“Yine yapamadın.” “Herkes senden daha iyi.” “Bunu da mı beceremedin?” Bu cümleleri bir arkadaşınıza söylemezsiniz; ama kendinize gün içinde defalarca söylüyor olabilirsiniz. Psikolojide eleştirel iç ses olarak bilinen bu sürekli değerlendirici ve yargılayıcı zihinsel konuşma, özgüven, kaygı ve depresyonla yakından ilişkilidir.
Doğan Cüceloğlu, çocukluk döneminde duyduğumuz mesajların “içimizdeki çocuğu” biçimlendirdiğini anlatır. Sürekli eleştirilen, koşullu kabul gören bir çocuk, zamanla bu sesi içselleştirir ve yetişkin olduğunda artık dışarıda kimse yokken bile o ses konuşmaya devam eder. Freud’un “süperego” dediği yapı da buna benzer: ebeveynlerin ve toplumun yasaklarının, ölçütlerinin içeriye taşınmış hâli. Karen Horney ise bu sesi “olmalıların tiranlığı” olarak tanımlar: “Mükemmel olmalıyım, hiç hata yapmamalıyım, herkesi memnun etmeliyim.” Bu buyruklar kişiyi motive ediyormuş gibi görünse de aslında sürekli bir yetersizlik hissi üretir.
Kendimize yönelttiğimiz sert eleştiri, beyin ve beden için gerçek bir tehdit gibi algılanabilir. Paul Gilbert’in şefkat odaklı terapisinde anlatıldığı gibi, öz-eleştiri tehdit sistemini harekete geçirir: kalp hızı artar, kas gerginliği yükselir, kaygı büyür. Üstelik bu durumda öğrenme ve yaratıcılık azalır; çünkü savunma modundaki bir sistem gelişmek yerine korunmaya odaklanır. Yani “Beni eleştirmezsem ilerlemem” düşüncesi çoğu zaman tersine işler.
Sesi fark edin. Düşünceyi yakalayıp “Şu an iç eleştirmenim konuşuyor” demek, ona karışmadan uzaklaşmanızı sağlar.
Kaynağını sorgulayın. Bu cümle kimin sesine benziyor? Gerçekten benim değerlerim mi, yoksa öğrenilmiş bir kalıp mı?
Bir dostla konuşur gibi konuşun. Aynı durumda sevdiğiniz birine ne söylerdiniz? Bunu kendinize de söyleyin.
Bedeni de sürece katın. Elinizi göğsünüze koymak, yavaş nefes almak sinir sistemine güvenlik sinyali verir; şefkatli sözler bu sayede daha kolay yer bulur.
Küçük adımlarla ilerleyin. Engin Geçtan’ın vurguladığı gibi insan, kendini olduğu gibi kabul ettiğinde değişime alan açar. Kabul, pes etmek değil; değişimin zeminidir.
Eleştirel iç ses sizi korumaya çalışan, ama yanlış yöntemi kullanan bir parçanızdır. Onu düşman ilan etmek yerine yanına bir “şefkatli ses” eklemek, kendinizle ilişkinizi kökten değiştirebilir. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir uzmandan destek almak, yolu kısaltır.
Uzm. Psk. Aslı Özbek — Sinir sistemi duyarlı ve şefkat odaklı psikolojik danışmanlık
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.
28/09/2026
28/09/2026
25/09/2026