Sağlık anksiyetesi, kişinin bedenindeki belirtileri veya normal bedensel değişiklikleri ciddi bir hastalığın işareti olarak yorumlama eğiliminin yoğunlaşmasıyla ortaya çıkabilir. Baş ağrısı, kalp atışının hızlanması, mide rahatsızlığı veya küçük bir bedensel değişiklik, kişide ciddi bir hastalık korkusu yaratabilir.
Burada önemli olan, kişinin gerçekten fiziksel bir belirti yaşayıp yaşamadığı değildir. Sağlık anksiyetesinde temel sorun, çoğu zaman belirtinin anlamlandırılma biçimidir. Kişi, “Bu belirti neyin işareti olabilir?” sorusundan hızla “Ya ciddi bir hastalığım varsa?” düşüncesine geçebilir.
Bu düşünce kaygıyı artırdığında kişi çözüm aramaya başlar. İnternette hastalık araştırmak, bedenini tekrar tekrar kontrol etmek, nabız veya tansiyon ölçmek, doktor randevuları almak ya da yakınlarından güvence istemek kısa süreli rahatlama sağlayabilir. Fakat bir süre sonra yeni bir belirti veya yeni bir şüphe ortaya çıkar ve döngü yeniden başlar.
Terapi sürecinde yalnızca “Hastalığım var mı?” sorusuna cevap aramak yeterli değildir. Tıbbi değerlendirme gereken durumlar elbette doktor tarafından değerlendirilmelidir. Psikoterapide ise kişinin belirsizlikle nasıl baş ettiği ve bedensel duyumları nasıl yorumladığı ele alınır.
Örneğin kişi, doktor kontrolünden sonra sonuçların normal olduğunu öğrenebilir; ancak birkaç gün sonra başka bir belirti fark edip yeniden araştırmaya başlayabilir. Burada güvence kısa süreli işe yaramıştır; fakat belirsizliğe tolerans gelişmemiştir.
Sağlık anksiyetesi yaşayan kişiler çoğu zaman “Yüzde yüz emin olmak istiyorum.” der. Ancak insan hayatında yüzde yüz tıbbi kesinlik çoğu zaman mümkün değildir. Terapi hedefi, bütün belirsizliği ortadan kaldırmak değil, kişinin belirsizlikle daha işlevsel biçimde yaşayabilmesini sağlamaktır.
Bedenini sürekli dinlemek ve kontrol etmek de önemli bir konudur. Dikkatimizi bir bölgeye yoğunlaştırdığımızda normal bedensel duyumları daha fazla fark edebiliriz. Bu farkındalık arttıkça kişi, “Bir şeyler oluyor.” hissine daha fazla kapılabilir.
Tedavi sürecinde bilişsel davranışçı yöntemler, güvence arama ve kontrol davranışlarının ele alınması gibi çalışmalar kullanılabilir. Kişinin sağlıkla ilgili düşüncelerini bastırması değil, bu düşüncelere otomatik olarak inanmak yerine onları değerlendirebilmesi hedeflenir.
Sağlık anksiyetesi kişinin hayatını belirgin biçimde kısıtlıyorsa profesyonel destek almak yararlı olabilir. Amaç, kişinin sağlığını önemsememesini sağlamak değil; sağlığına dikkat etmek ile sürekli hastalık aramak arasındaki farkı yeniden kurabilmektir.


