İçeriğe geç
Blog

Bağlanma Sorunları İlişkileri Nasıl Etkiler? - Kl. Psk. Onur Gümüş

İlişkilerde yakınlık kurma, güvenme, mesafe koyma ve çatışma yaşama biçimimizin geçmiş deneyimlerimizle bağlantıları olabilir. Ancak bağlanma kavramını bir kişiye kalıcı bir etiket yapıştırmak için kullanmayı doğru bulmuyorum. Daha anlamlı olan, kişinin ilişki içinde tekrar eden örüntülerini anlamaktır.

Bazı kişiler yakınlık arttığında huzursuz olabilir ve partneriyle arasında mesafe oluşturmaya başlayabilir. Bazıları ise ilişkinin içinde yoğun biçimde güvence arayabilir; mesajlara geç cevap verilmesi, partnerin arkadaşlarıyla vakit geçirmesi veya küçük bir tartışma, terk edilme korkusunu tetikleyebilir. İki farklı tepki aynı ilişkide bir araya geldiğinde sık karşılaşılan bir döngü ortaya çıkabilir: Biri yaklaşır, diğeri uzaklaşır; biri daha fazla güvence ister, diğeri daha fazla baskı hisseder ve geri çekilir. Geri çekilme ise ilk kişinin kaygısını artırır.

Terapi açısından benim için önemli soru, “Hangi bağlanma stiline sahipsiniz?” sorusundan çok, “İlişkide ne olduğunda kaygılanıyorsunuz ve kaygılandığınızda ne yapıyorsunuz?” sorusudur. Çünkü davranışlarımız partnerimizin davranışını da etkiler. Örneğin, terk edilmekten korkan bir kişi sık sık mesaj atabilir veya partnerini test edebilir. Partner bu baskıyı hissettiğinde uzaklaşabilir. Uzaklaşma da ilk kişinin korkusunu doğruluyor gibi görünür.

Bu döngüyü fark etmek, ilişki problemlerinde önemli bir başlangıçtır. Kişi, kendi davranışının altında hangi ihtiyacın bulunduğunu anlamaya başladığında yalnızca partnerini değiştirmeye çalışmak yerine kendi tepkilerini düzenlemeye başlayabilir.

Terapi sürecinde geçmiş ilişkilerin ve aile deneyimlerinin bugünkü ilişki biçimiyle bağlantısı değerlendirilebilir. Bunun amacı, her problemi çocuklukta bulmak değildir. Geçmiş, bugünkü davranışları etkileyebilir; ancak yetişkinlikte yeni deneyimler ve yeni ilişki biçimleri geliştirmek mümkündür.

Sağlıklı bağlanma, hiç kaygılanmamak veya partnerden hiçbir şey istememek anlamına gelmez. Kişinin yakınlık ihtiyacını ifade edebilmesi, sınırlarını koruyabilmesi ve ilişki içinde kendisini tamamen kaybetmeden bağ kurabilmesi daha önemli bir ölçüttür. Terapi, bu döngüleri fark ederek daha işlevsel ilişki biçimleri geliştirmeye yardımcı olabilir.

İlişkide amaç, hiç ihtiyaç duymamak değildir. Aksine, ihtiyaçları açıkça ifade edebilmek, karşı tarafın sınırlarına saygı göstermek ve yoğun kaygı anında ilişkiyi test etmek yerine duyguyu düzenleyebilmek, daha sağlıklı bir bağ kurmanın parçalarıdır. Değişim, çoğu zaman bu küçük ama tekrar eden davranışların fark edilmesiyle başlar.

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.