Bağlanma ile ilgili konularda kaçınan, kaygılı/kararsız ve güvenli olmak şartıyla üç temel bağlanma stilinin olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bağlanma kuralına dayalı şekilde korkulu, kayıtsız, saplantılı ve güvenli olarak dörtlü yetişkin bağlanma stilinin olduğu görülmektedir. Güvenli bağlananların kendileriyle beraber başkalarına göre olumlu algıları vardır. Kendilerini sevilmeye layık görmekle birlikte, başkalarını da güvenilir görmektedir. Bu özellikleri çerçevesinde başkaları ile kolayca yakınlık kurabilmektedir. Saplantılı bağlananların kendilerine ilişkin algıları olumsuz olmaktadır. Yakın ilişkilerde kendilerini sevilecek durumda görmemektedir. İlişkilerinde gerçekçi olmayan beklentileri bulunmaktadır. Yüksek benlik saygısı, kayıtsız bağlanmada söz konusu olurken, diğer bağlanma stillerine göre olumsuz tutumları bulunmaktadır. Bundan ötürü yakın ilişkilerin gerekliliğiyle birlikte, başkalarına gereksinimleri olduğunu ret etmektedir. Korkulu bağlanmaya bakıldığında kaygı düzeyi yüksek olmasının yanında, benlik saygısı düşük, diğerlerine güvenilmez, reddedici şekilde değerlendirilmektedir.
Yetişkin bağlanma stillerini ölçmekte kullanılan araçlardaki iki alt boyut kaçınma ve kaygıdır. Yakın ilişkilerde düşük kaçınma ve düşük kaygının bulunması ilişkideki güvenli bağlanma stiline benzetilirken, kaygı ve yüksek kaçınma ise korkulu bağlanma stilini tarif etmektedir. Yüksek kaygı, kaçınma saplantılı bağlanma stiline işaret ederken, yüksek kaçınma ve düşük kaygı ise kayıtsız bağlanma stilini anlatmaktadır.
Evlilik uyumu, evliliğin güvencesi ve faydalarını bir durum, bir göz seçimi ile inceleme durumudur. Bu durum, mutlu bir evliliğe sahip olabilmek amacıyla gerekli olduğu kabul edilen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumda evlilik uyumunun sağlanması amaçlanmaktadır (Ergül & Yılmaz, 2020).
Olumlu benlik algısına sahip olmakla birlikte, kendilerini sevilir görmektedir. Başka kişilerin iyi niyetli, destek veren ve güvenilir olduğuyla ilgili olumlu beklentileri bilinmektedir. Bu özellikleri dolayısıyla başkaları ile yakınlık kurabilirken, aynı zamanda özerk kalmayı başarabilmektedir.
Kendilerini değersiz görürlerken, sevilmeye değer görmemektedir. Yakın ilişkilerde kendilerini kanıtlama veya doğrulama eğilimi göstermekle birlikte, ilişkilerinde gerçekçe olmayan beklentilere sahiptir.
Yüksek özsaygıya sahip olmakla birlikte, özerkliğe aşırı biçimde önem vermektedir. Başkalarına karşı olumsuz tutuma sahip olurken, başka kişilere olan gereksinimlerini ve yakın ilişkilerin gereklerini reddetmektedir.
Düşük özsaygıya sahip olmakla birlikte, çok kaygılıdır. Başkalarının güvenilmez olduğunu düşünmekle birlikte, reddedici olduğuyla ilgili beklentileri bulunmaktadır.
