus, cinsel birleşme denendiğinde vajinanın (kandın cinsel organı) dış üçte biri saran kaslarda kadının isteği dışında gelişen yani kadının kontrolünde olmayan, sürekli veya aralıklı kasılmalar şiddetli ağrıya bağlı cinsel birleşmenin olamaması ya da ağrılı ve sıkıntılı bir cinsel birleşmenin olmasıdır. Çok net olarak bilinmelidir ki, bu kasılmalar kadının kontrolünde değildir.

Bu kasılmaya bütün bedende kasılmalar, bacaklarda kilitlenme, cinsel birleşme ile ilgili korku, birleşmenin olamayacağı düşüncesi eşlik eder. Daha az görülen yada kısmen düzelmiş formunda ise cinsel birleşme kasılmalar nedeniyle ağrılı ve sıkıntılı olmaktadır.

Vajinismus, sıklıkla ilk cinsel birleşme deneyimlerinde, nadiren de olsa zorlu doğum, kürtaj vb. durumlardan sonra gelişebilmektedir. Ülkemizde sıklıkla evlilik öncesi yaşanan cinsel birleşmenin denenmediği sevişmelerde sorun yaşanmayabilir. Bu nedenledir ki çiftler evliliklerinin ilk gecelerinde cinsel birleşmenin denenmesiyle bu olumsuz sürprizle karşılaşabilmektedirler. Tedavi için başvuranlar, çoğunlukla evliliklerinin ilk yıllarındaki genç çiftler olsa da 10-20 yıllık evli çiftlere de sıklıkla rastlanılmaktadır. Bu uzun süreli evliliklerde veya ilişkilerde cinsel birleşmenin dışında bir cinsel yaşam geliştirildiği gözlenmektedir.

Kişinin psikolojik ve cinsel gelişim süreçleri, muhafazakar toplum yapısı, namus ve bekaret gibi toplumsal değer yargıları , cinsel eğitimin önemsenmemesi, cinselliğin rahatça konuşulamaması , cinselliğe yönelik olumsuz tutumların sergilendiği aile ortamları, kadınlarda cinsel deneyimin direkt cinsel birleşmeyle başlaması ve ilk gece ile ilgili yanlış bilgilerin vajinismus görülme oranını arttırdığı bilinmektedir.

Bununla birlikte kişinin eğitimden, kişinin mesleğinden, entelektüel birikimden ve hatta aileden bağımsız olan bir cinsel işlev bozukluğudur. En önemli etkenin cinsel yaşantı ile ilgili muhafazakar değer yargıların olduğu toplum anlayışıdır.

Vjinismus sorunu olan çiftler, on binlerce benzer çiftin olduğundan ve tamamen düzelebilir bir sorun olduğundan habersiz, çoğunlukla sorunun kendiliğinden düzelmesini beklemekte, kulaktan dolma yanlış bilgilerle çözüm aramakta sonuç elde edilemeyince, çevrenin çocuk baskısı, eşin ayrılma tehdidi gibi nedenlerle geçte olsa sağlık merkezlerine başvurmaktadırlar. Bu merkezlerden doğru yönlendirmeler yapılması çok önemlidir. Maalesef yanlış yönlendirmeler tedavide gecikmenin yanı sıra çiftlerin tedavi inancını azaltmakta ve süreci zorlaştırabilmektedir.

Süreç uzadıkça, kadının kendisini yetersiz görmesi,suçluluk duyması, eşi tarafından şiddete , tecavüz girişimlerine maruz kalmasından tutunda bekaret ile ilgili kuşkulara ve boşanma süreçlerine kadar bir çok olumsuzluk yaşanabilmektedir. Ailelerin durumdan haberdar olması bazen tedavi motivasyonu sağlarken, çoğunlukla sorunun daha karışık olasına ve çözümün zorlaşmasına sebep olduğu bilinmektedir.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)