Yalnızlığın İlacını Bulmuşlar: Şema Terapi

Yazar Seda Arı ÜzerPsikolog • 21 Şubat 2022 • Yorumlar:

“Yalnızlık için illa tek mi kalmalı? Kalabalıklar içinde insan yapayalnız kalamaz mı?”

Siz de kendinizi kalabalıkların içinde yapayalnız hissediyor, kimse tarafından yeterince anlaşılmadığınızı düşünüyorsanız ve bu duyguyu çok uzun süredir tanıyorsanız ‘duygusal yoksunluk şeması’na sahip olabilirsiniz. Duygusal yoksunluk şeması da diğer şemalar gibi yaşam boyu kendi yaşam savaşını vermektedir.

Her an kimse tarafından anlaşılmayacağına, duygusal destek göremeyeceğine kişiyi inandırır. Bunun sonucunda da kişi sağlıklı sosyal ilişkiler kuramayıp bu duygudan kurtulabilmek için kendince çare arayışına girer. Ya yakın olabileceği, duygusal yakınlık kurabileceği insanlara karşı kendini kapatır. Ya insanlarla duygusal yakınlık kurmamak için tüm insanlardan uzaklaşır ya da duygusal yoksunluğunu giderebilmek için çevresindekilere çok fazla duygusal mesajlar verir. Tüm bu davranışlarının sonucunda kimse tarafından sevilmediğine, başkaları tarafından anlaşılmadığına ve sosyal destek alamadığına olan inancı bir kez daha karşısına çıkar. Ve sonuç hüzün. Duygusal yoksunluk şemasına sahip bireylerin yaşadığı en büyük sorunlardan biri de güvenli bağlanma yaşayamamalarıdır. Bu da çok geçmişten hatta bebekliklerinden beri onlara eşlik eden bir duygudur. Araştırmalar gösteriyor ki bebeklik döneminde annesiyle kurduğu bağ güvenli bağ değilse yetişkinlik döneminde de güvenli bağ kurmada problem yaşanıyor

Duygusal yoksunluk şemasına sahip kişiler kendilerinin kimse tarafından sevilmeyeceklerini kabul ettiklerinden tüm özel ilişkilerini de bu duygunun üzerine kurarlar. İlgi ve sevgi gösteren partnerin davranışları geçmişinden öğrendiği ben sevilmem düşüncesiyle çelişiyordur. Çünkü en güvendikleri, sosyal ilişki kurmayı öğrendiği biricik ailesi tarafından duygusal ihtiyaçları karşılanmadığını hisseden bu bireylerin bir başkası tarafından da kendilerince sevilme ihtimali yoktur. Ana düşünceleri böyle olduğundan onu gerçekten seven ve ilgilenen kişilerin davranışlarını sorgular “Beni tavlamak için böyle yapıyor”, “çok sıkıcı”, “samimi davranmıyor”... gibi düşüncelerle onlara karşı çekim hissetmezler. Genellikle güçlü çekim hissettikleri kişilerse, onlara çok iyi bildikleri duyguyu (duygusal yoksunluk duygusunu) yaşatıyorlardır. Aynı annesi- babası gibi tavır takınıyor duygusal yakınlık göstermiyordur.(şema kimyası). En iyi yol iyi bilinen yoldur mantığıyla aynı duygulara kendilerini esir ediyorlardır. Sonuç er ya da geç yine aynı kapıya çıkar. “Yalnızım, çok yalnızım” diyen içsel ses eşliğindeki yalnızlık acısı.

İşte şema terapinin mucizevi etkisi tam da bu güçlü duygularla başa çıkmada başlar. Şema terapi, kök anıyı (duygusal yoksunluk hissettiği en eski anı)ve kök anının devamı niteliğindeki anıları (yaşam boyu devam eden aynı duygunun paternlerini) bilişsel, duyusal ve davranışsal düzlemde çalışarak yaşanılan güçlü acının hafiflemesine, hayattan zevk alabilmeye, doyumlu ilişkiler kurabilmeye, karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarını doyurabilmeye ve bunun neticesinde de ortaya çıkan psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlıklardan önemli derecede azaltmaya hatta yok etmeye yardımcı olur.

 

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yorumlar: (0)