Röportaj

Yaptığınız iş ile ilgili en sevdiğiniz 3 şey nedir?

Doktor olmak dışında bir meslek düşündüğümü hatırlamıyorum. Beş yaşında bana ne olmak istiyorsun diye sorduklarında doktor olacağım dediğimi hatırlıyorum ve bu fikrim hiç değişmedi. Bu nedenle yaptığım iş ile ilgili en sevdiğim şeylerin başında sevdiğim işi yapmak geliyor. İnsanlara yardımcı olmayı hep sevdim bana hastalığı nedeniyle baş vuran kişilere hastalıkları ile ilgili çare olmayı seviyorum. Monoton kendini tekrar eden işleri hiç sevmem. Nöroloji uzmanlığın da monotonluğa yer yoktur, her zaman araştırmak, yeni bilgiler öğrenmek ve kendinizi geliştirmek zorundasınızdır. Bu işin bu mesleği yaptığım sürece devam edecek olan yeni bilgiler öğreneme yönünü seviyorum.

Internet ve teknoloji işinizi ne şekilde kolaylaştırdı?

Bizim neslimiz bilgisayar ile 20 li yaşlarda tanıştı. Bu nedenle bu teknolojiye ve internete alışmam biraz zaman aldı. Ancak bir çok faydası da oldu. Eskiden yazışmalar ile elde edebildiğimiz bir makaleye internetten kısa sürede ulaşabiliyoruz. Hastalarımızın tetkik sonuçları çekim biter bitmez, hasta bizim yanımıza ulaşmadan elimizde oluyor. Hazırladığım internet sitesi sayesinde hastalarımın faydalanabileceği bilgileri onlarla internet üzerinden paylaşabiliyorum. Randevu almak isteyen ancak kapalı olduğumuz saatlerde bize ulaşamayan hastalar internet sayesinde bizden randevularını alabiliyorlar veya akıllarına takılan soruları e-mail ile danışabiliyorlar. Bu yönüyle benim işimi oldukça kolaylaştırdı.

Bu uzmanlık alanını tercih etme sebebiniz nedir?

Nöroloji; başın tepe noktasından ayak parmak ucuna kadar tüm vücudu kapsayan bir branştır. Hastayı bütüncül olarak değerlendirmeniz gerekir ve hastayı dinlerken muayene ederken bir bulmacayı çözer, bir puzzle yapar gibi hissedersiniz. Bu aslında dikkat gerektiren zor bir iş olmakla birlikte aynı zamanda her hasta yeni bir bulmaca olduğu için bana zevk veren bir iştir. Ayrıca EEG- EMG- Polisomnografi- VNG gibi nöroloji hekiminin yapması gereken bazı tetkik yöntemlerini de içinde barındıran çok yönlü bir branştır. Çok yönlü, çok renkli bir branş olduğu için Nöroloji uzmanı olmayı tercih ettim.

Görev yaptığınız süre içerisinde sizi keyiflendiren veya aklınızda kalan bir vaka veya olayı bizimle paylaşmak ister misiniz?

9 yıl kadar önceydi. Poliklinikten içeriye genç bir çift girdi, ikisini de anımsıyordum ama nereden anımsadığımı net hatırlayamadım. Bana hocam biz ikimizde sizin asistanlık döneminde takip ettiğiniz hastanızdık deyince hatırladım. Asistanlık dönemim de serviste biri MS diğeri Epilepsi tanısı ile takip ettiğim hastalarımdı. Hastanede yattıkları sırada tanışıp sonrasında evlenmişler. İkisinin de ortak doktoru olduğum için bana müjdeli haberi vermeye gelmişler. Onları karşımda sağlıklı ve böyle mutlu görmek ve bu mutluluklarını benimle paylaşmak istemeleri beni çok duygulandırmıştı. Hala ikisinin de sağlık problemi olduğunda bana gelirler şimdi bir de dünya tatlısı kızları oldu. Mevcut hastalıkları çok mutlu bir ile olmalarına engel olamadı.

Mutlaka zor bir meslektir, o yüzden şöyle soralım: Mesleğinizin kendine özgü zorlukları nelerdir?

Nöroloji branşı ile ilgili hastalıklar vücudun tüm sistemlerini etkileyebilir, vücudun tüm sistemlerinden kaynaklanan hastalıklar nörolojik hastalıklara neden olabilir. Bu nedenle her zaman çok yönlü düşünüp, detaycı olmak zorundasınız. Nöroloji son yıllarda çok hızla ilerleyen ve tedavi protokolleri çok sık güncellenen bir branş bu nedenle yeni bilgileri sürekli takip etmek zorundasınız, bunu elbette severek yapıyorum ama bazen medikal yayınları takip etmekten edebi eserleri ya da okumaktan çok zevk aldığım araştırmacı gazetecilerin kitaplarını okumaya yeteri kadar zaman ayıramamak beni üzüyor

Sizce hekim olmak için bir insanın hangi vasıflara sahip olması gerekir?

Bence en önemlisi hekimlik mesleğini gerçekten severek ve kendi isteği ile seçen biri olmalı. Hümanist ve empati yapabilen biri olmalı. Çok fedakarlık gerektiren bir meslek, bu nedenle sevilmeden ve tesadüfen girilerek yapılacak bir iş değil. Bu meslekte okumanın yeni bilgiler öğrenmenin meslek hayatı boyunca süreceğini bilip bunu baştan kabullenmeli, işinin özel hayatının her zaman önüne geçebileceğini de baştan kabullenmeli (nöbette yada gece gelen acil bir vaka nedeniyle sabaha kadar uyumaz ertesi gün işinize devam edersiniz, çocuğunuzu evde ateşler içindeyken birine emanet edip, hatta kendiniz hastayken bile; randevulu hastalar mağdur olmasın diye işinizin başında olursunuz, bazen yemek yemeye bile vaktiniz olmaz, acil vakalar için telefonunuz baş ucunuzda uyursunuz hatta gittiğiniz bir davetten, sosyal bir etkinlikte apar topar ayrılmak zorunda kalırsınız )

Son olarak hastalara yönelik tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Sağlıkta bir konuda fikir yürütebilmek ve nihai kararı vermek için o konuya ya hakim olmanız ya da o konuyu bilen güvendiğiniz bir kişinin görüşlerine göre hareket etmeniz lazım. Son yıllarda maalesef hastalarda sık gördüğüm bir durum; mevcut şikayetleri için ya da kendilerine tedavi amacıyla başlanan ilaçlar ile ilgili, internette hekim olmayan kişiler tarafından yazılmış yorumlara göre kendi teşhislerini koymaya, hangi ilaçların kendilerine iyi geldiğine karar vermeye çalışıyorlar. Bu durum hastalarda gereksiz endişelere, bazen de hekimin verdiği tedaviyi bırakmalarına neden oluyor. Ben hekimken kendi branşım dışında bir rahatsızlığım olduğunda hekimlik kimliğimi bir yana bırakıp gittiğim hekimin önerileri doğrultusunda hareket ediyorum.
Hastalara kulaktan dolma bilgilerle ve hekim olmayan kişilerin yorumları ile kendilerine teşhis koyma çabasına girmemelerini veya başlanan ilaçları kesmeye karar vermemelerini öneriyorum.