• Ana Sayfa
  • Psikoloji
  • “Yemek Sadece Yemek Değildir”: Yeme Bozuklukları Üzerine - Uzm. Kl. Psk. Beyza Doğan
Makaleler 26/01/2026

“Yemek Sadece Yemek Değildir”: Yeme Bozuklukları Üzerine - Uzm. Kl. Psk. Beyza Doğan

Beyza Doğan Psikoloji
Beyza Doğan
Psikoloji

Yemeğin Ruhsal Dünyası ve Kadınlarda Beslenme Baskıları

Özellikle Türk kültürü düşünüldüğünde, yemek konusu hayatımızda oldukça merkezi bir yerde. Ne yediğimiz ve ne yiyeceğimiz üzerine, çoğu zaman farkında bile olmadan harcadığımız büyük bir zihinsel mesai var. Kültürel olarak da beslenen bu tutum, bazen kişinin iç dünyasında zorlayıcı bir hal alır; bu düşünceler zamanla sessiz bir gürültüye dönüşür.

Çoğu zaman tabağımızdakilerle kurduğumuz ilişki; hayatımızdaki kontrol çabasının, susturulan duyguların veya karşılanmamış ihtiyaçların bir yansımasıdır. Modern dünyanın dayattığı mükemmel beden idealleri ve bitmek bilmeyen diyet kültürü, bizi kendi bedenimize bir proje gibi bakmaya zorluyor. Oysa yemekle olan çatışma, aslında ruhsal dünyamızın bize bir seslenme biçimidir.

Özellikle kadınlar üzerinde yoğunlaşan dışsal ve sistemsel baskılar, yemekle kurulan ilişkideki çatışmaları sanıldığından çok daha yaygın hale getiriyor. Yüzyıllardır toplumsal roller altında süren bu baskı kültüründen bireysel olarak korunmak zordur. Bu sistem içinde kadınlar, çözümü kendileri için, bireysel olarak icat etmeye zorunlu kalırlar.

Yemeğe yönelik zorlantılar ve beden imajı üzerine kurulan baskı, yaşam kalitesini şu şekillerde sinsice etkileyebilir. Bunlar sadece bazı örnekler, yine de çok yaygınlar:

  • Sevdiğiniz insanlarla yemek yerken kendinizi sadece kalori hesabı yaparken bulmak.
  • Sürekli diyet planlamak, planın dışına çıktığında ise ağır bir suçlulukla boğuşmak.
  • Sevilen bir yemeği bir “kaçamak” gibi yemek ve ardından derin bir pişmanlık hissetmek.
  • Fiziksel görünümden duyulan memnuniyetsizlik nedeniyle sosyal aktivitelerden ve yakın ilişkilerden kaçınmak.

Bunlar sadece yeme alışkanlığı değil, ruhsallığın bir özgürlük arayışıdır. Yemekle barışmak, basit bir beslenme değişikliği değil; bir özgürleşme yolculuğudur.

Kendi Hikâyenizi Yeniden Yazabilirsiniz

Psikanalitik terapi, bedeninizle kurduğunuz ilişkiye yeni kapılar açmanıza olanak sağlar. Bedeninizi bir düşman gibi değil, bir “ev” gibi görebilme imkânı doğduğunda; yemeğe dair o yoğun zihinsel mesai, yerini gerçek bir yaşam enerjisine bırakır.

Terapi, insanın kendine şu soruyu sorabilmesini mümkün kılar:
“Bu zihinsel yük olmasaydı, o enerjiyle hayatımda neler yapardım?”

Kln. Psk. Beyza Doğan

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.