Multipl skleroz, vücudun bağışıklık sistemi kendi merkezi sinir sistemine saldırdığında gelişir. Kesin bir tedavisi yoktur; ancak çeşitli tedavi yöntemleri vardır ve bazı diyet türleri MS hastalarına yardımcı olabilmektedir. Bir kişide multipl skleroz (MS) geliştirdiğinde, sinir liflerini kaplayan miyelin kılıf hasar görür. Böylece sinirler elektrik sinyallerini iletme yeteneğini kaybetmeye başlar. Bu durum, beynin kaslara ne yapması gerektiğini söylemekte zorluk yaşaması anlamına gelir ve genellikle ağrı, halsizlik ve karıncalanma gibi semptomlara yol açar. Ayrıca kişide ruh hali değişiklikleri, yorgunluk, titreme ve diğer komplikasyonlara da neden olabilmektedir.
Tekrarlayan MS’de semptomlar gelir ve gider. Bu kişinin semptomları birden alevlenerek nükseder ve sonradan gerileyerek hafifler. İlerleyen MS tipine sahip kişilerde ise semptomlar giderek kötüleşir. Hastalığın tanısı genellikle 20 ila 40 yaşları arasındadır, ancak hastalık herhangi bir yaşta da gelişebilir. Gıda seçimlerinin MS’te olumlu etkileri olabilmektedir. Diyetin MS’teki etkisini anlayarak bazı değişiklikler yapmak, daha az nükse ve daha az sağlık komplikasyonu yaşanmasına yol açabilir ve dolayısıyla daha iyi bir yaşam kalitesi görülebilir.
Bazı gıdalar bağışıklık sisteminin, sinirlerin ve vücudun diğer bölümlerinin çalışmasını etkileyerek MS hastalarına faydalı olabilir. Beslenme ve MS arasındaki ilişki şunları içermektedir:
Bağırsak sağlığındaki değişiklikler bağışıklık bozukluklarına katkıda bulunabilir ve araştırmalar bağırsak sağlığının birçok hastalıkta rol oynadığını göstermektedir. Bağırsak florası, bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmalardan oluşan ve oldukça karmaşık bir sistemdir. İnsan bağırsak florasında, bu mikroorganizmalar çoğunlukla bakterilerdir. Bakteriler yiyecekleri ve besinleri parçalamaktan sorumludur. Sağlıklı bağırsak florası, gıdalarla bol miktarda lif aldığımızda daha da gelişir.
Bağırsak florasında bozulma, MS dahil birçok bağışıklık bozukluğuna neden olabilmektedir. Bağırsak florası sağlıksız olan her birey bağışıklık sistemini destekleyen gıdaları beslenme alışkanlığına dahil etmelidir. Probiyotikler, bağırsaktaki yararlı bakteri seviyelerini artırabilen ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olan gıdalardır. Probiyotik bakteriler gıda takviyelerinde ve çeşitli fermente gıdalarda bulunur. Lactobacillus gibi sağlıklı bakteriler içeren bazı gıdalar şu şekildedir:
Bağırsakları iyi bakterilerle doldurduktan sonra onları beslemek önemlidir. Probiyotik bakterileri besleyen gıdalara prebiyotik denir ve prebiyotikler lif içerir. Bazı prebiyotik gıdalar şu şekildedir:
Lif çoğunlukla meyveler, sebzeler, mercimek gibi baklagiller, kepekli tahıllar, esmer pirinç gibi bitki bazlı gıdalarda görülür. Lif sağlığımızı nasıl destekler?
