Makaleler 10/06/2026

Kaygı: Olması Gereken Bir Duygu - Kl. Psk. Zehra Yıldız

Zehra Yıldız Psikoloji
Zehra Yıldız
Psikoloji

Kaygı: Olması Gereken Bir Duygu

Çağımızın egemen anlatısı kaygıyı bir düşman ilan etmiştir: Ondan kurtulmamız, onu yönetmemiz, mümkünse hiç hissetmememiz beklenir. Varoluşçu psikoterapi ise bu anlatıya temelden itiraz eder. Kaygı, bu gelenekte bir arıza değil, insan olmanın ayrılmaz bir boyutudur. Bu yazının savı açıktır: Kaygı, çoğu zaman olması gereken bir duygudur; mesele onu yok etmek değil, doğru türünü doğru biçimde dinlemektir.

Korku belirli bir nesneye yönelir; bir köpekten, bir sınavdan, bir kayıptan korkarız. Kaygının ise nesnesi yoktur; o, varoluşun kendisinden, sonluluğumuzdan ve özgürlüğümüzden doğar. Kierkegaard ve sonrasında May, bu ayrımı varoluşçu düşüncenin merkezine yerleştirir. Nesnesiz oluşu, kaygıyı belirsiz ve rahatsız edici kılar; ama aynı belirsizlik, onun neden bu kadar temel olduğunu da açıklar. Kaygı, dünyada bir nesneye değil, var olmanın çıplak gerçeğine verilen yanıttır.

Rollo May, normal kaygı ile nevrotik kaygıyı ayırır. Normal kaygı, karşılaştığımız tehdidin gerçek büyüklüğüyle orantılıdır, bastırma gerektirmez ve yaratıcı biçimde kullanılabilir; bizi uyanık, sorumlu ve gerçekle temas hâlinde tutar. Nevrotik kaygı ise tehditle orantısızdır, bastırılmıştır ve kişiyi felç eder. Varoluşçu terapinin hedefi, kaygıyı tümden ortadan kaldırmak değil, nevrotik kaygıyı normal kaygıya dönüştürmek, yani kişinin kaygısını taşınabilir ve anlamlı kılmaktır. Kaygı, çoğu zaman bir pusuladır. Önemli bir seçimin eşiğinde, sahici bir olanakla yüzleştiğimizde ya da kendimize ait olmayan bir hayatı sürdürdüğümüzde yükselir. Bu yüzden kaygının tümden susması, her zaman bir sağlık göstergesi değildir; bazen yalnızca kişinin kendi olanaklarından uzaklaştığının, riski reddederek küçüldüğünün işaretidir. Kaygısızlık, kimi zaman huzur değil, varoluşsal bir uyuşmadır.

Olgun bir tutum, kaygıyı bir düşman gibi kovmak değil, onu varoluşun bir danışmanı olarak dinleyebilmektir. Kaygıyla kurulan bu yeni ilişki, onu dayanılmaz bir gürültü olmaktan çıkarıp, kişiyi kendi gerçeğine çağıran anlamlı bir sese dönüştürür.

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.