“Duruşum bozuk olduğu için ağrım var.” Bu cümleyi özellikle boyun, sırt ve bel ağrısı yaşayan kişilerden sıkça duyuyoruz. Peki, postür bozukluğu gerçekten ağrının nedeni midir?
Bilimsel araştırmalar, postür ile kas-iskelet sistemi ağrısı arasındaki ilişkinin sanıldığı kadar basit olmadığını gösteriyor. Özellikle öne baş postürü ile boyun ağrısı arasında bazı ilişkiler bulunmasına rağmen, postür tek başına ağrının nedeni olarak kabul edilemez. Kişinin kas kuvveti, hareket kapasitesi, fiziksel aktivite düzeyi ve günlük yaşam alışkanlıkları da değerlendirilmelidir.
Postür, vücudun statik ve dinamik durumdaki hizalanmasını ifade eder. Öne baş pozisyonu, yuvarlak omuzlar veya artmış torakal kifoz gibi değişiklikler bazı kişilerde görülebilir.
Ancak bir kişinin postürünün ideal kabul edilen hizalanmadan farklı olması, mutlaka ağrı yaşayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle fizyoterapide yalnızca “duruşu düzeltmeye” odaklanmak yerine kişinin hareket ve fonksiyon kapasitesini değerlendirmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Fizyoterapide amaç, kişiyi sürekli “dik durması” konusunda uyarmaktan ziyade, vücudun farklı pozisyonlarda hareket edebilme ve yük taşıyabilme kapasitesini geliştirmektir.
Boyun, sırt ve omuz çevresindeki kasların kuvvetini ve dayanıklılığını artırmaya yönelik egzersizler postüral kontrolün geliştirilmesine yardımcı olabilir.
Sistematik derlemeler, terapötik egzersizlerin özellikle öne baş postüründe postüral ölçümlerde iyileşme sağlayabildiğini ve bazı çalışmalarda boyun ağrısında da azalma görüldüğünü bildirmektedir.
Özellikle zayıf kasların güçlendirilmesine yönelik egzersizlerin postür üzerinde germe egzersizlerinden daha etkili olabileceğine dair kanıtlar bulunmaktadır.
Gün içerisinde uzun süre aynı pozisyonda kalmak yerine farklı pozisyonlarda hareket edebilmek, kişinin fiziksel kapasitesine uygun yüklenmeyi sürdürebilmesi ve çalışma ortamının düzenlenmesi fizyoterapi yaklaşımının önemli parçalarıdır.
Her zaman değil.
Postür ağrıyla ilişkili faktörlerden biri olabilir ancak ağrının tek açıklaması değildir. Bu nedenle yalnızca postürü değiştirmeye çalışmak yerine ağrının diğer olası nedenleri, kas kuvveti, eklem hareketliliği, hareket kontrolü ve günlük yaşam alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir.
Postür, kas-iskelet sistemi sağlığının önemli bir parçasıdır; ancak her postür bozukluğu ağrıya neden olmaz ve her ağrı postür bozukluğundan kaynaklanmaz.
Fizyoterapide amaç kişiyi tek bir “ideal duruşa” zorlamak değil; kuvvetini, hareket kapasitesini, postüral kontrolünü ve günlük yaşamda yük toleransını geliştirmektir.
Bu nedenle uzun süredir devam eden boyun, sırt veya bel ağrılarında yalnızca duruşa odaklanmak yerine bütüncül bir fizyoterapi değerlendirmesi önemlidir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.