Öfke, mutluluk, korku ve üzüntü gibi her insanın deneyimlediği temel duygulardan biridir.
Çocukluk döneminde ise bu duygu zaman zaman daha yoğun yaşanabilir. Bunun temel nedenlerinden biri, çocukların duygu düzenleme, dürtü kontrolü ve hayal kırıklığıyla baş etme becerilerinin henüz gelişim sürecinde olmasıdır.
Özellikle erken çocukluk döneminde görülen yoğun öfke tepkileri, gelişimin doğal bir parçası olabilir. Çocuk istediği bir şey olmadığında, beklemek zorunda kaldığında, kendini ifade etmekte zorlandığında, yorulduğunda ya da rutinleri değiştiğinde ağlama, bağırma, kendini yere atma veya eşya fırlatma gibi davranışlar gösterebilir. Bu tepkiler tek başına bir ruh sağlığı sorununa işaret etmez.
Çocuğun yoğun öfke yaşadığı anda uzun açıklamalar yapmak, cezalandırmak ya da güç mücadelesine girmek çoğu zaman etkili olmaz. Çünkü bu anlarda çocuk, duygularının etkisi altındadır ve kendini düzenlemekte zorlanmaktadır. Öncelikle hem çocuğun hem de çevresindekilerin güvenliğini sağlamak, yetişkinin sakinliğini koruması ve çocuk sakinleştikten sonra yaşadığı duyguyu anlamlandırmasına yardımcı olmak daha işlevsel bir yaklaşımdır.
Gelişimsel açıdan önemli olan yalnızca davranışın kendisi değil, davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığını ve ne anlattığını değerlendirebilmektir. Açlık, uykusuzluk, duyusal hassasiyetler, yoğun stres, hayal kırıklığı ya da kendini sözel olarak ifade edememek öfke tepkilerini artırabilir. Bu nedenle yalnızca “Ne yaptı?” sorusuna değil, “Bu davranış bize ne anlatıyor?” sorusuna da odaklanmak önemlidir.
Çocuk büyüdükçe duygu düzenleme becerilerinin de gelişmesi beklenir. Ancak öfke tepkileri yaş ilerledikçe azalmıyor, giderek şiddetleniyor, çok sık tekrarlıyor, çocuğun kendisine ya da çevresindekilere zarar vermesine neden oluyor veya okul, aile ve sosyal yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel bir değerlendirme faydalı olacaktır.
Amaç öfkeyi tamamen ortadan kaldırmak değildir. Asıl hedef, çocuğun duygularını tanıyabilmesi, onları güvenli ve uygun yollarla ifade edebilmesi ve zamanla kendi duygu düzenleme becerilerini geliştirebilmesine destek olmaktır.
Bu makalenin DoktorTakvimi web sitesinde yayımlanması, yazarın açık izniyle yapılmaktadır. Web sitesindeki tüm içerikler, fikri ve sınai mülkiyet mevzuatı kapsamında uygun şekilde korunmaktadır.
DocPlanner Teknoloji A.Ş. web sitesi tıbbi tavsiye sunmaz. Bu sayfanın içeriği, metinler, grafikler, görseller ve diğer materyaller de dahil olmak üzere, yalnızca bilgilendirme amacıyla oluşturulmuştur ve tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini almak amacı taşımaz. Herhangi bir sağlık sorununuzla ilgili şüpheniz varsa, bir uzmana danışınız.