Röportaj

Funda Doğaroğlu, Kadın Hastalıkları Ve Doğum Çerkezköy

Uzm. Dr. Funda Doğaroğlu

Kadın Hastalıkları Ve Doğum


Yaptığınız iş ile ilgili en sevdiğiniz 3 şey nedir?

Bir kadının anne olurken ilk hissettiği duyguları onunla paylaşmak.
Dünyaya yeni gelen bir insanı ilk kez benim kucaklamam.
Tüm dünyada ötekileştirilmiş, ezilmiş, bastırılmış bir kadının hayatında ufak bir ışık yakabilmek duygusu.

Internet ve teknoloji işinizi ne şekilde kolaylaştırdı?

İnternet ve teknoloji işimizin büyük bir parçası. Çünkü tüm dünyadaki bilgilere hemen ve istediğim zaman ulaşabiliyorum. Aynı zamanda kullandığımız görüntüleme yöntemleri ya da ameliyathanede kullandığımız cihaz ya da yeni teknikler hep teknolojik ürünlerdir. İşimizi daha doğru, daha kısa sürede ve daha az komplikasyonla yapmamıza yardımcı olmaktadır.

Bu uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?

Çünkü ben kadınlarımı seviyorum. Onlara yardımcı olabilmek beni çok mutlu ediyor.

Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?

Mesleğimin yeni başlarındaydı. Hasta biraz kilolu idi. Şiddetli karın ve kasık ağrısı ile bana geldi. Hastayı muayene için masaya aldım. Aldığım gibi elime bir kafa geldi. Hasta gebe olduğunu bilmiyormuş. Yaklaşık 7 aylık canlı ve sorunsuz bir bebek doğdu. 10 dakika içinde dışarı çıkıp eşine nur topu gibi bir bebeği olduğunu söyleyince, tabi eşi şok oldu.

Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı bence bütün branşlar içinde en zor olanı ve özverisi çok olanıdır. Çünkü öncelikle kadınların yaşam boyu çok farklı psikolojik süreçleri oluyor. Bu süreçte siz hem bir anne adayını hem de yeni doğacak olan bebeğin sağlığını çok iyi değerlendirip, desteklemek zorundasınız. Bunları yaparken yer, zaman kavramlarınız kalmıyor. Yani 24 saat çalışır durumda oluyorsunuz. Bu da sizin özel yaşamınızın kısıtlanması demektir. Yine genç yaş hasta grubu ile uğraştığımız için , haklı olarak insanların, sağlıkla ilgili beklentileri yüksek. Olumsuz bir olay yaşandığından aynı oranda gerginlik yaşayabiliyorsunuz.

Sizce Kadın Doğum Doktoru olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir?

Her şeyden önce Hipokrat yemininde olduğu gibi din, dil, ırk, sosyal statü ayrımı yapmadan insanları sevmek gerekir. Yine ben hekim olarak bir anne olmanın avantajlı bir durum olduğunu düşünüyorum. Kendimi onun yerine koyabiliyorum. Tabi illa anne olmak gerekmiyor. Ne durumda olursak olalım. Önce hasta ile empati yapmak zorundayız. Toplum olarak bunu yapabilsek birbirimizi daha iyi anlayıp, anlaşabilirdik. Yine Kadın Hastalıkları ve Doğum doktorunun bence aktif yaşayan, hareketli ve uykuya çok düşkün biri olmaması gerektiğine inanıyorum. Çünkü çoğu geceler biz doğumlar için hastaneye gelip, ertesi gün tam zamanlı çalışmaya devam ediyoruz.

Son olarak danışanlara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bu işi çok seven ve bütün zorluklara rağmen hala hastanın yüzüne gülebilen, onun omuzlarına dokunabilen insanların bunu yapmaları gerektiğine inanıyorum.