“Ne yaparsam yapayım yeterli değilim”, “Beni gerçekten tanısalar beni istemezler” veya “Diğer insanlar benden daha değerli” gibi düşünceler, değersizlik hissinin günlük hayattaki görünümlerinden bazılarıdır. Değersizlik yalnızca kişinin kendisi hakkında kötü düşünmesi değildir; kişinin seçimlerini, ilişkilerini ve başarısızlık karşısındaki tepkilerini de etkileyebilir.
Değersizlik hissinin oluşumunda tek bir neden bulunmaz. Çocuklukta sürekli eleştirilmek, başarıların görülmemesi, sevginin koşullu hissedilmesi, akran ilişkilerindeki dışlanma, yoğun başarısızlık deneyimleri veya yetişkinlikte kişinin kendisini değersiz hissettiren ilişkiler bu algının gelişmesine katkıda bulunabilir. Bununla birlikte, aynı deneyimi yaşayan herkesin aynı psikolojik sonucu yaşayacağını söylemek mümkün değildir.
Terapi odasında değersizlik hissiyle çalışırken yalnızca “Kendini sev” demenin yeterli olmadığını düşünüyorum. Çünkü kişi kendisini neden değersiz gördüğünü anlamadan olumlu cümleler söylemeye çalıştığında, bunlar çoğu zaman gerçek dışı veya ikna edici gelmeyebilir.
Bu nedenle önce değersizlik düşüncesinin ne zaman ortaya çıktığına bakarız. Partnerin ilgisinin azalması mı bunu tetikliyor? İş yerinde yapılan bir eleştiri mi? Bir hata yapmak mı? Başka insanlarla kıyaslanmak mı? Ardından kişinin bu durumlarda ne düşündüğü ve ne yaptığı incelenir.
Değersizlik hissi bazen kişiyi aşırı başarı arayışına itebilir. Kişi başarılı olduğunda kısa süreli olarak rahatlar; ancak başarı kaybolduğunda eski inanç geri gelir. Bazen de tam tersi olur; kişi başarısız olacağını düşündüğü için denemekten kaçınır. İlişkilerde ise kendisini yeterince değerli görmeyen kişi, ihtiyaçlarını söylemekten çekinebilir veya kötü muameleyi daha uzun süre tolere edebilir.
Terapi sürecinin amacı, kişinin kendisini sürekli “harika” hissetmesini sağlamak değildir. Daha gerçekçi bir hedef, kişinin değerini yalnızca performans, başkalarının onayı veya ilişkisinin devam edip etmemesi üzerinden belirlememesidir.
Kişi zamanla kendi ihtiyaçlarını fark etmeyi, sınır koymayı, hata yaptığında kendisine daha dengeli yaklaşmayı ve başkalarının değerlendirmelerini mutlak gerçek olarak kabul etmemeyi öğrenebilir. Değersizlik hissi değiştirilebilir bir örüntüdür; ancak değişim genellikle yalnızca olumlu düşünceler üretmekten değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin bütününü ele almaktan geçer.
Değersizlik hissiyle çalışırken kişinin güçlü yönlerini görmesini sağlamak kadar, kendi sınırlarını ve ihtiyaçlarını ciddiye alması da önemlidir. Değer duygusu yalnızca başarıdan veya başkalarının sevgisinden gelmediğinde, kişi hata yaptığında, reddedildiğinde veya başarısız olduğunda kendisini bütünüyle değersiz ilan etmekten uzaklaşabilir.


