Bir yabancının yolda size saygısızlık yapması mı daha çok canınızı yakar, yoksa tanıdığınız birinin mi? Peki ya bu hakaret size değil de ailenize yönelikse? Sosyal psikoloji dünyasında yapılan araştırmalar, bu soruların cevabının sadece karakterimizle değil, içinde büyüdüğümüz “kültürel kodlarla” da ilgili olduğunu söylüyor.
Bugün, şeref kültürlerinde hakarete verilen duygusal tepkilerin şifrelerini çözüyoruz.
Şeref kültürlerinin (Türkiye, Akdeniz ülkeleri, Orta Doğu gibi) en belirgin özelliği, bireyin sosyal imajının ailesininkine sıkı sıkıya bağlı olmasıdır. Bu kültürlerde:
• Sosyal İmajın Korunması: Ailenin onurunu koruma güdüsü, çoğu zaman bireyin kendi imajını koruma isteğinin önüne geçer.
• Tepki Eşiği: İlginç bir bulguya göre; bireyler kendilerine yapılan hakaretten ziyade, ailelerine yapılan hakarete çok daha şiddetli tepki gösteriyorlar. Çünkü aileye yapılan saldırı, kişinin tüm varoluşsal köklerine yapılmış sayılıyor.
Araştırmadaki en dikkat çekici detaylardan biri, hakaretin “yakından” gelmesi. Yabancı birinin hakareti çoğu zaman görmezden gelinebilirken, tanıdık birinden gelen hakaret neden hem öfkeyi hem de utancı aynı anda zirveye çıkarıyor?
• Duygusal Karmaşa: Yakın birinden gelen saldırı, sadece bir “onur” meselesi değil, aynı zamanda bir güven ihlalidir. Bu durum, hem karşı tarafa bir öfke (saldırı/cezalandırma isteği) hem de topluluk önünde bir utanç (sosyal imajın zedelenmesi) yaratır.
Şeref kültürlerinde tepkilerin nedeni “sosyal imajı temizlemek” ve “suçluyu cezalandırmak” olarak netleşmiş durumda. Ancak onur odaklı olmayan (Batılı, bireysel) kültürlerde de hakaret benzer duygular uyandırıyor. Belki de bu noktada, tüm kültürlerin ortak paydasında buluşan “değer görme ihtiyacı” yatıyor. Hakaret, hangi kültürde olursak olalım, insanın sosyal hiyerarşideki yerini sarsan bir deprem etkisi yaratıyor.
Bireylerin “yakından gelen” hakaretlere neden daha fazla duygusal reaksiyon gösterdiğini anlamak, toplumsal çatışmaların da temelini çözmek demektir. Belki de bir sonraki adım, “tanıdıktan gelen hakaretin” yarattığı bu tahribatın, onur kültürlerinde ve onur dışı kültürlerde nasıl farklı “iyileşme/telafi” süreçlerinden geçtiğini araştırmak olmalı.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.