“Son zamanlarda çok öfkeli.”
“Bizi hiç dinlemiyor.”
“Birden içine kapandı.”
“Her şeye ağlıyor.”
“Derslerinin başına oturmuyor.”
Ebeveynler çocuklarının davranışlarında bir değişiklik fark ettiklerinde çoğu zaman önce davranışın kendisine odaklanırlar. Oysa bir çocuğun davranışı, çoğu zaman yalnızca değiştirilmesi gereken bir davranış değil, anlaşılmayı bekleyen bir mesaj da olabilir.
Yetişkinler yaşadıkları bir güçlüğü konuşarak ifade edebilirken çocuklar henüz bunu her zaman yapamayabilir.
Bir çocuk üzgün olduğunu söylemek yerine öfkelenebilir.
Kaygısını anlatmak yerine okula gitmek istemeyebilir.
Kendini yetersiz hissettiğinde ders çalışmayı reddedebilir.
Kardeşine duyduğu kıskançlığı daha saldırgan davranışlarla gösterebilir.
Bu nedenle aynı davranışın altında farklı duygusal nedenler bulunabilir.
Örneğin bir çocuğun öfkesi yalnızca “söz dinlememek” anlamına gelmeyebilir. Öfkenin altında kırgınlık, hayal kırıklığı, kaygı, kıskançlık, çaresizlik veya görülme ihtiyacı bulunabilir.
Çocuğun davranışını anlamaya çalışırken şu sorular yol gösterici olabilir:
Bu davranış ne zaman başladı?
Hangi durumlarda ortaya çıkıyor?
Davranıştan hemen önce ne yaşanıyor?
Çocuk o sırada ne hissediyor olabilir?
Bu davranış, çocuğun bize anlatamadığı bir ihtiyacın ifadesi olabilir mi?
Bu sorular davranışı haklı çıkarmak için değil, davranışın anlamını anlayabilmek için sorulur.
Çünkü anlamını anlamadığımız bir davranışı yalnızca bastırmaya çalışmak, bazen çocuğun asıl ihtiyacını gözden kaçırmamıza neden olabilir.
Bir çocuk “Kendimi yalnız hissediyorum.” demek yerine daha fazla ilgi isteyebilir.
“Başaramayacağım için korkuyorum.” demek yerine ödev yapmayı reddedebilir.
“Beni eskisi kadar sevmiyorsunuz.” demek yerine kardeşine karşı öfkeli davranabilir.
“Büyümek beni korkutuyor.” demek yerine daha küçük yaşlardaki davranışlara geri dönebilir.
Elbette her davranışın altında mutlaka derin bir psikolojik anlam aramak da doğru değildir. Çocukların gelişimsel özellikleri, içinde bulundukları çevre ve yaşadıkları günlük olaylar da davranışlarını önemli ölçüde etkiler.
Önemli olan davranışı tek bir nedene indirgemeden çocuğu bütünüyle anlamaya çalışmaktır.
Çocuğun yaşadığı duygunun nasıl karşılandığı, onun zaman içinde bu duyguyla nasıl baş edeceğini de etkileyebilir.
Çocuk öfkelendiğinde yalnızca “Öfkelenme.”
Korktuğunda “Bunda korkacak ne var?”
Üzüldüğünde “Bunun için ağlanır mı?”
demek, çocuğun duygusunu ortadan kaldırmayabilir. Yalnızca o duyguyu ifade etmenin kabul edilmediğini öğrenmesine neden olabilir.
Bunun yerine önce duyguyu fark etmek ve adlandırmak yardımcı olabilir:
“Şu anda çok öfkeli görünüyorsun.”
“Bu durum seni oldukça üzmüş olabilir.”
“Bunu yapmak sana zor geliyor gibi görünüyor.”
Duyguyu anlamak, her davranışa izin vermek anlamına gelmez. Çocuğun duygusunu kabul ederken davranışına sınır koymak mümkündür.
Çocuğun yaşadığı güçlükler yalnızca çocuğun kendi iç dünyasıyla ilişkili olmayabilir. Aile içindeki ilişkiler, yaşam değişiklikleri, okul ortamı, arkadaşlıklar, kardeş ilişkileri ve ebeveynlerin yaşadığı stresler de çocuğun duygusal dünyasını etkileyebilir.
Bu nedenle çocukla yapılan psikolojik çalışmalarda çocuğun yalnızca davranışına değil, ilişkileri ve içinde bulunduğu çevreyle birlikte bütününe bakmak önemlidir.
Çocuğun davranışını değiştirmeye çalışmadan önce onu anlamaya çalışmak, bazen değişimin kendisi için de önemli bir başlangıç olabilir.
Çünkü bir çocuk her zaman doğrudan:
“Benimle ilgili bir şeyleri fark eder misiniz?”
diye soramaz.
Bazen bunu davranışlarıyla anlatır.
Ve yetişkinin görevi, yalnızca davranışı durdurmak değil, o davranışın ardındaki çocuğu görebilmektir.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.