Hepimiz zaman zaman kaygılanırız. Bir sınav öncesinde, önemli bir görüşmeden önce ya da sevdiğimiz birinin sağlığıyla ilgili endişelendiğimizde kaygı hissetmemiz oldukça doğaldır. Hatta bu duygu, çoğu zaman bizi hazırlıklı olmaya ve önlem almaya yönlendirir.
Ancak bazen kaygı, ortada büyük bir tehlike olmamasına rağmen sürekli bizimle kalmaya başlar. Günlük yaşamımızı zorlaştırır, zihnimizi sürekli meşgul eder ve kendimizi hep tetikte hissetmemize neden olur. İşte bu noktada kaygı, üzerinde durulması gereken bir konu hâline gelebilir.
Kaygı; gelecekte olabilecek olumsuz durumlarla ilgili hissedilen endişe, gerginlik ve huzursuzluk duygusudur.
Aslında beynimiz bizi korumaya çalışır. Olası tehlikeleri önceden fark edip hazırlıklı olmamızı ister. Bu nedenle kaygı hissetmek tamamen normal ve insani bir durumdur.
Sorun kaygının varlığı değil, hayatımızı yönetmeye başlamasıdır.
Kaygı sadece zihnimizde yaşanmaz. Aynı zamanda bedenimizi ve davranışlarımızı da etkiler.
Kaygı yaşayan kişiler sıklıkla şu düşünceleri fark eder:
• “Ya kötü bir şey olursa?”
• “Ya başarısız olursam?”
• “Ya hata yaparsam?”
• “Ya insanlar benim hakkımda olumsuz düşünürse?”
Bu düşünceler zamanla zihni sürekli meşgul edebilir ve kişi kendini rahatlatmakta zorlanabilir.
Kaygı bazen bedende de kendini gösterir.
Bunlar arasında;
• Kalp çarpıntısı,
• Kaslarda gerginlik,
• Midede rahatsızlık hissi,
• Nefes alışverişinin hızlanması,
• Terleme,
• Baş dönmesi,
• Çabuk yorulma,
• Uykuya dalmakta güçlük yer alabilir.
Birçok kişi bu belirtileri önce fiziksel bir hastalık sanabilir. Ancak yapılan kontroller normal çıktığında belirtilerin kaygıyla ilişkili olabileceği anlaşılabilir.
Bu iki kavram sıkça karıştırılır.
Stres genellikle yaşadığımız bir duruma verilen tepkidir. Örneğin yoğun bir iş temposu, sınav haftası veya taşınma süreci stres yaratabilir.
Kaygı ise çoğu zaman geleceğe yöneliktir. Henüz gerçekleşmemiş olaylarla ilgili zihnimizde senaryolar üretmeye başlayabiliriz.
Kısacası stres “Şu anda olanlarla”, kaygı ise “Ya ileride olursa?” düşüncesiyle daha yakından ilişkilidir.
Her kaygı duygusu psikolojik bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak aşağıdaki durumlar uzun süredir devam ediyorsa bir uzmandan destek almak faydalı olabilir:
• Günün büyük bölümünü endişeli geçirmek,
• Sürekli en kötü ihtimali düşünmek,
• Kaygı nedeniyle iş, okul veya sosyal yaşamın etkilenmesi,
• Uyku düzeninin bozulması,
• Sürekli yorgun ve gergin hissetmek,
• Kaygı nedeniyle kaçınma davranışlarının başlaması.
Kaygı zamanla kişinin yaşam alanını daraltabilir. Daha önce rahatlıkla yaptığı şeylerden uzaklaşmasına neden olabilir.
Kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak çoğu zaman işe yaramaz. Çünkü kaygı, hayatın doğal bir parçasıdır. Asıl önemli olan, onun hayatımızı yönetmesine izin vermemektir.
Bunun için;
• Düzenli uyumaya ve beslenmeye özen gösterebilirsiniz.
• Gün içinde kısa yürüyüşler veya hafif egzersizler yapabilirsiniz.
• Kafein tüketiminizi gözden geçirebilirsiniz.
• Düşüncelerinizin her zaman gerçekleri yansıtmadığını kendinize hatırlatabilirsiniz.
• Size iyi gelen insanlarla iletişimde kalabilirsiniz.
• Gün içinde kısa nefes ve gevşeme egzersizleri uygulayabilirsiniz.
Bu öneriler kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir; ancak yoğun ve uzun süredir devam eden kaygılarda profesyonel destek almak daha kalıcı çözümler sağlayabilir.
Terapi sürecinde kişi, kaygısını tetikleyen düşünce ve davranış kalıplarını daha yakından tanıma fırsatı bulur.
Zamanla kaygıyı artıran düşünceleri fark etmeyi, onlara farklı açılardan bakabilmeyi ve kaygıyla daha sağlıklı şekilde baş etmeyi öğrenebilir.
Terapinin amacı kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil; kişinin kaygısına rağmen yaşamını istediği yönde sürdürebilmesine yardımcı olmaktır.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.