• Ana Sayfa
  • Psikoloji
  • Aynı Evde İki Yabancı Olmak: İlişkimizdeki Sessizliği Nasıl Kırabiliriz? - Psk. Bülent İçgüdel
Makaleler 10/06/2026

Aynı Evde İki Yabancı Olmak: İlişkimizdeki Sessizliği Nasıl Kırabiliriz? - Psk. Bülent İçgüdel

Bülent İçgüdel Psikoloji, Aile Danışmanlığı
Bülent İçgüdel
Psikoloji, Aile Danışmanlığı

Aynı Evde İki Yabancı Olmak:

İlişkimizdeki Sessizliği Nasıl Kırabiliriz?

Bir zamanlar saatlerce konuşabildiğiniz, gözlerine bakarken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız o insanla, şimdi aynı masada sadece çatal bıçak sesleri eşliğinde yemeği paylaşmak ne kadar ağır hissettiriyor, değil mi? Aynı koltukta oturup farklı ekranlara bakarken, aranızdaki o görünmez ama aşılması imkânsız gibi duran mesafenin nasıl oluştuğunu sorguluyor olabilirsiniz.

İlişkiler çoğu zaman büyük fırtınalarla, şiddetli kavgalarla veya ihanetlerle bitmez. Çoğu ilişki, araya sızan ince sızıntılarla, birikmiş kırgınlıklarla ve en çok da “nasıl olsa anlar” sanılarak yutulan kelimelerle sessizce yıpranır. Günümüzde pek çok çift, evliliğin veya uzun süreli ilişkilerin bir noktasında o ürkütücü “duygusal uzaklaşma” evresine giriyor ve kendilerini aynı evin içinde yaşayan iki ev arkadaşı gibi hissetmeye başlıyor.

Suskunluk, En Gürültülü İletişim Biçimidir

İletişim problemlerinin sadece “bağırarak tartışmak” olduğunu sanırız. Oysa klinik gözlemlerimde şahit olduğum en derin yaralar, söylenmeyenlerden kaynaklanır.

Partnerinizden bir tepki göremediğinizde, anlaşılamadığınızı hissettiğinizde yavaş yavaş kendi kabuğunuza çekilirsiniz. “Zaten söylesem de değişen bir şey olmayacak” düşüncesi, ilişkilerdeki en tehlikeli virüstür. Bu düşünce yerleştiğinde, omuzlara dokunulan küçük temaslar biter, “Günün nasıl geçti?” sorusu sıradan bir prosedüre dönüşür ve ilişkinin kalbi olan “duygusal bağ” yavaşça atmayı bırakır.

Kopan Bağları Yeniden Düğümlemek Mümkün mü?

19 yıllık psikoterapi pratiğimde, eşiyle arasındaki köprülerin tamamen yıkıldığını düşünerek seansa gelen sayısız çiftle çalıştım. O umutsuzluk anında bile, odanın içinde bir yerde hâlâ cılız da olsa yanan bir ateş olduğunu görmek hiç şaşırtıcı değildir. Çünkü öfke ve hayal kırıklığı, aslında hâlâ “orada olmaya”, “bağ kurmaya” duyulan çaresiz bir ihtiyacın sessiz çığlığıdır.

Bu mesafeyi kapatmak için atılacak ilk adım, haklıyı veya haksızı bulma çabasından vazgeçmektir. İlişki danışmanlığı süreçlerinde odaklandığımız şey bir suçlu yaratmak değil; o duvarların neden örüldüğünü anlamak ve o tuğlaları teker teker, şefkatle indirmektir.

Birbirinizi suçlamadan, yargılamadan, sadece “Gerçekten neye ihtiyacın var?” ve “Benim neye ihtiyacım var?” sorularını güvenli bir zeminde sorabilmek, iyileşmenin başladığı an olur.

İlişkinize Bir Şans Daha Vermek

Bazen kendi başınıza çıkış yolunu bulmak imkânsız görünebilir. Kendi labirentinizin içinde kaybolduğunuzu hissettiğinizde, o labirente dışarıdan bakabilen, sizi anlayan ve güvenli bir alan tutan bir rehbere ihtiyaç duyarsınız. Evlilik ve çift terapisi tam da bu yüzden vardır; bitirmek için değil, kaybolan o “biz” hissini yeniden, daha sağlam temellerle inşa etmek için.

İçinde bulunduğunuz sessizlik kaderiniz değil.

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.