Panik atak, yoğun korku veya rahatsızlık hissinin kısa sürede yükselmesiyle birlikte çarpıntı, nefes darlığı, titreme, terleme, baş dönmesi, göğüs rahatsızlığı veya kontrolü kaybetme korkusu gibi belirtilerin ortaya çıkabildiği bir durumdur. İlk kez yaşandığında kişi bunun ciddi bir tıbbi sorun olduğunu düşünebilir ve yaşadığı deneyim oldukça korkutucu olabilir.
Panik atak sırasında kişinin ilk hedefi çoğu zaman “Bunu hemen durdurmalıyım” olur. Ancak belirtileri zorla kontrol etmeye çalışmak bazen kaygıyı artırabilir. “Kalbim duracak mı?”, “Ya bayılırsam?”, “Ya kontrolümü kaybedersem?” gibi düşünceler bedensel belirtilere daha fazla dikkat edilmesine yol açabilir.
Panik döngüsünü anlamak burada önemlidir. Bir bedensel duyum fark edilir, bu duyum tehdit olarak yorumlanır, korku yükselir, beden daha fazla uyarılır ve belirtiler daha yoğun hissedilir. Kişi bu belirtileri yeniden tehlike olarak yorumladığında döngü güçlenir.
Terapi sürecinde panik atağın yalnızca kendisini değil, panik sonrasında gelişen kaçınmaları da değerlendiririm. Kişi tekrar panik yaşayacağından korktuğu için yalnız kalmaktan, toplu taşımadan, alışveriş merkezlerinden veya uzak yerlere gitmekten kaçınmaya başlayabilir. Bu kaçınmalar kısa vadede rahatlatır; ancak kişinin “Bu ortamda tek başıma kalamam” inancını güçlendirebilir.
Panik atak tedavisinde bilişsel davranışçı terapi ve uygun durumlarda maruz bırakma temelli çalışmalar etkili biçimde kullanılabilir. Terapi hedefi yalnızca atağın hiç yaşanmaması değildir. Kişinin bedensel duyumları felaketleştirmeden değerlendirebilmesi ve panik korkusunun hayatını yönetmemesi önemlidir.
İlk kez ortaya çıkan veya alışılmadık fiziksel belirtilerde tıbbi değerlendirme önemlidir. Panik atak tanısı kişinin yalnızca belirtilerini internetten karşılaştırmasıyla konulmamalıdır.
Panik atak yaşayan kişilere terapi sürecinde “Korkma” demek yeterli değildir. Korkunun nasıl oluştuğunu, hangi düşüncelerle beslendiğini ve kişinin korku karşısında ne yaptığını anlamak gerekir. Doğru değerlendirme ve yapılandırılmış bir terapi süreciyle panik belirtileriyle baş etme becerisi geliştirilebilir.
Panik atakla çalışırken kişinin atağı kontrol etmek için yaptığı davranışlar da önemlidir. Sürekli çıkış kapısı aramak, yanında birini bulundurmak veya bedeni kontrol etmek güven verici görünse de panik korkusunu sürdürebilir. Terapi, kişinin güvenlik davranışlarını azaltarak bedensel duyumlara daha farklı yaklaşabilmesine yardımcı olabilir. Süreç ilerledikçe kişi panik belirtilerini daha az tehdit edici algılamaya başlayabilir.


