Sınır koymak ile ceza vermek aynı şey değildir. Günlük hayatta bu iki kavram sık sık birbirine karıştırılır.
Ceza çoğu zaman istenmeyen davranıştan sonra çocuğun rahatsızlık yaşamasını sağlayarak davranışı azaltmayı hedefler. Sınır ise yalnızca davranış ortaya çıktıktan sonra verilen bir tepki değildir. Çocuğa önceden neyin kabul edilebilir olduğunu gösteren bir çerçevedir.
“Bana bir daha vurursan odana gönderirim.”
ile
“Bana vuramazsın. Kızgın olduğunda bunu sözlerinle söyleyebilirsin.”
arasında önemli bir fark vardır.
İkinci cümle yalnızca yasak koymaz; çocuğa alternatif bir davranış da öğretir.
Sınır koymanın amacı çocuğun korkmasını sağlamak değil, davranışlarını zaman içinde kendi kendine düzenleyebilmesine yardımcı olmaktır.
Sağlıklı sınırlar genellikle açık, tutarlı ve yaşa uygundur. Küçük bir çocuk için “Yola çıkarken elimi tutuyoruz çünkü araba olabilir.” yeterli olabilir. Daha büyük bir çocuk için “Telefonunu gece odanda tutmuyoruz çünkü uykunun bölünmesini istemiyoruz.” gibi bir açıklama yapılabilir.
Sınır koyarken çocuğun kişiliğine saldırmamak da önemlidir.
“Sen çok yaramazsın.”
“Seninle baş edemiyorum.”
“Böyle devam edersen adam olmazsın.”
gibi ifadeler davranışı öğretmekten çok çocuğun kendisiyle ilgili olumsuz bir algı geliştirmesine yol açabilir.
Bunun yerine davranışa odaklanmak daha işlevseldir:
“Oyuncağı fırlatmana izin vermiyorum.”
“Bana bağırabilirsin ama vuramazsın.”
“Ödevini sen yapacaksın; ben ihtiyaç duyduğun yerde yardımcı olabilirim.”
Ebeveyn kendisine şu soruyu sorabilir:
“Ben şu anda çocuğuma bir şey öğretmeye mi çalışıyorum, yoksa ona yaptığının bedelini ödetmeye mi çalışıyorum?”
Bu soru, sınır ile ceza arasındaki farkı görmeye yardımcı olabilir.
Fiziksel ceza da sağlıklı sınır koyma yöntemi değildir. Çocuğa davranışını öğretmek için korku veya fiziksel acı kullanmak yerine, açık kurallar, doğal ve mantıklı sonuçlar, olumlu pekiştirme ve ilişki temelli iletişim tercih edilmelidir.
Sağlıklı sınırın temel mesajı şudur:
“Bu davranışı kabul etmiyorum; ama seni reddetmiyorum.”
Cezalandırma giderek sertleşiyorsa, fiziksel ceza kullanılıyorsa veya ebeveynler disiplin konusunda ciddi biçimde ayrışıyorsa profesyonel destek önerilir.
Sınır koyma güçlüğü aile yaşamını belirgin biçimde etkiliyor, çatışmalar sürekli hâle geliyor, ebeveynler kendilerini çaresiz hissediyor veya çocuğun davranışlarında yaşına göre belirgin ve kalıcı bir bozulma görülüyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Gershoff, E. T. (2002). Corporal punishment by parents and associated child behaviors and experiences. Psychological Bulletin, 128(4), 539–579.
Baumrind, D. (1967). Child care practices anteceding three patterns of preschool behavior.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.