İlişkiler, yaşamımızın merkezinde durur.
Partnerimizle, arkadaşlarımızla ya da ailemizle kurduğumuz bağların kalitesini belirleyen en temel unsur ise nasıl iletişim kurduğumuzdur. Duygu, düşünce ve ihtiyaçlarımızı ifade edebilmek; anlaşılmak ve karşımızdakini anlayabilmek için sağlıklı bir iletişim şarttır.
Yine de çoğu zaman tam da bu noktada zorlanır, yanlış anlaşılır, geri çekilir ya da sert tepkiler verebiliriz. Kocaeli’de çalışan Psikolog Can Erdal, ilişkilerde iletişimi güçlendirmek için dikkat edilebilecek bazı temel noktaları vurguluyor.
İletişimin Temel Taşları
İletişim yalnızca “konuşmak” değildir. Sözcüklerin yanında, bedenimiz ve ses tonumuz da mesaj taşır. Sağlıklı bir iletişimde bu üç alanın birbiriyle uyumlu olması önemlidir.
Sözel İfade:
Ne hissettiğinizi ve ne düşündüğünüzü açık bir dille anlatmak, karşı tarafın sizi daha net anlamasını sağlar. Dolambaçlı, imalı ya da pasif-agresif cümlelerden kaçınmak iletişimi kolaylaştırır.
Beden Dili:
Oturuşunuz, mimikleriniz, bakışlarınız söylediklerinizle çelişmemelidir. “İyiyim” derken göz devirmek, kolları göğüste kavuşturmak ya da yüzü asmak, aslında başka bir şey anlattığınız anlamına gelir.
Ses Tonu:
Aynı cümle, farklı ses tonlarıyla bambaşka algılanabilir. Yargılayıcı, alaycı veya sert bir ton; içerik doğru bile olsa karşı tarafı savunmaya geçirebilir. Daha sakin, yumuşak ve net bir ton iletişimi destekler.
Dinlemeyi Güçlendirmek
İyi iletişim, “iyi konuşan” değil; “iyi dinleyen” insanların işidir.
Aktif Dinleme:
Karşınızdaki konuşurken zihninizde cevap hazırlamak yerine gerçekten ne söylediğine odaklanın. Göz teması kurmak, kısa onaylar vermek (“hı hı”, “anlıyorum” gibi) ve bedeninizle dinlediğinizi göstermek önemlidir.
Netleştirici Sorular Sormak:
Anlamadığınız yerlerde soru sormak hem yanlış anlamayı önler hem de “Seni ciddiye alıyorum” mesajı verir.
Duyguyu Yansıtmak:
Sadece ne dediğini değil, ne hissettiğini de fark etmeye çalışın. “Bu seni bayağı yormuş gibi duruyor” ya da “Belli ki kırılmışsın” gibi cümleler, kişinin anlaşılmış hissetmesine yardımcı olur.
Duyguları Sağlıklı İfade Etmek
Duyguları bastırmak da, patlayarak dışa vurmak da ilişkilere zarar verir. Önemli olan, duyguyu fark etmek ve düzenleyerek ifade etmektir.
Duyguyu Fark Etmek:
“Sinirliyim ama altında ne var?” Kırgınlık, hayal kırıklığı, değersizlik hissi… Ne yaşadığınızı kendinize netleştirmek, ifade etmeyi kolaylaştırır.
“Ben Dili” Kullanmak:
Suçlayıcı “sen” dili yerine, sorumluluğu kendinizde bırakan “ben” dili kullanın:
“Sen hep geç kalıyorsun” yerine
“Geç kalındığında kendimi geri planda ve önemsiz hissediyorum” demek çok daha ilişki dostudur.
Doğru Zamanı Seçmek:
Yoğun öfkeliyken yapılan konuşmalar genelde çözümden çok yeni sorun üretir. Biraz sakinleşmek, sonra konuşmak çoğu zaman daha işlevseldir.
Empatiyi Devreye Sokmak
Empati, karşımızdaki kişinin duygusunu küçümsemeden, yargılamadan anlamaya çalışmaktır.
Bakış Açısını Anlamaya Çalışmak:
“Onun yerinde olsaydım ne hissederdim?” diye sormak, tartışmaları yumuşatır.
Duyguyu Kabul Etmek:
Karşınızdakinin duygusuna katılmak zorunda değilsiniz ama kabul edebilirsiniz:
“Bu senin için zor bir şey, fark ediyorum.”
Yargı Yerine Merak:
“Neden böyle hissediyorsun?” sorusunu yargıyla değil, merakla sorduğunuzda; alan açarsınız, savunma duvarı değil.