D vitamini herkes için önemlidir, ancak MS hastaları için özellikle yararlı olabilir. Ulusal Nörolojik Bozukluklar Enstitüsü’ne göre, yüksek D vitamini seviyesine sahip kişilerin MS gelişme şansı daha düşük olduğu görünmektedir. D vitamini kemik sağlığı için de önemlidir. MS hastalarında düşük kemik yoğunluğu ve osteoporoz riski vardır; özellikle kolay hareket edemedikleri takdirde bu durumların görülme olasılığı daha yüksektir. Yeterli D vitamini alımı bunu önlemeye yardımcı olabilir. Vücuttaki D vitamininin çoğu güneş ışığı kaynaklıdır, ancak kişi gıdalarla da D vitamini alabilir:
Bir çeşit B vitamini olan biyotin halk arasında H vitamini olarak da bilinir. En iyi biyotin kaynakları:
Araştırmacılar biyotinin MS hastalarına fayda sağlayıp sağlayamayacağını üzerinde tartışıyorlar. Küçük çalışmalardan elde edilen bulgular, günde 100 ila 600 miligram biyotinin MS hastalarına yardımcı olabileceğini göstermektedir.
Çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA’lar) bakımından zengin bir diyetin sağlıklı bir vücudun bağışıklığını desteklemeye ve iltihabı kontrol etmeye yardımcı olduğuna dair kanıtlar vardır.
2017 yılında yayınlanan bir araştırma, düşük PUFA alımının MS riskini artırabileceği sonucuna varmıştır. Çalışmada 170.000’den fazla kadının verileri incelendi. PUFA’ların kalp sağlığından beyin fonksiyonlarına kadar bedensel işlevleri artırdığı görülmektedir. PUFA içeren gıdalara örnek olarak somon ve uskumru gibi yağlı balıklar ve bazı bitki bazlı yağlar verilebilir.
Birçok bitki kaynaklı gıda, vücudun hücreleri üzerinde antioksidan ve antienflamatuar etkileri olan polifenol adı verilen maddeler içerir. Bu etkiler hücre hasarını önlemeye yardımcı olurken polifenolleri MS hastaları için potansiyel olarak yararlı hale getirir. Polifenol kaynakları şunlardır: meyve, sebzeler, baharat, bakliyat, meyve, yeşillikler. Antioksidanlar ayrıca çok çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilen oksidatif stresi önlemeye yardımcı olabilir. Bazı antioksidanlar – özellikle üzümde bulunan resveratrol – sinir sisteminin korunmasına yardımcı olur.
2016 yılında yayınlanan bir derleme, çocukluk ve ergenlik döneminde obezitenin MS gelişme riskini artırabileceği sonucuna varmıştır. Araştırmacılar ayrıca obezitenin hastalığın ilerlemesini etkileyebileceğini de kaydetmiştir. Hareket yetisini kaybeden veya hareket etmekte zorlanan MS’li bireyler için ekstra kilo alımı mevcut durumunu daha da zorlaştırabilmektedir. Kilo alımını önlemek için beslenme alışkanlığını düzenlemek aynı zamanda MS semptomlarının kötüleşmesini de önlemeye yardımcı olabilir. Bu tür diyet değişiklikleri, bir kişinin konforunu artırabilir ve kardiyovasküler hastalık gibi ek sağlık sorunlarının da riskini azaltabilir.
Bazı yiyecekler MS hastaları için zararlı olabilir.
Doymuş yağlar ve işlenmiş gıdalar: İşlenmiş gıdalar insan sağlığı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir; özellikle yüksek miktarda doymuş yağ, trans yağ, hidrojene yağlar, ilave sodyum-tuz ve ilave şeker içeriyorsa.
Sodyum: 2015 yılında ASN Neuro’da yayınlanan bir makale, orta veya yüksek düzeyde sodyum alımı olan MS’li kişilerde semptomların tekrarlanması veya yeni bir lezyon geliştirmesinin daha az olası olduğunu belirtti. Ayrıca şunlardan kaçınmayı önerdi: şekerli içecekler, aşırı miktarda kırmızı et, kızarmış yiyecekler, düşük lifli gıdalar. Bu gıdaların vücutta iltihabı tetikleyebileceğine işaret ediyorlar. Taze meyve ve sebze içeren sağlıklı bir diyet, antioksidan etkileri nedeniyle iltihabı azaltabilir.
