• Ana Sayfa
  • Diyetisyen
  • İnsülin Direncinde Beslenme: Kan Şekerini Dengeleyen Doğru Yaklaşım - Dyt. Melike Sertkaya
Makaleler 02/01/2026

İnsülin Direncinde Beslenme: Kan Şekerini Dengeleyen Doğru Yaklaşım - Dyt. Melike Sertkaya

Melike Sertkaya Diyetisyen
Melike Sertkaya
Diyetisyen

İnsülin Direnci: Tanım, Beslenme ve Yaşam Tarzı Yaklaşımları

Tanım ve Belirtiler

İnsülin direnci, vücudun ürettiği insülini yeterince etkili kullanamaması sonucu ortaya çıkan bir metabolik dengesizliktir. Bu durumda pankreas daha fazla insülin salgılar ve bu durum özellikle kan şekeri dalgalanmaları, öğün sonrası çökme, tatlı isteği, kilo verememe ve karın bölgesinde yağlanma gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Araştırmalar, beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin insülin direncinin yönetiminde önemli bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Örneğin Diabetes Prevention Program (DPP) çalışması, yaşam tarzı müdahalelerinin insülin direnci gelişimini azaltabildiğini göstermiştir.

Beslenme Yaklaşımı ve Öğün Düzeni

Beslenmede en önemli nokta, glisemik indeks ve glisemik yükü düşük bir modelin tercih edilmesidir. Tam tahıllar, baklagiller, sebzeler, sağlıklı yağlar ve yeterli protein kaynakları, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur; beyaz unlu ürünler, şekerli içecekler ve yüksek glisemik yüke sahip gıdalar insülin dalgalanmalarını artırabilir. Öğün düzeni de en az içerik kadar önemlidir. Uzun süre aç kalmak veya çok sık atıştırmak yerine, 3–4 saat arayla düzenli öğünler kan şekeri yönetimini kolaylaştırır.

Beslenme ve Tokluk

Her öğünde protein, lif ve sağlıklı yağ dengesinin bulunması tokluk süresini uzatır ve insülin duyarlılığını destekler. Bu nedenle yumurta, yoğurt, balık, baklagiller, sebzeler, tam tahıllar, avokado ve zeytinyağı gibi besinlerin düzenli olarak tüketilmesi oldukça değerlidir. Rafine şekerin azaltılması ise hem iştah kontrolünde hem de hormonal dengede önemli bir rol oynar. 2018 tarihli bir meta-analiz, düşük glisemik indeksli beslenmenin insülin duyarlılığını belirgin şekilde artırdığını göstermektedir.

Fiziksel Aktivite, Uyku ve Stres

Beslenmenin yanında düzenli fiziksel aktivite, insülin direncinin en güçlü destekleyicilerindendir. Kas dokusu glikozun en önemli kullanıcılarından biridir; bu nedenle yürüyüş, kuvvet egzersizleri ve günlük hareketin artırılması kan şekerinin düzenlenmesine doğrudan katkı sağlar. Uyku kalitesi ve stres düzeyi de insülin yanıtını etkileyen önemli faktörlerdir; yetersiz uyku kortizolü yükselterek insülin direncini kötüleştirebilir.

Sonuç ve Klinik Yaklaşım

Sonuç olarak insülin direnci, yalnızca “diyet yaparak” çözülebilecek bir durum değildir; beslenme düzeni, hareket, uyku, stres yönetimi ve bireysel metabolik ihtiyaçların bir bütün olarak ele alınması gerekir. Bu nedenle bir diyetisyen eşliğinde kişiye özel bir beslenme planı oluşturmak, hem semptomları hafifletmek hem de metabolik sağlığı uzun vadede güçlendirmek için önemli bir yaklaşımdır.

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.