Erişkin Kalp Hastalıkları

Erişkin kalp hastalıklarını 4 ana başlık altında incelemek gerekir.

1- Koroner kalp hastalıkları

2- Kalp Kapağı Hastalıkları

3- Doğumsal kalp hastalıkları

4- Büyük damarlarda yırtılma (diseksiyon), genişleme (anevrizma= balonlaşma), daralma.

Bunların içerisinde koroner kalp hastalığı en sık görülen kalp hastalığıdır. Kalbi besleyen koroner arter damarlarındaki kısmi ya da tam daralma nedeni ile oluşan bu hastalıktan ölüm ülkemizde de en sık ölüm nedeni haline gelmiştir. Ülkemizdeki tüm ölümlerin % 40 civarında bir oranını kalp hastalıklarına bağlı ölümler oluşturmaktadır. Ülkemizde ortalama 1.5 veya 2 milyon kalp hastası olduğu ve her sene 300.000 kişinin kalp krizi geçirdiği ve bunların 1/3’ü yaklaşık olarak 100.000 kişinin hayatını kaybettiği düşünülürse kalp hastalıklarının toplumsal önemi daha iyi anlaşılmış olur.
Hızlı artan sigara tüketimi, stresli yaşam, hareketsizleşen toplum, dengesiz ve düzensiz belenme, hızlı kentleşme gibi pek çok hazırlayıcı faktör buna sebep olmaktadır.

Kalp hastalıkları kendisini göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bulantı ve soğuk soğuk terleme, senkop (bayılma), ayaklarda şişme, öksürük gibi değişik bulgularla gösterebilir. En önemlisi hiç şikayet olmadan da ani ölüme kadar giden sonuçları olacağı için 35 yaş üstünde her sene kalp muayenesi olmak pek sorunu engelleyebilir.

KALP HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

Efor Testi (Stres testi)

Efor testi iki şekilde uygulanabilir

  • Eforlu EKG (Elektrokardiyografi)
  • Stres EKO (Ekokardiyografi) (Eforla veya ilaçlı)

a. Eforlu EKG testi:
 
Kalp damarlarının darlığında şüphelenilen hastanın, yürüme bandı üzerinde hızlı tempoda yürütülmesi esnasında sürekli olarak kalp elektrokardiyografisinin çekilmesi ‘efor testi’ olarak adlandırılır.
 
b. Stres Ekokardiyografisi:
 
Bazı özel durumlarda kalbin ultrasonografik incelemesi (EKO), efor testinden hemen önce ve hemen sonra alınarak, kalp hastalığı teşhisinin doğruluk payı, normal efor testine göre daha da artmış hale getirilir.
 
Efor testi için 4 saatlik açlık süresi gereklidir. Hastaların, mümkünse beraberinde spor ayakkabısı ve eşofman ile gelmesinde fayda vardır.
 
Ekokardiyografi ve Renkli Doppler
 
İnsan kalbinin yapısı, boşluklarının çapları, kalp adalesinin çalışma kapasitesi ve özellikle kalp kapaklarının yapısı ve işlevlerini, ses dalgası yöntemi ile canlı görüntüye çevrilen tekniğe ekokardiyografi (EKO) adı verilir. Bu test için hiçbir ön hazırlık veya açlık gerekmez ve kısa süre içinde tüm test tamamlanabilir.
 
Kalp Kateterizasyonu ve Koroner Anjiografi
 
Kalbin yapısının, kalp odacıkları ve büyük damarlardaki basınç değerlerinin, kalp kapakçıklarındaki darlık ve yetersizliklerin ve özellikle kalp damarlarında daralma veya tıkanıklık olup olmadığının kesin olarak gözlenebilmesi kalp kataterizasyonu ve koroner anjiografi sayesinde mümkün olmaktadır. Bu teknoloji sayesinde kalp damarlarının her birinin farklı açılardan ayrı ayrı radyolojik fotoğrafları çekilir. İşlem süresi genellikle 10-20 dk arasındadır ve işlemden sonra 4-6 saatlik yatak istirahatı gerekmektedir. Kasık atar damarından lokal anestezi altında kalbe kadar ilerletilen bir katater yardımı ile yapılır. Kalp katateri sırasında kalbin içindeki basınçlar ölçülür ve aynı zamanda sol kalp boşluğuna ‘boyalı madde’ verilerek kalbin kasılma işlevide incelenir.
 
Holter Monitör (Kalp Ritmi veya Tansiyon Holteri)
 
Kalp ritminin 24 saat takip edilip, kayıt edilmesi holter adı verilen cihaz ile gerçekleştirilmektedir. Bu cihaz sayesinde kalp ritim bozukluğu  teşhiş edilebilmektedir.
 
Tansiyon holteri de hastaların tansiyonunun 24 saat boyunca, gün içinde, gerçek hayat koşulları altında gösterdiği dalgalanmayı ve uyku sırasındaki tansiyon değerlerini kayıt eder.
 
Elektrofizyolojik Çalışma
 
Kalpte oluşan ritim bozukluklarının en kesin teşhis yöntemidir. Kasık toplardamarından lokal anestezi altında kalbe kadar ilerletilen bir özel kateter yardımı ile yapılan bu işlem sayesinde, kalbin çok hızlı (taşikardik) veya çok yavaş (bradikardik) çalışmasına yol açan ritim bozukluklarının yerleri ‘milimetrik’ ölçümlerle saptanır, kesin tedavi için gerekli ‘Ritim Bozukluğu Haritası’ çıkartılır. Son derece gelişmiş bilgi birikimi ve teknoloji gerektiren bu yöntem Türkiye ‘de sadece birkaç merkezde uygulanabilmektedir.
 