Çatışmaları Yönetebilmek
İlişkide hiç çatışma yaşamamak gerçekçi değildir. Mesele, çatışmanın varlığı değil; nasıl ele alındığıdır.
Sakin Kalma Çabası:
Ses yükseldikçe, çözüm ihtimali düşer. Derin nefes almak, kısa bir mola vermek, gerekirse konuşmayı ertelemek çatışmayı büyütmek yerine düzenlemeyi sağlar.
Sorunu Netleştirmek:
“Her şey kötü” gibi genellemeler yerine, “Dün akşamki konuşmamızda şu cümle beni kırdı” demek daha çözüme dönüktür.
Birlikte Çözüm Aramak:
Hedef “haklı çıkmak” değil, “ilişkiyi güçlendirmek” olmalı. Her iki tarafın da ihtiyaçlarını içeren ortak bir orta yol bulmaya çalışmak önemlidir.
Olumlu İletişim Alışkanlıkları
Sadece sorun anlarında değil, günlük akışta kurulan küçük ve olumlu temaslar da ilişkiyi besler.
Teşekkür Etmek:
“Zaten yapması gerekeni yaptı” demek yerine, ufak şeyler için bile teşekkür etmek; karşı tarafın görülmüş ve değer verilmiş hissetmesini sağlar.
Takdir Etmek:
Sadece eleştiren değil, takdir eden biri olmak; iletişimi yumuşatır ve güvenli alan yaratır.
Zaman Ayırmak:
Sadece telefon üzerinden mesajlaşmak değil, gerçekten yüz yüze, dikkat bölünmeden geçirilen zaman; bağları güçlendirir.
İletişimde Sık Yapılan Hatalar
Bazı tutumlar, farkında olmadan iletişimi zora sokar.
Suçlayıcı Dil:
“Sen zaten…”, “Her zaman…”, “Hiçbir zaman…” ile başlayan cümleler genellikle savunma ve karşı saldırı getirir. Yerine, duygunuzu ve ihtiyacınızı ifade etmeye odaklanmak gerekir.
Belirsizlik:
“Boşver” deyip içe atmak ya da ima ederek anlatmaya çalışmak, yanlış anlamaları artırır. Net ve anlaşılır olmak hem sizi hem karşınızdakini rahatlatır.
Kapanmak:
Tamamen susmak, duvar örmek, geri çekilmek kısa vadede “sorun çıkmasın” gibi dursa da uzun vadede mesafeyi artırır.
İletişim Engelleri
İletişimi sabote eden görünmez duvarlar da vardır. Bunları fark etmek, aşmayı kolaylaştırır.
Önyargılar:
“Zaten beni anlamaz”, “O hep böyle” gibi kalıplar, karşı tarafın yeni bir şey yapma ihtimalini bile görmeyi engeller.
Dikkatin Dağınık Olması:
Telefonla uğraşırken, televizyona bakarken konuşmak; “Seni önemsemiyorum” mesajı verir. Kısa ama odaklı bir konuşma, uzun ama bölük pörçük sohbetten daha etkilidir.
Kontrolsüz Duygusal Tepkiler:
Aniden bağırmak, kapı çarpmak, alay etmek gibi tepkiler; ilişkide güveni zedeler. Duyguyu fark edip düzenlemek, sonra ifade etmek gerekir.
İletişim Becerilerini Geliştirmek
İletişim, doğuştan gelen sabit bir özellik değil; öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir beceridir.
Kendini Gözlemlemek:
Hangi konularda tıkanıyorsunuz? Daha çok hangi durumlarda sesiniz yükseliyor ya da tamamen susuyorsunuz? Bu farkındalık, değişimin başlangıcıdır.
Geri Bildirim İstemek:
Güvendiğiniz kişilerden “Benimle konuşurken seni zorlayan ne oluyor?” diye geri bildirim almak, kör noktalarınızı görmenize yardım eder.
Pratik Yapmak:
Yeni iletişim tarzı bir anda oturmaz. Küçük adımlarla başlamak – örneğin bir konuşmada sadece “ben dili”ni kullanmaya niyet etmek – bile zamanla büyük fark yaratır.
Bu öneriler, romantik ilişkilerde de, arkadaşlıkta da, aile içi ilişkilerde de işe yarayabilecek temel iletişim başlıklarıdır. İletişim geliştikçe, ilişki sadece “sorunsuz” değil, gerçekten besleyici ve güvenli bir hâl almaya başlar.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.