Makaleler 21/01/2026

Rüyalarla İlgili Bilinmeyenler - Uzm. Kl. Psk. Berivan Edemen

Berivan Edemen Psikoloji
Berivan Edemen
Psikoloji

Rüya

Rüya, yüzyıllar boyu insan hayatında varlığını sürdüren önemli bir olgudur. Çoğu kişi tarafından rüyaların önemi bilinmese de rüyaların insan hayatını etkileyen ve insan hayatından pek çok bilgi verebilen önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu yazıda rüyanın tanımıyla birlikte, insan hayatındaki yeri ve rüyaların bilinmeyen pek çok işlevselliği üzerine odaklanılacaktır.

Uyku kişinin tüm bedenini etkileyen bir süreçtir. Uyku N1–N2–N3 ve REM şeklinde dört ana döneme ayrılır. Rüyalar daha çok uykunun REM döneminde görülmektedir. Tüm bu süreç içerisinde insan vücudunun yenilenmesi, metabolizmanın düzenlenmesi ve nöronal plastisite, network entegrasyonu gibi beyinde ve vücutta pek çok fonksiyonun oluşumunda uykunun önemi olduğu bilinmektedir.

İnsan hayatının yaklaşık olarak altı yılı rüyada geçtiği tahmin edilmektedir. Bu durumun rüyaya ayrılan sürenin kısa olmadığını göstermektedir. Psikolojik olarak rüya ile ilgili yapılan tanım pek çok kuramcı tarafından farklı olsa da genel olarak rüyanın, kişinin bilinç ya da bilinçdışı ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiği yönündedir.

Rüyalar İnsanı İyileştiriyor

Rüya yaşama benzer bir içerik üretmektedir. Kişi nasıl yaşıyorsa, hayatı nasılsa rüyaların içeriği de yaşama paralel şekilde ilerler. Rüya esasında örtük öğrenmeye giden yoldur. Sağ beyinde deneyimlenmiş olan yaşantının deşifre edilmesi, çözümlenmesi ve açıklanmasıdır. Bu sebeple tüm rüyalar kişi hayatında tamir edici ve düzenleyicidir. Örneğin, kişinin gerçek hayatta yüzleşmekte zorlandığı durum ya da duyguları rüyalarında yaşayarak onlarla başa çıkabilir bir duruma getirebilmektedir.

Rüyaları Neden Unutuyoruz?

Rüyaların bitiminden 5 dakika sonra yüzde 50’si, 10 dakika sonra ise yüzde 90’ı unutulmaktadır. Freud rüyaların unutma sebebini bastırılan dürtü ve isteklerle açıklamaktadır; bastırılan istek ve dürtülerin bilince çıkmaması için rüyaların unutulması gerektiğini savunur. Deja vu ise bazen hatırlayamadığımız rüyalarla ilgilidir. Hatırlanmaz fakat tanıdıktır. Rüyaların daha iyi hatırlanabilmesi için kişinin rüyalara önem vermesi ve uyumadan önce “rüyalarımı hatırlayacağım” şeklinde kendisine telkin vermesi gerekmektedir. Rüyaya önem veren kişilerin rüyalarını hatırlama oranı, rüyaya önem vermeyen kişilere göre daha yüksektir. Unutulmamalıdır ki, bir durumu hatırlama o duruma verilen önemle ilişkilidir.

Kadın ve Erkeklerde Rüya

Kadın ve erkek rüyaları incelendiğinde, erkeklerin rüya içeriği daha çok agresif, saldırgan içeriklerle ön plandayken kadınlarda daha çok emosyonel içeriklerin ön planda olduğu görülmektedir. Yapılan araştırmalara göre erkek rüya raporlarının %73,6’sı, kadın rüya raporlarının %68,2’si en az bir agresyon, talihsizlik ya da başarısızlık içermektedir.