Kardiyak MR
 
Kalp zarının, kalp odacıkları ve kapaklarının, kalp adalesinin ve kalpten çıkan çıkan büyük atardamarların yapısını ve bazı kalp hastalıklarını (daralma, genişleme, kireçlenme gibi) son derece kolay ve hastaya zarar vermeyen bir şekilde ortaya koyan görüntüleme yöntemidir. İşlem süresi 15 dk civarındadır ve herhangi bir ön hazırlık gerektirmez.
 
Nükleer Kardiyoloji
 
a) Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (Talyum Testi): Kalbi besleyen damarlarda herhangi bir tıkanıklık veya darlık olup olmadığının araştırılmasında, efor testine göre daha duyarlı bir yöntemdir. Damar yolu ile verilen ve radyoaktif bir madde olan Talyum ile istirahat sırasında ve eforda kalp kasının kanlaması (veya beslenmesi) incelenir. Testin aç olarak yapılması gereklidir.
 
b) MUGA: Kalbin sol karıncığının pompalama gücünün ölçümünde en kesin yöntemdir. İşlemden önce Teknesyum adı verilen bir radyoaktif madde ile kanın alyuvarları işaretlenir. Görüntüleme EKG kaydıyla eşzamanlı yapılarak kalp fonksiyonu ölçülür.
 
Kalp Hastalıklarında İnvaziv Kardiyolojik Tedavi Yöntemleri

Koroner damarlarda önemli darlık ve/veya tıkanıklık görüldüğünde, eğer uygunsa, aynı seansta veya daha sonra balon anjiyoplasti yapılabilir. Balon anjiyoplastide, damar içindeki dar olan bölgede, özel olarak yapılmış balon, kısa süreli olarak şişirilerek darlık genişletilir. Balon, aynı damarda birden fazla darlığa veya birden fazla damardaki darlıklara aynı seansta veya farklı seanslarda yapılabilir. Gerekli durumlarda balona ek olarak o bölgeye, yine balon yardımıyla stent (kafes) konur.
Balon işleminde darlık bölgesine ucunda şişebilir bir balon olan kateter yerleştirilir (A), darlık yerine yerleştirildikten sonra balon şişirilerek darlık açılır (B).
 
Balon anjiyoplastiye uygun olmayan durumlarda, bypass cerrahisi veya ilaç tedavisi önerilebilir. 

Kalp Hastalılarında Cerrahi Tedavi Yöntemleri

1- Koroner Bypas Ameliyatı: Bypas kelime anlamı köprüleme demek olup tıkalı segmentin önü ile arkası arasına yan bir yol ile köprüleme yaparak kanın ulaşmasına sağlama yöntemidir. Bu işlem çoğu zaman kalp akciğer makinesi kullanılarak uygulanan bir açık kalp cerrahisi işlemi olsa da son zamanlarda çalışan kalpte bypas, küçük kesi yöntemi ile bypas ve robotik bypas gibi değişik operasyon teknikleri geliştirilmiştir. Köprüleme amacı ile hastaya göğüs kemiğinin altındaki atardamarlar sağ veya sol internal mammarian arter, radial arter, safen gibi damarlar kullanılmaktadır. Bypas operasyonlarının amacı hastayı topluma sağlıklı, aktif, üretken bir birey olarak tekrar göndermektir.

2- Kalp Kapağı Operasyonları: Hasarlanan kapakların tamiri yada değiştirilmesi işlemidir. Burada açık kalp operasyonu şeklinde yapılan geniş kesilerle operasyonun yanında artık küçük kesi yada robotik yöntemlerle 3 gün içerisinde taburcu olmayı sağlayan yöntemler kullanılarak hastalara rahat operasyon ve erken taburculuk ve erken üretkenlik sağlanabilmektedir. Ayrıca tamamen kapalı yöntemlerle kapak değişimleri artık rutinde de kullanılan tedavi seçenekleri arasına girmiştir.

3-Aort ve Atar damar Cerrahisi: Kalpten çıkan ana atar damara aort denir. Aort damarının kendi katmanları içerisinde yırtılarak oluşan hastalığa diseksiyon denir. Bu son derece acil hayati önem taşıyan ve tedavisi acil olarak yapılmaz ise can kaybı ile sonuçlanan bir durumdur. Bu durumda damarın suni damarla değişilmesi yada damar içinden girilerek stentli suni damarların yerleştirilmesi hayat kurtarıcıdır. Ayrıca tüm atardamarlara tıkanıklık durumuna göre endovasküler stent, stent greft yada açık olarak suni damarların implante edilmesi damar cerrahisinde kullanılan yöntemlerdi.
4- Venöz (Toplardamar) Varisleri ve Trombozlarının Tedavisi: Burada açık ve kapalı pek çok cerrahi tedavi yöntemi uygulanmaktadır.
5- Küçük Kesi Yöntemi ile Kalp Cerrahisi
6- Robotik Cerrahi
7- Endovasküler yaklaşımlar

 

Yazar

Yorumlar: (0)