İçeriğe geç
Blog

Panik Atak Nasıl Geçer? Belirtileri ve Baş Etme Yolları - Kl. Psk. Onur Gümüş

Panik atak

Panik atak, kişinin kısa bir süre içinde yoğun korku veya kaygı yaşadığı ve buna çeşitli fiziksel belirtilerin eşlik edebildiği bir durumdur. Kalp çarpıntısı, nefes almakta zorlanma, göğüste sıkışma, baş dönmesi ve terleme sık görülen belirtiler arasındadır.

Danışanlarımla çalışırken sık karşılaştığım durumlardan biri, kişinin bu belirtileri ciddi bir sağlık sorununun işareti olarak yorumlamasıdır. Bu yorum kaygıyı artırabilir ve kişinin bir sonraki atağın ne zaman geleceğinden korkmasına yol açabilir.

Panik atak nedir?

Panik atak sırasında kişi kalp krizi geçirdiğini, bayılacağını, kontrolünü kaybedeceğini veya öleceğini düşünebilir. Burada önemli olan yalnızca bedensel belirti değil, kişinin bu belirtiye verdiği anlamdır.

Örneğin, kalp çarpıntısını “Kalbimde ciddi bir sorun var.” şeklinde yorumlamak kaygıyı artırabilir. Kaygı arttıkça bedensel duyumlar daha belirgin hâle gelebilir. Böylece kaygı → bedensel belirti → felaketleştirme şeklinde bir döngü oluşabilir.

Panik atağın belirtileri

● Kalp çarpıntısı veya kalp atışlarını belirgin şekilde hissetme
● Nefes almakta zorlanma veya boğuluyor gibi hissetme
● Göğüste sıkışma
● Terleme veya titreme
● Baş dönmesi veya sersemlik
● Uyuşma veya karıncalanma
● Gerçeklikten kopmuş gibi hissetme
● Kontrolü kaybetme veya ölme korkusu

Panik atak neden olur?

Panik atağın tek bir nedeni yoktur. Yoğun stres, uzun süredir biriken kaygı, travmatik yaşantılar, bedensel duyumları tehdit olarak yorumlama ve kaçınma davranışları bazı kişilerde rol oynayabilir.

Özellikle ilk panik ataktan sonra kişinin sürekli “Kalbim hızlı mı?”, “Başım dönüyor mu?”, “Ya yine panik atak geçirirsem?” şeklinde kendisini kontrol etmesi, bedenine yönelik dikkatini artırabilir.

Panik atak nasıl geçer?

Tedavide amaç yalnızca o anki atağı durdurmak değildir. Kişinin panik belirtilerini anlaması, bu belirtilerden korkma biçimini değiştirmesi ve kaçınma davranışlarını azaltması hedeflenir.

● Kaygı ve panik belirtilerini tanımak
● Felaketleştirici düşünceleri fark etmek
● Bedensel duyumları yeniden değerlendirmek
● Kaçınma ve güvence arama davranışlarını ele almak
● Kaygıya karşı tolerans geliştirmek

Bilişsel davranışçı terapi, panik bozukluk ve panik belirtileriyle çalışmada kullanılan yaklaşımlardan biridir. Bazı durumlarda maruz bırakma çalışmaları da tedavinin bir parçası olabilir; bunlar kişinin klinik durumuna göre planlanır.

Panik atak sırasında ne yapabilirim?

Öncelikle yaşadığınız belirtileri hemen bir felaket olarak yorumlamamaya çalışabilirsiniz.

“Şu anda yoğun bir kaygı yaşıyorum. Bu belirtiler rahatsız edici olabilir; kaygı da bedensel belirtilere yol açabilir.”

Belirtilerle sürekli savaşmak veya nefesi sürekli kontrol etmek bazı kişilerde bedensel duyumlara yönelik dikkati artırabilir. Bunun yerine belirtileri fark edip onların geçmesine izin vermeye çalışmak daha işlevsel olabilir.

Önemli: Özellikle ilk kez yaşanan, alışılmadık veya ciddi fiziksel belirtilerde tıbbi değerlendirme önemlidir. Panik atağın bazı belirtileri başka sağlık sorunlarıyla da örtüşebilir.

Panik atak tekrarlar mı?

Bir kez panik atak yaşamak mutlaka tekrar yaşanacağı anlamına gelmez. Ancak kişi “Ya yine olursa?” korkusuyla bazı ortamlardan kaçınmaya başlarsa panik korkusu zaman içinde yaşam alanını daraltabilir.

Bu nedenle terapi yalnızca panik atağın kendisine değil, kişinin panik yaşama korkusuna ve bu korkuyla birlikte geliştirdiği davranışlara da odaklanır.

Panik atak tedavi edilebilir mi?

Evet. Panik atak ve panik bozukluk psikoterapiyle çalışılabilen durumlardır. Ancak her kişinin yaşadığı belirtilerin nedeni ve devam ettirici faktörleri aynı değildir.

Ben terapi sürecinde kişinin yalnızca “panik atağı nasıl durduracağını” öğrenmesini değil, panik belirtilerinden neden bu kadar korktuğunu ve bu korkunun yaşamını nasıl etkilediğini anlamasını önemli buluyorum.

Terapi sürecinin amacı kaygıyı hayatımızdan tamamen çıkarmak değil; kaygı ortaya çıktığında onun tarafından yönetilmemeyi öğrenmektir.

Bu makaleyi paylaş

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.