Rüya Kişi Hakkında Bilgi Verir

Kişinin benliğinde olan, rüyasında da ortaya çıkmaktadır. Kabuslar daha çok travmatik yaşantısı olan kişilerde görülmektedir. Kişinin travmatik yaşantısı ya da geçmişi ne kadar fazla ise kabusların görülme sıklığı da o denli fazlalaşmaktadır. Kişi kendisi ile ilgili fark etmediği durumları rüya içerisinde fark edebilir; bu durumun sebebi ise kişinin içe bakışının rüyalarda artmasıdır. İnsanların %90’ı gerçek yaşantısıyla ilgili rüyalar görürken sadece %9’u tuhaf ve gerçeklikle uyumlu olmayan, tuhaf rüyalar görmektedir. Rüyaların gerçek hayatla paralel olması, psikoterapide kişiyle derinlemesine çalışma imkanı sağlamaktadır. Kısaca rüyaların öznel yönü nedeniyle danışanların iç dünyasını anlamak için rüyalar psikoterapide kıymetli bir araç sunmaktadır. Rüyaların önemli yönü, kişinin problemini değerlendirirken rüyada odaklanılan probleme dair önemli parçaların bulunmasıdır. Rüyalar kişinin benliğine, kendilik yaşamına uzanan bir yoldur. Rüyaların derinlemesine çalışılması halinde, rüyayı gören kişinin problemlerini anlama ve problemlerin çözümü ile ilgili bulguların anlaşılması sağlanabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, problemi anlama ve çözme süreci, kişinin aynı zamanda sorunları çözme becerilerini geliştirmesine yardımcı olmaktadır. Rüyalar gerçek hayatta konuşulamayan durumların konuşulmasına olanak tanır. Rüyalardaki negatif duygular ve sosyal etkileşimler, bireylerin uyanıkkenki deneyimlerini doğrudan paylaşmak açısından daha az korkutucu olarak kontrolü kaybetme korkusunu yatıştırır. Kısaca, kişinin gerçek hayatta deneyimlediği bazı durumları söze dökmesi daha zor olabilirken, rüyalarda yaşadığı durumları söze dökmesi daha sansürsüz ve kolay olmaktadır. Bu durum psikoterapide problemi doğrudan anlama ve danışanla derinlemesine çalışma fırsatını doğurmaktadır. Rüyalar, kişinin gerçek duygu, düşünce ve davranışlarına açılan bir yoldur. Rüyayı anlamak rüyayı gören kişiyi anlamak demektir. Rüyalar kişisel hikayelerde önemli parçaların ortaya çıkmış halidir. Burada bahsedilen bağlantı, keşif anlamında kullanılmaktadır. Kişi uyanıkken fark etmediği durumları ve günlük hayatta kuramadığı bağlantıları rüyalarında fark edebilmektedir. Örneğin, travma yaşantısı olan bir kişinin rüyalarında travma temasını görme ihtimali oldukça yüksektir. Bu noktada travmatik yaşantı rüyada sık sık görüldüğünde, travma yaşantısıyla ilgili kişinin daha önce fark etmediği yeni bağlantılar kurduğu ve bu durumun da iyileşmeye katkı sağladığı bilinmektedir. Rüya görmenin eski anılarla, yeni yaratılan anıları duygusal etkilerine göre entegre etme fonksiyonu bulunmaktadır. Bu sebeple kişi gece uyuduğunda ve rüya gördüğünde günlük olayları ve geçmişteki travmaları işlemlemektedir. Sıkıntılı bir gün geçirdikten sonra üzerine uyuyup ertesi güne daha sakin bir şekilde uyanılmasının sebebi, zihnin gece uykusunda durumları işlemlemesidir; çünkü rüyalar duygularımızı düzenlememizi, öz sistemimizi ve kendilik durumlarını güncellemeyi ve düzenlemeyi sağlamaktadır.

Psikoterapide Rüyalar ile Nasıl Çalışılır?

Psikoterapide danışanı daha iyi anlamak ve çalışılacak problemlerin anlaşılması açısından rüyaları incelemek, kullanılan faydalı tekniklerden biridir. Özellikle sorunlarını tam olarak dile dökmekte zorlanan, problemlerini anlamakta ya da anlatmakta zorlanan kişiler için rüyalar üzerinden inceleme yapmak işlevsel bir süreci sağlamaktadır. Rüyalarla çalışmak için psikoterapide üç aşamaya özellikle dikkat edilmektedir. Danışanın öncelikle rüyada gördüklerini detaylı bir şekilde betimlemesi, tanımlaması ve tekrar deneyimlemesi gerekmektedir. Kişinin rüyada gördüklerinin günlük yaşantılarıyla bağlantısını kurması ve rüyayı tetikleyen durumlarını fark etmesi sağlanmaktadır. Bu aşama keşif aşaması olarak adlandırılmaktadır.

Keşif aşaması yapıldıktan sonra kavrama aşamasına geçilir. Burada kişinin gördüğü rüya ile ilgili algısının netleştirilmesi amaçlanmaktadır. Psikoterapistin de desteği ile danışan gördüğü rüya için bir anlam inşa etmeye çalışır. Rüyanın yaşanılan güçlüklerle bağlantısı kurulmaya çalışır; böylece kişi içsel dinamikleri ile ilişki kurmaya sürecine girebilmektedir. Örneğin, benliğin farklı yönleri, çocukluk dönemindeki çatışmalar ya da travmalar, varoluşsal kaygılar gibi içsel dinamikleri ile kişi bağ kurmaya çalışmaktadır.

Kavrama aşaması tamamlandıktan sonra eylem aşamasına geçilir. Bu aşamada psikoterapide kullanılan birtakım teknikler uygulanır. Özellikle bilişsel-davranışçı ve varoluşsal terapi ekolünden faydalanılmaktadır. Danışandan rüyayı değiştirmesi veya devam ettirmesi istenebilir. Rüyada görülen içgörü, kişinin günlük hayatında nasıl bir değişiklik yapması için kullanılabilir şeklinde çalışmalar yapılmaktadır.

Özetle, rüya uyku sırasında bilinçdışının sembollerle konuştuğu, bastırılmış duygu ve düşüncelerin zihinsel imgeler halinde ortaya çıktığı bir deneyim olmakla beraber, zihnin geçmiş yaşantıları ve içsel çatışmaları işleyerek anlamlandırma sürecinin bir yansımasıdır. Rüyaların psikoterapide kullanılması ise danışanın sorunlarına, problemlerine ve fark edilmemiş durumlarına ışık tutması açısından rüyalar oldukça kıymetlidir.

Uzm.Psk.Berivan Edemen
Derman Psikoloji

Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.

DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.


www.doktortakvimi.com © 2025 - Doktor bul ve randevu al

Bu web sitesi çerezleri kullanıyor.
Tarayıcınızda çerezlerle ilgili ayarları düzenleyebilirsiniz.