İçeriğe geç
Blog

Kalp Çarpıntısı ve Kaygı - Kl. Psk. Onur Gümüş

Kaygı sırasında kalp atışlarının hızlanması veya kişinin kalp atışlarını normalden daha belirgin hissetmesi mümkündür. Bunun nedeni, bedenin tehdit algıladığında devreye soktuğu fizyolojik alarm sistemidir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Her kalp çarpıntısını psikolojik olarak değerlendirmek doğru değildir.

Kaygıyla ilişkili çarpıntıda sık görülen döngü şöyledir: Kişi kalp atışındaki değişikliği fark eder, bunu tehlikeli bir durum olarak yorumlar, korku artar, beden daha fazla uyarılır ve kalp atışı daha belirgin hâle gelir. Böylece bedensel duyum ile kaygı birbirini beslemeye başlayabilir.

Örneğin kişi otururken kalbinin hızlandığını fark edebilir. “Kalbimde bir sorun var” düşüncesi ortaya çıktığında dikkat tamamen bedene yönelir. Kişi kalp atışını daha fazla dinlemeye başlar, nabzını kontrol eder ve belirtilerin artıp artmadığını gözlemler. Bu yoğun dikkat, normalde fark edilmeyecek bedensel duyumların daha güçlü algılanmasına yol açabilir.

Terapi sürecinde bu döngüyü anlamak önemlidir. Buradaki amaç, kişiye “Kalbinle ilgili hiçbir şey yok” demek değildir. Özellikle yeni başlayan, şiddetli, alışılmadık veya göğüs ağrısı, bayılma, ciddi nefes darlığı gibi belirtilerle birlikte olan durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir. Daha önce panik atak yaşamış olmak, yeni ortaya çıkan her fiziksel belirtinin otomatik olarak kaygı kabul edilmesini gerektirmez.

Tıbbi değerlendirme sonrasında belirtilerin kaygıyla ilişkili olduğu düşünülüyorsa psikoterapide kişinin bedensel duyumları nasıl yorumladığı ele alınabilir. “Kalbim hızlı atıyor” ile “Kalbim tehlikede” aynı düşünce değildir. Aradaki yorum farkı kaygının şiddetini değiştirebilir.

Ayrıca bedeni sürekli kontrol etme, nabız ölçme, internette araştırma yapma veya yakınlardan güvence isteme davranışları incelenebilir. Bu davranışlar kısa süreli rahatlama sağlayabilir; ancak kişinin bedensel duyumlarına olan hassasiyetini sürdürebilir.

Amaç, bedensel belirtilerin hiç ortaya çıkmamasını garanti etmek değildir. İnsan bedeni zaman zaman hızlanır, terler, titrer veya kalp atışları değişir. Asıl hedef, bu duyumları otomatik olarak felaketleştirmeden değerlendirebilmek ve kaygı döngüsünü sürdüren davranışları azaltabilmektir.

Kaygıyla ilişkili çarpıntıda kişinin bedensel duyumla kurduğu ilişki değiştirilebilir. Ancak bunun için önce güvenli bir tıbbi çerçeve oluşturmak gerekir. Tıbbi açıdan gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra psikoterapi, kişinin kalp atışını sürekli dinleme ve felaketleştirme döngüsünü azaltmasına yardımcı olabilir. Böylece bedensel duyumlar hayatın merkezinden çıkabilir.

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.