“Dinlenince geçer” diyerek geçiştirdiğimiz yorgunluk, bazen tatille, uzun bir uykuyla bile geçmez. Sabah yataktan kalkmak için kendinizi zorluyor, işinize eskiden anlam veren şeylere karşı içinizde bir soğukluk hissediyorsanız, karşınızdaki şey sıradan bir yorgunluk olmayabilir. Bu tablo psikolojide tükenmişlik sendromu olarak adlandırılır.
Kavramı ilk kez 1970’lerde psikolog Herbert Freudenberger tanımladı; Christina Maslach ise bunu üç boyutla açıkladı: duygusal tükenme, duyarsızlaşma (işe ve insanlara karşı mesafelenme) ve kişisel başarı hissinde azalma. Yani tükenmişlik yalnızca “çok çalışmak” değil; emeğin, karşılığını bulamadan sürekli tüketilmesidir.
Nörobilim açısından bakınca tükenmişlik, sinir sisteminin uzun süre “savun ya da kaç” modunda kalmasının sonucudur. Sürekli baskı altındaki beden stres hormonlarını salgılamayı sürdürür; dinlenme ve onarım sağlayan sistem devreye giremez. Sonuç: Uyku bozulur, konsantrasyon dağılır, beden ağrıları ve sık hastalanma başlar. Bu bir irade zayıflığı değil, sistemin kapasitesini aşan yükün doğal sonucudur.
Karen Horney’in “olmalıların tiranlığı” dediği şey burada belirleyicidir. “Hep verimli olmalıyım, hayır dememeliyim, herkesi memnun etmeliyim” gibi içselleştirilmiş buyruklar, kişinin kendi sınırlarını görmesini engeller. Engin Geçtan’ın vurguladığı gibi, insan çoğu zaman gerçek benliğinden çok, onaylanmak için geliştirdiği rolü yaşar; rol ne kadar ağırsa yorgunluk o kadar derindir. Doğan Cüceloğlu’nun ifadesiyle, kendimizle kurduğumuz iç konuşma bedenimizi ve duygularımızı doğrudan etkiler: Kendimize “yetmiyorsun” dedikçe yetmek için daha çok harcarız.
Belirtileri ciddiye alın. Kronik yorgunluk, öfke patlamaları, duygusal uyuşma ve motivasyon kaybı birer uyarıdır.
Sinir sisteminize dinlenme sinyali verin. Yavaş ve uzun nefes verişleri, kısa yürüyüşler, düzenli uyku ve gün içinde küçük molalar sistemi güvenli moda döndürmeye yardımcı olur.
Sınır koymayı öğrenin. “Hayır” demek bencillik değil, enerjiyi korumaktır.
Kendinize şefkat gösterin. Kristin Neff’in öz-şefkat çalışmaları, kendine nazik davranan bireylerin zorluklardan daha esnek toparlandığını gösterir. Kendinizi eleştirerek değil, anlayarak iyileşirsiniz.
Destek alın. Kemal Sayar’ın sıkça işaret ettiği gibi, modern insanın en büyük yükü hızla birlikte yalnızlıktır. Bir uzmanla çalışmak, bu yükün paylaşılmasını sağlar.
Tükenmişlik, sizin yetersizliğinizi değil, uzun süredir kendinizi göz ardı ettiğinizi gösterir. İyileşme de tam olarak buradan, kendinize kulak vermekten başlar.
Uzm. Psk. Aslı Özbek — Sinir sistemi duyarlı ve şefkat odaklı psikolojik danışmanlık
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.