Zaman zaman “Yeterince iyi değilim, yetersizim”, “Başkaları benden daha başarılı, başarısızım”, “Ne yaparsam yapayım eksik kalıyorum, eksiğim” gibi düşünceler aklınıza geliyor olabilir. Bu durum zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir deneyim olsa da, sürekli hâle geldiğinde kişinin ruhsal yükünü önemli ölçüde artırabilir. Özellikle değersizlik hissi, yetersizlik duygusu, özgüven eksikliği, kaygı bozukluğu, depresyon belirtileri ve kendini sürekli eleştirme gibi durumlarla birlikte görülebilir.
Peki insan neden kendini sürekli değersiz hisseder?
Değersizlik hissi; kişinin kendi varlığını, özelliklerini veya başarılarını yeterli görmemesi, kendisini başkalarıyla kıyaslayarak eksik hissetmesi ve içten içe “Ben önemli değilim” duygusunu taşımasıdır. Bu his çoğu zaman şu düşüncelerle kendini gösterir:
“Ben yetersizim.” der ve hiçbir sorumluluk almaz.
“Beni kimse sevmez.” diye hiçbir sosyal aktiviteye, iletişime ve ortamlara girmez.
“Hata yaparsam değerimi kaybederim.” der ve hata yapmamak için her şeyden uzak durur ve kendi değerini bu şekilde korumaya çalışır.
“Diğer insanlar benden daha iyi.” der ve hep kendisini aşağıda, yetersiz hissiyatı ile baş başa bırakır. Yaptıklarına, emeğine, verdiği çabaya odaklanmak yerine diğeri ile kendisini hep kıyaslama içerisine girer.
“Başarılı olsam bile yeterli değil.” der ve hep bir üst beklenti içerisinde olur ve yaptıkları ile yeterlilik hissini yaşayamaz.
Kişi dışarıdan güçlü görünse bile, içeride yoğun bir değersizlik duygusu yaşayabilir.
Sık duyulan mesajlar şunlar olabilir: “Daha iyisini yapabilirdin.”, “Bak kardeşin ne kadar başarılı.”, “Abartma.”, “Ağlama.”, “Bunu da beceremedin.” Bu mesajlar zamanla içselleşebilir ve yetişkinlikte kişinin kendi kendine söylediği cümlelere dönüşebilir.
İç ses artık olumsuz geri bildirimler olarak kendisini gösterir. Çocukken duyduğu sesler kişinin iç sesi olmuş ve hayatına yön veriyordur.
Sürekli Karşılaştırılmak: Kendini başkalarıyla kıyaslama, değersizlik hissini besleyen en güçlü etkenlerden biridir. Özellikle sosyal medya, insanların hayatlarının yalnızca en parlak kısmını gösterdiği için “Herkes benden daha mutlu ve başarılı” algısı oluşturabilir. Oysa görülen şey, çoğu zaman hayatın tamamı değil, seçilmiş bir vitrindir.
Mükemmeliyetçilik: Mükemmeliyetçi kişiler için “iyi” yeterli değildir; ancak kusursuz olmak kabul edilebilir görünür. Bu nedenle kişi ne kadar başarılı olursa olsun içsel tatmin yaşayamaz. Yaptığından memnun olmaz ve hep bir eksik bulma olarak zihni çalışır. Bundan dolayı da bir türlü bitmeyen işlerle meşgul olurlar.
Başarı kısa süreli rahatlama.
Ardından yeni bir eksiklik arama
Sonuç kronik yetersizlik hissi
Bu belirtiler varsa profesyonel değerlendirme faydalı olabilir.
Aşağıdaki durumlar sık görülür:
Bu belirtiler uzun süredir devam ediyorsa, yalnızca “özgüven eksikliği” olarak geçiştirilmemelidir. Karakterimizin şekillendiği çocukluk yıllarında bakım verenlerimizin bize gösterdiği yaklaşımlar artık içselleştiğinden, kendi sesimiz yerine bakım verenlerin sesi içimizde tekrar edebilir.
Kişi içten içe “Ben yeterli değilim” hissi taşıdığında ilişkilerde iki uç davranış görülebilir:
Her iki durumda da kişi aslında aynı korkuyla mücadele eder: “Gerçek hâlimle görülürsem sevilmem.”
Psikoterapide amaç yalnızca olumlu düşünmek değildir. Daha derinde şu sorular ele alınır:
Süreçte kişi, kendi değerini yalnızca başarıya, onaya veya performansa bağlamadan hissedebilmeyi öğrenebilir.
Şu küçük adımlar yardımcı olabilir:
Sonuç: Sürekli kendini yetersiz ve değersiz hissetmek, çoğu zaman kişinin gerçekten değersiz olmasından değil, değerini koşullara bağlamayı öğrenmiş olmasından kaynaklanır. Çocuklukta alınan mesajlar, eleştirilme deneyimleri, karşılaştırmalar ve ilişki örüntüleri zamanla içsel bir hikâyeye dönüşebilir. Ancak bu hikâye değiştirilemez değildir. Kendinizi yıllardır aynı sert gözle değerlendiriyorsanız, belki de ilk kez şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: “Bana bu kadar acımasız davranan ses gerçekten benim sesim mi?”
Uzm. Klinik Psikolog Fatih FİDAN, Antalya / Konyaaltı – Bireysel Psikoterapi, Kaygı Bozuklukları, Depresyon, Özdeğer ve İlişki Sorunları
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.