Evlilikte uyum, eşler arasında birbirlerini anlayabilme durumudur. Kişilerin evlilik doyumlarıyla yükleme tarzları farklılıklar taşımaktadır. Evlilik uyumunun oluşabilmesi için evlilikte bağlanma stilleri incelenerek, sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır. Bağlanma stillerinin yetişkin bağlanma stillerinin, bebeklikte edinilen bağlanma stilleri ile bağlantılı olduğu ortaya konulmuştur. Bu kapsamda güvenli bağlanma stilinin eşler arasında güveni ortaya çıkardığı gözlemlenirken, güvensiz bağlanma stilinde eşlerin arasında sorunların çıkabildiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte evlilikte çatışma ve çözme kavramlarına gelindiğinde, evlilikte eşlerin ortaya çıkmasını engellemektense, çatışmalarla baş edebilmeyi öncelemesi gerekmektedir. Güvenli bağlanma stilinde kendine yetebilme duygusu öne çıkarken, kaygılı bağlanma stilinde kişilerin sabit ve destekleyici ilişki ihtiyacı duydukları bilinmektedir. Bu bağlanma stillerinin de evliliği etkilediği bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gottman terapi yönteminde çatışma çift terapilerinde çatışma incelenmiştir. Bu aşamada şu başlıklar ortaya çıkmıştır (Anlatan, 2021).
a. Çatışma sırasında negatif etkiyi azaltma
b. Çatışma sırasında pozitif etkiyi artırma
c. Çatışma olmadığında pozitif etkiyi artırma
Bilimsel olarak sağlıklı bir evlilik, güçlü iletişim, duygusal bağlılık, güven, bireysel özgürlük ve ortak hedefler gibi faktörlere dayanır. Çiftlerin bu alanlarda denge kurması, uzun vadeli evlilik uyumunu destekler. Evlilik danışmanlığı gibi profesyonel destekler de evlilikte uyumu artırmak için faydalı olabilir. Meta-duygu uyumsuzlukları arasında köprü kurma
Romantik ilişkilerde yaşanan çatışmalar, çiftlerin ilişki doyumu ve evlilik uyumu açısından önemli bir belirleyicidir. Çatışmaların nasıl ele alındığı, bireylerin bağlanma stillerine bağlı olarak farklılık gösterebilir. Bağlanma kuramına göre bireyler, çocukluk döneminde geliştirdikleri bağlanma stillerini yetişkin romantik ilişkilerine taşır ve bu stiller, çatışma çözme süreçlerini doğrudan etkiler (Bowlby, 1969; Hazan & Shaver, 1987).
Bağlanma stilleri, bireylerin stresli durumlarla başa çıkma biçimlerini ve çatışmalara verdikleri tepkileri şekillendirir (Mikulincer & Shaver, 2007).
Bağlanma stillerinin evlilik ilişkilerindeki etkileri, çift terapisi yoluyla ele alınabilir. Çift terapistleri, bireylerin bağlanma tarzlarını fark etmelerine ve bu doğrultuda daha sağlıklı iletişim becerileri geliştirmelerine yardımcı olabilir (Johnson, 2004). Terapide:
Bağlanma stilleri, romantik ilişkilerde çatışma çözme süreçlerini önemli ölçüde etkiler. Güvenli bağlanma, sağlıklı iletişim ve problem çözme becerilerini desteklerken, kaygılı ve kaçıngan bağlanma stilleri çatışmaları daha karmaşık hale getirebilir. Çiftlerin bağlanma stillerini fark etmeleri ve bu doğrultuda ilişkilerini yönetmeleri, uzun vadede evlilik uyumlarını artıracaktır. Bağlanma odaklı stratejiler geliştirmek, çiftlerin daha sağlıklı ve tatmin edici ilişkiler kurmasına yardımcı olabilir.
Bağlanma stili zamanla değişebilir. Özellikle terapi veya kişisel gelişim çalışmaları yoluyla bireyler, daha güvenli bir bağlanma stiline doğru adım atabilirler. Evlilik terapisi, çiftlerin bağlanma stillerini anlamalarına ve ilişkilerinde daha sağlıklı dinamikler kurmalarına yardımcı olabilir.
Sonuç olarak, bağlanma stillerinin farkında olmak ve bu stiller üzerinde çalışmak, evlilik ilişkilerinin kalitesini ve uzun vadeli uyumunu artırabilir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.