Özel bir diyet yapan herkes, günlük olarak alınması gereken tüm besinleri tükettiklerinden emin olmalıdır. Belirli bir yiyeceği veya yiyecek grubunu ortadan kaldıran bireylerde kaybedilen besinlerin yerini başka bir gıdayla alımı sağlanmalıdır.
Araştırmalar gluten ve MS arasındaki bir bağlantıyı doğrulamamıştır, ancak MS’li bireylerde, vücudun glutene karşı intolerans geliştirdiği çölyak hastalığının çıkma olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Her iki hastalık da bağışıklık sistemindeki bir sorundan kaynaklanıyor olabilmektedir.
Gluten içeren gıdalar: ekmekler, unlu mamuller, birçok hazır çorba, salata sosları, buğday ürünleri; malt, çorba, bira ve bira mayası gibi arpa ürünleri; genellikle ekmek, çavdar, birası ve tahıllarda bulunan çavdar. Glutensiz bir diyet uygulayan insanlar, kepekli tahıllarda bulunan lif de dahil olmak üzere önemli besinleri kaçırabilirler. Bol miktarda taze sebze, meyve, fındık, tohum ve bakliyat yiyerek lif alımını artırmalıdırlar. Glutensiz bir diyet düşünen herkes önce doktorlarıyla konuşmalıdır.
Paleo veya Paleolitik diyet uygulayan birçok kişi, insan vücudunun işlenmiş gıdaları sindirecek kadar evrim geçirmediğine inanmaktadır. Bu diyet, avcı-toplayıcılar tarafından yenebilen yiyecekleri tüketmeyi içerir. İlk adım, işlenmiş gıdalar yerine doğal gıdaları seçmektir; et ve bitki bazlı gıdalar, ancak tahıllar bu grupta yer almaz.
Doktorlar Swank diyetini 1950’lerde MS tedavisi olarak geliştirdiler. Doymuş yağ alımını günde en fazla 15 grama düşürür ve doymamış yağ alımının günde 20-50 gram ile sınırlanmasını önerir. Bu diyetteki insanlar:
Bazıları diyetin eski olduğunu düşünürken, bazıları bunun yardımcı olduğunu bildirmiştir. Bu diyetin olası riskleri arasında folik asit ve A, C ve E vitaminlerinin eksiklikleri olabilmektedir.
2015 yılında, Ulusal MS Derneği bir takım diyetleri ve bunların hastalık üzerindeki etkisini gözden geçirdi. Yazarlar, bir diyeti diğerine göre önermek için yeterli kanıt olmadığı ve diyetlerin çoğunun aynı tür yiyecekleri kısıtladığını veya bıraktığını kabul ediyorlar. MS’li bir kişi aşağıdaki yiyeceklerden kaçınmalıdır: işlenmiş besinler, doymuş yağ oranı yüksek besinler, yüksek glisemik indekse sahip gıdalar, bu da yüksek seviyede şeker içerdiğini veya önemli ölçüde işlendiğini gösterir.
MS’li bir kişi için sağlıklı bir diyet, bağışıklık sistemini destekleyen bir diyettir. Yardımcı olabilecek ek değişiklikler şunları içerir:
MS sinir sistemini etkiler ve çeşitli birincil ve ikincil semptomlara, sağlık sorunlarına yol açabilir. Türüne bağlı olarak sürekli gelip gidebilen veya ilerleyebilen yaşam boyu bir hastalıktır. Bazı insanlar sadece hafif karıncalanma yaşarken, diğerleri hareket edemez veya konuşamazlar. Bununla birlikte, MS hastalarının çoğu hareketli kalır ve çoğunluğu, hasta olmayan bireylerle aynı yaşam süresine sahiptir.
Sağlıklı diyet seçenekleri MS hastalarına fayda sağlayabilir ve diyette yapılan olumlu değişiklikler durumun ilerlemesini değiştirebilir veya spesifik semptomları önleyebilir. Genel olarak, sağlıklı bir diyet, bireyin genel refahını ve yaşam kalitesini artırabilirken, kardiyovasküler hastalık gibi komplikasyonları önleyebilir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.